Bu filmi izledikten ve bu kadar hypelanmasını gördükten sonra sadece tek bir şey düşündüm, cidden ilişkilere muhtaç ve kendi bakış açısını bu kadar manipüle etmiş insanlar bu kadar fazla mı? Cevabım evet, BU KADAR fazla. Bu filmi izleyip de seven,…devamıBu filmi izledikten ve bu kadar hypelanmasını gördükten sonra sadece tek bir şey düşündüm, cidden ilişkilere muhtaç ve kendi bakış açısını bu kadar manipüle etmiş insanlar bu kadar fazla mı? Cevabım evet, BU KADAR fazla. Bu filmi izleyip de seven, bunu romantik gören herkesin acilen psikolog randevusu alması lazım.
İlk film nispeten keyifli, gençliğin ve yeniliğin heyecanını çok güzel bir şekilde ekrana yansıtmış, bunu sinematografiyle desteklemiş bıcır bıcır bir filmdi, izlersiniz keyif alır ve kapatırsınız.
Lakin bu film aldatmanın romantizeleştirilmesi, cinsiyetçiliğin meşrulaştırılması, geleneksel ilişki dinamiklerinin "modern" adıyla sunulmasından başka bir şey değil.
Celine; ilk filmde gösterildiği bağımsız kadın kişiliğinden çok uzakta, kendisine verilecek herhangi bir ilgi için yanıp tutuşan, çok fena manipülatif, kendisine zerre saygısı olmayan, basit bir kadından fazlası değil. Kendisine biraz bile saygısı olan biri evli bir adamla konuşmaz iletişime geçmez, velev ki geçti o adamın kendisine "EŞİMLE AYNI YATAKTAYKEN, rüyalarıma giriyordun. Sen hamile bir şekilde yanımda yatmıştın sana dokunmama izin vermiyordun ama ben sana gene de dokundum, tenin yumuşacıktı.." diyerekten ıslak rüyasını anlatmasına izin vermez. Celine izin vermeyi bırakın bunları ağzının suyu akarken dinledi?? Siz iyi misiniz bir insan bunu nasıl romantize eder aklım almıyor.
Jesse'ye gelirsek onun için amcı demek dışında ne diyebilirim ki, çok stereotipik bir erkek modeli, anlattıkları, konuştukları, bakışları o kadar am diye bağırıyordu ki cidden delirdim. Kafayı yedim. Özellikle Celine ne zaman bir şey anlatsa kendisinin sanki karşısında camekana kendini sürte sürte soyunan bir eskort varmış gibi bakması var ya.. biri bana böyle baksa tecavüze uğramış gibi hissederdim, ki filmi izlerken hissettim de. O kadar rahatsız ediciydi ki her şeyiyle, sinirden hala elim titriyor.
Gel gelelim sevgilisi uzakta olan Celine ile evli ve çocuklu Jesse'in aralarındaki kimyaya. Jesse, Celine'i konuşan bir am dışında bir şey olarak gördüyse ben de şerefsizim. Birbirlerini o kadar dinlemiyorlardı ki, konuşmaları o kadar anlamsızdı ki anlatamam. Önce Celine'in sanki Jesse'i asla umursamıyormuş gibi davranıp tam uzaklaşmak üzereyken sözde sinir kriziyle ona kendini pazarlaması, ardından adamın sırasının gelmesi ve mutsuz evlilik az seks tiratları... İnanılmaz bir kimya, harika bir obsesyon.
Aşk buysa size kalsın arkadaşlar.