Güzeldi, ne kadar iyi bir yapım olduğuna, oyunculuklara değinmeyeceğim. Sadece bu konuda çoğunluk ile hemfikirim ve müthiş bir yapıt olduğunu düşünüyorum. Ancak sinemadan çıkınca günlerce etkisinde kalmak, mutlu girip bitik bir halde çıkmak... Bunlar bana abartılı geldi. En azından dram…devamıGüzeldi, ne kadar iyi bir yapım olduğuna, oyunculuklara değinmeyeceğim. Sadece bu konuda çoğunluk ile hemfikirim ve müthiş bir yapıt olduğunu düşünüyorum.
Ancak sinemadan çıkınca günlerce etkisinde kalmak, mutlu girip bitik bir halde çıkmak... Bunlar bana abartılı geldi. En azından dram yapıtlarından çokça etkilenen ve Max Richter'in eşsiz müziğinin kullandığı en gereksiz şeyden bile etkilenen biri olarak ben sadece abartılan beklentiyi almadım diyebilirim.
Geceyi iple çekiyorum, güneş hiç doğmasın istiyorum. Bırak güneşin doğuşunu, gecenin yarısını geçmek bile yetiyor beni mutsuz etmeye. Kendime ait bir yer, bir vakit arıyorum ama kaçtığım her köşede kalıcı olmadığım gerçeği ile tekrar ve tekrar yüzleşiyorum. Zaten zayıf olan…devamıGeceyi iple çekiyorum, güneş hiç doğmasın istiyorum. Bırak güneşin doğuşunu, gecenin yarısını geçmek bile yetiyor beni mutsuz etmeye. Kendime ait bir yer, bir vakit arıyorum ama kaçtığım her köşede kalıcı olmadığım gerçeği ile tekrar ve tekrar yüzleşiyorum.
Zaten zayıf olan insan etkileşimimi iyice azalttım ve bazen kendime bile zor itiraf ettiğim ama hep istediğim kimsesiz olmaz arzusunu içimde hep taşıyorum.
Kimsesiz olmak, kimsenin hayatının bir parçası olmamak... Belki gerçekten o vakit kendim için bir yol çizebilirdim. Başkalarının hayatında anlam ifade ettikçe onlar için yaşıyor gibi hissediyorum. Veya kendimi kandırıyorum. Her şeyi bambaşka noktalara getirebilecek olanaklara sahibim. Ama ya içimdeki ben, ben değil ya da ta kendisi.
Ve uzun zamandır çığlıklar biriktiriyorum içimde. Kimsesiz, uçsuz bucaksız bir yerde ses tellerim yırtılana kadar bağırmak istiyorum...
İçimi dökmek istiyorum. Bu aralar çok doluyum. Kime içimi döksem ya takmıyor ya da kendi dertlerini anlatmaya başlıyor. Her şey o kadar kötü ki zorunlu işlerim olmasa aylarca odama kapanıp çıkmamak isterdim. Bunca yoğunluğuma rağmen haftasonu il dışından arkadaşlar gelecek.…devamıİçimi dökmek istiyorum. Bu aralar çok doluyum. Kime içimi döksem ya takmıyor ya da kendi dertlerini anlatmaya başlıyor. Her şey o kadar kötü ki zorunlu işlerim olmasa aylarca odama kapanıp çıkmamak isterdim. Bunca yoğunluğuma rağmen haftasonu il dışından arkadaşlar gelecek. İstemiyorum, odamda uzanmak istiyorum. Misafir istemiyorum, halim yokken eğlence ortamlarına gezilere sürüklenmek istemiyorum. Hiçbir şey yetmiyormuş gibi proje sunumumun ve ödevlerimin olduğu bu haftada bilgisayarım bozuldu, tamire götürürken ev anahtarını çantada unutmuşum. Ev arkadaşım geç geliyor diye dışarda kaldım. Ona erken dön demeye çekiniyorum, nedense yük gibi hissettiriyor. Dışarısı soğuk diye kafeye geldim. Yarım saattir oturuyorum ve garson hala beni farkedip ne içersin diye sormadı. Bende çekiniyorum çağırmaya, başımı kaldırmak istemiyorum telefondan. Ve şarjım 23, o da bitiyor hiçbir şey yetmezmiş gibi. Keşke tüm tanıdıklarımın hafızasından silinip yok olsaydım. Artık hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Kaç sene geçti bilmiyorum; ne bir çiçek kokladım, ne kuş cıvıltısı duydum, ne de başımı kaldırıp göğe baktım. Yaşlandım mı, yoksa başka bir şey mi oldu bana? Cenneti düşlüyoruz, ama cennetle cehennemin iç içe geçtiği bu fani dünyada neden hep…devamıKaç sene geçti bilmiyorum;
ne bir çiçek kokladım,
ne kuş cıvıltısı duydum,
ne de başımı kaldırıp göğe baktım.
Yaşlandım mı, yoksa başka bir şey mi oldu bana?
Cenneti düşlüyoruz,
ama cennetle cehennemin iç içe geçtiği bu fani dünyada
neden hep cehennemi seçiyoruz?
Sonsuzlukta bir hiç olan zaman,
bizim için her şey iken
neden rutinlerin daracık duvarları arasında boğuluyoruz?
Her şey olağanüstü aslında…
ama artık bir o kadar da sıradan.
Rafta, daha doğrusu böylesine sakin ve huzur dolu olması gereken masum bir uygulamada birkaç başı bozuk insanın bu kadar tatsızlık çıkarmayı becermesi sosyoloji veya psikoloji alanında tez yazmak isteyen kişiler için uygun bir araştırma ortamı olabilir. Bir psikolog değilim ama…devamıRafta, daha doğrusu böylesine sakin ve huzur dolu olması gereken masum bir uygulamada birkaç başı bozuk insanın bu kadar tatsızlık çıkarmayı becermesi sosyoloji veya psikoloji alanında tez yazmak isteyen kişiler için uygun bir araştırma ortamı olabilir.
Bir psikolog değilim ama sosyal ortamlarda tanıdığım onca insandan sonra bazı şeyleri fark ediyorum bende. Burda huzursuzluk çıkaran kullanıcıların problemli hayatları, eksik bir yanları veya hayata dair bir öfkeleri var. "Ben kötü bir hayat yaşarken kimse mutlu olmamalı" düşüncesi içerisindeler. İpin ucunu eline alıp hayatlarına yön vermek yerine herkesi içinde bulundukları karanlığa çekme düşüncesi daha ağır basıyor, belki daha kolay geliyor.
Yalnız geçen günlerimde izlediğim suç belgesellerinden çıkarmıştım bu düşünceyi aslında. Her türlü sosyal statüden veya kafa yapısından insanların işlediği suçların belgesellerini izlerken farkettim bunu. Hepsi yaşadığı kötülükleri başkasına tattırma arzusunu barındırıyordu içinde.
Bende kendi çapımda zorlu bir hayat yaşadım. Herkesin gördüğü türden standart zorluklardı belki ama mesele sizi nasıl etkilediğidir. Ve ben hayatımda kötü olarak tanımladığım her türlü olayı beni daha da tecrübeli ve dayanıklı bir insan haline getirecek bir fırsat bildim. Ne yaşadığınızı, başınıza ne geleceğini her zaman kontrol edemezsiniz ama etkilerini kontrol edebilirsiniz.
Kimin oynadığı pek önemli değil çünkü bu hiçbir zaman kalitesiz yapımları kurtarmıyor. Aksine kaliteli yapımlar oyuncuları parlatıyor. Sinemada izleme fırsatı edindim ve başladım izlemeye. Aksiyonun bolca olmasının gerektiği bir filmde çok az aksiyon ve oyuncuların her daim şansının yaver gittiği…devamıKimin oynadığı pek önemli değil çünkü bu hiçbir zaman kalitesiz yapımları kurtarmıyor. Aksine kaliteli yapımlar oyuncuları parlatıyor.
Sinemada izleme fırsatı edindim ve başladım izlemeye. Aksiyonun bolca olmasının gerektiği bir filmde çok az aksiyon ve oyuncuların her daim şansının yaver gittiği çokça "mucize" üst üste gelerek film bitti. Yani bazen gerçekten aklım almıyor, film konusunda olup olabilecek en üst düzey konumdasınız hiç mi biriniz çıkıp ne yapıyoruz ulan! diye sormadı. Scarlett bari sen kabul etmeseydin rolü. Milyonlarca dolar para dönüyor sektörde. Hadi para sebepli yapıyorsanız o bir bahane değil çünkü bu konuda kaliteli bir yapım 3 4 tane çöpten daha kârlı bir iş. Bence yapmak için yapıyorsunuz başka açıklaması yok.
Hayatta her zaman, değer verdiğiniz ve sizin için çok şey ifade eden insanların gözünde aslında herkesten farksız olduğunuz gerçeğiyle tekrar ve tekrar yüzleşeceksiniz... Remi bunu kaldıramayacak kadar hassas veya toydu belki. Ama onca olgunluğuma rağmen -ki bu olgunluk sadece zihin…devamıHayatta her zaman, değer verdiğiniz ve sizin için çok şey ifade eden insanların gözünde aslında herkesten farksız olduğunuz gerçeğiyle tekrar ve tekrar yüzleşeceksiniz...
Remi bunu kaldıramayacak kadar hassas veya toydu belki. Ama onca olgunluğuma rağmen -ki bu olgunluk sadece zihin olarak- günün her anında Remi'de buluyorum kendimi. O yüzden sana bir şey diyemiyorum, neden yaptın? diye soramıyorum. Ve Léo'yu da anlıyorum.
Ama gelin görün ki artık insanları anlamak istemiyorum. Hayatına cesurca yön veren, kendi mantık potasından süzmediği dogmalara anlamsızca itaat etmeyen insanlara şahit olmak istiyorum.