Bu gönderiye nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Normalde özet temalı kısa bir şey veya kafamda oluşan bir soruyu yazarak başlarım gönderilerime ama bu filme o muameleyi yapamıyorum, kafam karışık. İnsan ilişkileri hayatımın her döneminde peşimi bırakmayan büyük bir sorundur benim için. Bazı…devamıBu gönderiye nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Normalde özet temalı kısa bir şey veya kafamda oluşan bir soruyu yazarak başlarım gönderilerime ama bu filme o muameleyi yapamıyorum, kafam karışık.
İnsan ilişkileri hayatımın her döneminde peşimi bırakmayan büyük bir sorundur benim için. Bazı insanları severim ama çok katlanamam, bazı insanları tanımadığım için severim çünkü tanısam katlanamam, bazı insanları çok severim ve onlara katlanırım ama her zaman belirli dönemlerde içime kapanma ihtiyacı duyarım. Sevgi benim için o kişiye katlanma düzeyimi tolere eden şeydir ve bu yüzden asla kendimi bir birlikteliğin içinde göremem.
Herhangi bir insan ilişkisinin al-vere indirgenmesi çok acımasızca ve bu kuralın en sert uygulandığı yer evlilik. Film bir evliliği (bu kelimeyi çok kullanacağım) didik didik ediyor. O, bu veya şu haklı diyemeden filmin sonuna geliyorsunuz. Bir aileyi anne, baba ve çocuk gözüyle gözlemliyor ve her birinin duygularını en içten hissediyorsunuz. Kullanılan müzikler, oyuncular, kamera açıları hepsi tam olarak olması gerektiği gibiydi. Bir evliliğin bitişinin o kadar da dramatik bir şekilde ekrana yansıtılmamış olması, aksine sıradan bir şeymiş gibi işlenmesine bayıldım. Oyuncuların, karakterlerin, olayların sıradanlığına ve bunun naif bir biçimde işlenmesine rağmen filmin rahatsız edici olmasını çok sevdim.
Filmde de gördüğümüz gibi evlilik için sevgi yeterli değil çünkü evlenince yalnızlığının bile paylaşılabilir bir şey olduğunu görüyorsun. Aileler, gelir, hobi, bir dönemden sonra zeka seviyeleriniz bile paylaşılabilir olup çıkıyor, iki insan olarak tek olmaya karar veriyorsunuz. Oğlum bu korkunç bir şey.
Ama bir yandan da senin eksiklerini tamamlayan, sana ait hissettiren, evin diyebileceğin, her şeyi konuşacak kadar samimi olduğun birine de sahip oluyorsun. Bence bu da korkunç.
Nedenini öğrenmek isteyenler, bundan sonrası spoiler.
Beni en etkilen sahne Charlie'nin, Nicole ile ayrıldıktan sonra şarkı söylediği sahneydi. Orada hayatta kalma hissini Nicole ile bir tutuyordu, yaşıyor gibi hissetmek için birine ihtiyaç duyuşunu iliklerime kadar hissettim ve bence bu iyi bir his değil.
İlgimi çeken diğer bir sahne ise Nicole'un, Charlie ile ilişkileri için kullandığı "benim yaşamım onun yaşamını besliyordu," ifadesi. Bu iki kısım bile bir evliliğin temelini o kadar net yansıtıyor ki seyirciye, izleyin demem için gerisini anlatmama gerek bile yok.
Açıkçası bilmiyorum ya, hoştu, rahatsız ediciydi ve netti. Belirli sahnelere çok takılı kaldığım için filmin geri kalanını görmemiş gibi hissediyorum, kuvvetle muhtemel ileride tekrar izleyeceğim.