Böyledir akşamları İstanbul’un Bir efkâr basar içini çoğu zaman Çaresizliğin, yalnızlığın aklına gelir Hatıralar kayar gider avuçlarından İçinde mevsimler değişir, aynalar kırılır Uzaklarda bir çocuk ağlar durmadan Evler, apartmanlar üstüne yıkılır Nereye baksan o eski deniz, o köhne liman Ansızın…devamıBöyledir akşamları İstanbul’un
Bir efkâr basar içini çoğu zaman
Çaresizliğin, yalnızlığın aklına gelir
Hatıralar kayar gider avuçlarından
İçinde mevsimler değişir, aynalar kırılır
Uzaklarda bir çocuk ağlar durmadan
Evler, apartmanlar üstüne yıkılır
Nereye baksan o eski deniz, o köhne liman
Ansızın bir vapur düdüğü yırtar geceyi
Başını alıp gidesin gelir uzaklara
Düşündüğün bir anda öyle sessizce ölmeyi
Çekilir sesler, değişir manzara
Kapandı sanırken o eski yara
Bir sızı başlar içinde, en derinden
Bir bulut gelir, çöker üstüne kapkara
İki damla yaş süzülür kirpiklerinden
Bir meyhane köşesinde ararsın teselliyi
Saatler geçip gider, kadehler boşalır
Düşersin yollara canından bezmiş
Başında bir ağrı, içinde kahır
Şekiller bozulur, renkler kararır
Solar ümitlerin, batan günle birlikte
Böyledir akşamları İstanbul’un
Eriyip gidersin o koyu mavilikte
Ümit Yaşar Oğuzcan
Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin. Bahçesine dek gelen alevleri Şehrayin sanan aptalın Canı cehenneme,camlarında Parçalanmış cesetler uçarken Bir iğdiş incelikle…devamıCanı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.
Bahçesine dek gelen alevleri
Şehrayin sanan aptalın
Canı cehenneme,camlarında
Parçalanmış cesetler uçarken
Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın.
Mutfakla yatak odası arasında
Çarşılarla gövdesi bencillik hırsı
Yılgınlıkla yenilgisi arasında
Dünyayı tüketenin canı cehenneme.
Orda dağlar bir mezarlık
Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm
Orda evler oda oda kanarken
Burda yeşerenin canı cehenneme.
Ey bir halkın gözyaşıyla ruhunu yıkayan kin
Ey zulümle yükselen başarı
Ölü sayısına endeksli maaş;
Uzun masallar ardında mağrur
Boynunda ölüm çanıyla oturan güç
Senin de senin de canın cehenneme
Ey sultan hamit tuğralı korucu alayları
Kardeşi kardeşe kırdıran siyaset. . .
Bir gün elbet bir gün elbet
Örter üstünü bu ağır yanlışın
Sevgiyle, yalnızca sevgiyle işlenen
Bir dal incelik,bir simli gülüş
Bir kardeş mavi.
Merhaba..Klasik hapishane filmi gibi görünebilir ama öyle değil. .Gardiyan olarak girdiğiniz bir hapishanede mahkum olursaniz başınıza ne gibi şeyler gelir onları izleyeceksiniz.Hareketli bir film hiç sıkılmayacaksiniz benden söylemesi :)