⋆⭒˚.⋆✧₊⁺🕯⋆.˚୨ৎ.𖥔 ݁ ˖ִ ◇ 🎼Ay, Triste Que Vengo - Juan Del Encina ° Ben öldükten sonraki gün dünya.. "Ben öldükten ve bedenim çürüyen bir ceset olduktan sonra, Aynı şekilde devam edecek ağaç, deniz ve gökyüzü, Ve dansları sürecek, tıpkı bugünkü…devamı⋆⭒˚.⋆✧₊⁺🕯⋆.˚୨ৎ.𖥔 ݁ ˖ִ
◇ 🎼Ay, Triste Que Vengo - Juan Del Encina
° Ben öldükten sonraki gün dünya..
"Ben öldükten ve bedenim çürüyen bir ceset olduktan sonra,
Aynı şekilde devam edecek ağaç, deniz ve gökyüzü,
Ve dansları sürecek, tıpkı bugünkü gibi,
Kış, yaz, bahar ve güz kapılarımda.
Nisanda başkaları gezecek meyve bahçesinde.
Benim pek çok kez gezindiğim o yerde,
Okyanusların üzerinde uzun gün batımları olacak,
Ve başkaları sevecek benim taptığım şeyleri.
Aynı ışık olacak, aynı jestler,
Yatağımın başucunda aynı bahçe olacak.
Ve ormanın aynı altın saçları,
Sanki ben çoktan ölmemişim gibi."
O gün ben öleceğim ve başkaları yaşayacak bu dünyayı. Benim sevdiğim bensiz kalacak, çiçekler huzurla solacak. Benim sustuğum yerde kuşlar konuşmaya devam edecek. Ve akşam olduğunda, kimsenin bilmediği bir saatte, rüzgâr bir perdeyi hafifçe kıpırdatacak. Dünya yoluna devam edecek. Ben ise yalnızca, bir zamanlar burada yaşamış olmanın ince ve görünmez izi olarak kalacağım geride.
Ben öldükten sonraki gün dünya, eksilmeyecek benden.
﹏𓊝﹏𓂁﹏⊹ ࣪ ˖𓆝𓆟༝˚。⋆𓆉︎⋆。˚༝𓆞𓆝˖°𓇼 ° Dostoyevski'nin dediği gibi: " Hayattaki en zor şey yaşamak ve yalan söylemektir." ° ..neden söylendiklerinden bağımsız olarak olarak yalanlar çoğunlukla beraberinde pişmanlık getirir. ° ..en iyisi olmak için en iyilerle temas halinde olmalısınız. ° ..bir kaybın…devamı﹏𓊝﹏𓂁﹏⊹ ࣪ ˖𓆝𓆟༝˚。⋆𓆉︎⋆。˚༝𓆞𓆝˖°𓇼
° Dostoyevski'nin dediği gibi: " Hayattaki en zor şey yaşamak ve yalan söylemektir."
° ..neden söylendiklerinden bağımsız olarak olarak yalanlar çoğunlukla beraberinde pişmanlık getirir.
° ..en iyisi olmak için en iyilerle temas halinde olmalısınız.
° ..bir kaybın ağırlığı insanların üzerine ansızın çökerdi.
° ..bahar, kışın içinde gizlidir.
ཧོ Uzak nedir? Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için gidecek yer ne kadar uzak olabilir? ཧོ Dilce susup bedence konuşulan bir çağda biliyorum kolay anlaşılmayacak. ཧོ İnsanlar; Hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır. ཧོ gözlerim nemli değil gözlerim namlu. ཧོ…devamıཧོ
Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
ཧོ
Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak.
ཧོ
İnsanlar;
Hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır.
ཧོ
gözlerim nemli değil
gözlerim namlu.
ཧོ
Beynimde hep manalı bir uçurum.
ཧོ
Yürürüm çünkü ölümdür yürünülmeyen
yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri.
ཧོ
Şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
Kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin.
Şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
Pahalı zevklerin insanı, ucuz cesaretlerin.
ཧོ
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan.
ཧོ
“Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun.”
ཧོ
Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
| İsmet ÖZEL ' Erbain
alıntılar; "Araziyi gizlice satın al, evini gizlice inşa et; Sonra büyük bir ev partisi düzenle. Gizlice flört et, özelde evlenme teklifi et ve düğünü kalabalıkların önünde yap. Düşmanların sadece yaşadığın gerçeği görsün; vizyonunu asla. Satrançta konuşmazsın, hamle yaparsın. Satrançta oynarken…devamıalıntılar;
"Araziyi gizlice satın al,
evini gizlice inşa et;
Sonra büyük bir ev partisi düzenle.
Gizlice flört et,
özelde evlenme teklifi et ve
düğünü kalabalıkların önünde yap.
Düşmanların sadece yaşadığın gerçeği görsün;
vizyonunu asla.
Satrançta konuşmazsın,
hamle yaparsın.
Satrançta oynarken konuştuğun tek an,
'şah mat' dediğin andır.
Hayat satranç gibidir.
Niyetlerini duyurma.
Sessizce harekete geç.
Başarmaya devam et.
Başarıların, senin şah matındır."
🏹
alıntılar; "Bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak büklümlerinin içten ve dışardan sarmaladığı günlerde bir zamandı heves ettim gölgemi enginde yatan o berrak sayfada gezindirsem diye ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende. Vakti vardıysa…devamıalıntılar;
"Bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
Vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.
Hata yapmak
fırsatını Ademe veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
Çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.
Gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
Yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.
Gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.
Oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
Bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.
Bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?"
I İsmet Özel ' Münacaat
alıntılar; "Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl…devamıalıntılar;
"Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum
Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse
Bil ki seni seviyorum."
| Ümit Yaşar Oğuzcan ° Bir Gün
alıntılar; ○ Portia ' Venedik Taciri "Merhamet zorla olmaz; Gökten süzülen yağmur gibidir. İki yönden kutsaldır: Hem vereni kutsal kılar, hem alanı. En yüce kişilerde en güçlüdür; Tahtında oturan hükümdara Tacından daha çok yaraşır. Hükümdarın asası, dünyasal gücü gösterir; Hayranlık…devamıalıntılar;
○ Portia ' Venedik Taciri
"Merhamet zorla olmaz;
Gökten süzülen yağmur gibidir.
İki yönden kutsaldır:
Hem vereni kutsal kılar, hem alanı.
En yüce kişilerde en güçlüdür;
Tahtında oturan hükümdara
Tacından daha çok yaraşır.
Hükümdarın asası, dünyasal gücü gösterir;
Hayranlık uyandıran yüce bir mevkiin;
Kralların korkutucu, ürkütücü özellikleri onda yatar.
Oysa merhametin yeri bütün bunların ötesindedir;
Kralların yüreğinde taht kurmuştur o;
Yüce Tanrı'nın bir özelliğidir.
Dünyasal gücün Tanrısal güce en yakın hali,
Adaletle merhametin uzlaşmasıyla çıkar.."
alıntılar; ○ Korkuyorum " Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.. Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.. Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun.. İşte,bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun.." ○ Sone 66 " Vazgeçtim bu dünyadan tek…devamıalıntılar;
○ Korkuyorum
" Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun..
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun..
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun..
İşte,bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun.."
○ Sone 66
" Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama."
○ Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
" Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar."
○ Sone 64
" Gördüm anıtlarını nice görkemli çağın
Zamanın zalim eli. yıkıp etmiş yerle bir,
Başları göğe değen kuleler darmadağın
Ve sonsuz tunç ölümün gazabına köledir;
Gördüm obur okyanus yenilgiye uğratmış
Keyfince hüküm süren heybetli kıyıları
Ye sert toprak kendine koca ummanı katmış,
Zarar kârı arttırmış, kâr büyütmüş zararı;
Gördüm her şey bozulur, sonsuz sürüp gidemez,
En sağlam devlet bile günün birinde çürür,
Yıkımlar düşündürdü beni ister istemez:
Ergeç sevgilimi de Zaman alıp götürür.
Bana ölüm gibidir yitmesinden korkarak
Hiçbir şey yapamayıp varlığına ağlamak."
° William Shakespeare