Kendimden nefret ediyorum. Eskiden çok daha duyarlı bir insandım ama zamanla o kadar çok alıştım ki bu dünyanın acımasızlığına, hiçbir şey beni, üzerine düşünmeye yeltenecek kadar şaşırtmıyor. Ama yanmış bedenleri ve kopmuş kafalarıyla o masum bebekler... Ve bundan bile aşırı…devamıKendimden nefret ediyorum. Eskiden çok daha duyarlı bir insandım ama zamanla o kadar çok alıştım ki bu dünyanın acımasızlığına, hiçbir şey beni, üzerine düşünmeye yeltenecek kadar şaşırtmıyor. Ama yanmış bedenleri ve kopmuş kafalarıyla o masum bebekler... Ve bundan bile aşırı etkilenmedim çünkü o kadar alıştım ki... O haberi gördüğümde ne bileyim 1 hafta kendime gelememem gerekiyordu, içtiğim sudan aldığım nefesten bile utanmam gerekiyordu... Ama hayır! hiçbir şey olmuyormuş gibi yaşamaya devam ediyorum. İşte bu yüzden nefret ediyorum kendimden, onu bile tam olarak beceremiyorum gerçi ama...
Spoiler içeriyor
"Başkası sayesinde yaşamak çok zor, onlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ölen kişinin onuruna yaşama sımsıkı tutunmak çok bencilce. İstesen de ölemezsin, yaşayacak cesaretin olmasa da ölemezsin." Seviyorum ya Kore yapımlarını, klişe yapımları bile izlettiriyor kendini, çok sıcak bir kültürleri…devamı"Başkası sayesinde yaşamak çok zor, onlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ölen kişinin onuruna yaşama sımsıkı tutunmak çok bencilce. İstesen de ölemezsin, yaşayacak cesaretin olmasa da ölemezsin."
Seviyorum ya Kore yapımlarını, klişe yapımları bile izlettiriyor kendini, çok sıcak bir kültürleri var. Japonya hariç Uzakdoğu ülkeleri bana çok sıcakkanlı geliyor aslında.
Aşırı haz aldım izlerken, karakterleri çok sevdim. Makyaj ekibi baya iyi iş çıkarmış, CGI keza çok iyi, patlama sahnelerinde dandik bir şey olur diye bekliyordum ama çok güzeldi. Oyunculukları da gerçekten çok güzeldi, tek bir zombi bile sırıtmıyor gözünüzde yani gerçekten zombinin hasını yapmış adamlar, helal olsun. Ama eleştirilecek noktalarda var tabi kısaca değinecek olursak, senaryo tekrara düşüyor. Ölümsüz eleman sürekli aynı tarzda sorun çıkarıyor ve hadi aşağı attınız, biliyorsunuz ki düşmek vesaire almıyor canını herifin koparın kafasını gitsin. Onun dışında bağışıklığı olan kızı neden kullanmadınız abi, zombiler zaten onu takmıyor enfekte olmuş. O gürültü çıkararak dikkat dağıtabilirdi. Patlama sahnesinde dağdaki gençlerin altındaki toprak havaya uçtu ama diğer bölüme geçince hepsi sağ salimdi, toz bile yoktu üzerlerinde. Dizide boş yere kendini feda edenler vardı, babası o kadar yol geliyor kızı için ve saçma sapan bir yerde kendini feda ediyor. Ya aç kapıyı geç diğer tarafa bağla orda kemerinle kapıyı, ne diye böyle bir şey yaparsın, hem kızına travma yarattın gereksiz yere... Diğer nokta ise abicim spor salonundaki sahnede kafayı yedim, çocuk topları tutunca ben dedim ki aha akıllı adam, top fırlatıp dikkat dağıtırlar... Ama gel gör ki arabaları bağlayıp çember yaptılar... Allah akıl fikir versin abicim yani yapılır mı böyle bir saçmalık ya sabır. Neyse, mantık hatalarını ve senaryonun sürekli tekrara düşmesi bile olumlu görüşümü etkilemedi çünkü baya keyif aldım. Amerikan sinemasına rakip olacak pek ülke yoktu birkaç yıl öncesine kadar ama şimdi güzel alternatifler var. Neyse çok uzattım. Velhasıl kelam 2. sezonu heyecan içinde bekliyorum.
Açlık oyunları güzel bir seri ve onlarca film yapılacak malzemesi var. Jennifer Lawrence o kadar yakıştı ki bu seriye başkasını görünce önyargılı oluyor insan. İlk yarım saatini izledim sadece ama oyuncu değişikliğinden çok göze farklı şeyler batıyor. Adeta Disneyin 10…devamıAçlık oyunları güzel bir seri ve onlarca film yapılacak malzemesi var. Jennifer Lawrence o kadar yakıştı ki bu seriye başkasını görünce önyargılı oluyor insan. İlk yarım saatini izledim sadece ama oyuncu değişikliğinden çok göze farklı şeyler batıyor. Adeta Disneyin 10 yaşındaki çocuklar için hazırladığı filmler gibi olmuş. Görkemli, havalı bir şey göremiyorum. Keşke orda olsaydım dedirtecek şekilde içine çekmiyor. Tabi sadece yarım saat izledim, bitince güncellerim ama değişiklik olacağını sanmıyorum. Vakit geçirmek için açıp elimde telefonla uğraşa uğraşa bitiririm büyük ihtimalle...
Fragmanı gördüğüm andan beri sabırsızlıkla beklediğim bir yapımdı. Ama ne kadar beklesem de vizyona girdikten uzun bir müddet sonra izliyorum çoğu yapımı. Konusu çok güzel, yazarın zekasına hayran kaldım. Daha doğrusu hayal gücüne. Çin zaten büyük hayranlık duyduğum medeniyetlerden. Çin…devamıFragmanı gördüğüm andan beri sabırsızlıkla beklediğim bir yapımdı. Ama ne kadar beklesem de vizyona girdikten uzun bir müddet sonra izliyorum çoğu yapımı.
Konusu çok güzel, yazarın zekasına hayran kaldım. Daha doğrusu hayal gücüne. Çin zaten büyük hayranlık duyduğum medeniyetlerden. Çin edebiyatından daha fazla eser tanımak isterim. Ve kitap okumada pek iyi olmayan biri olarak büyük merak içinde olmama rağmen "Üç Cisim Problemi" üçlemesini okuyamadım. Haliyle diziyi bekledim baya.
Ve diziye gelecek olursak şahsen GoT yapımcıları gene aynı şeyi yaptı diyebilirim:) ilk 4 bölümde seyir zevki, merak, heyecan ve gizem vardı ancak son 4 bölüm zaman kaybı sayılırdı. İşleyişi çok zayıf kalmış, oyunculuk bir türlü geçmedi bana. Olağanüstü şeyler oluyor ama kimse büyük bir şaşkınlık yaşamıyor. Kolu kesilmiş Kızıl Ordu üyesi neler çektiğini anlatıyor, kamplarda çalışıyor vesaire ama kızın dişleri inci gibi tertemiz, öyle bir ortamda bu hijyeni nasıl sağlayabilirsin ki? Hiç mi dikkat edilmedi? Ciddiyet yok. Dünyayı tehdit eden korkunç bir teknolojiye sahip düşman var ama küresel bir mücadele yok. Sorunlar hızla atlatılıyor, oturup neler yapabiliriz gibi çetrefilli bir süreç yok. Bilemiyorum beklentimin çok altında kaldı ama genede ilerideki sezonlar için heyecanla bekliyorum ve umarım daha iyi ilerler. Çünkü bu sezon olmadı.
- Artık uyanmak istiyorum. - Usta Zhuang'ın paradoksunu duymuş muydun? ''Rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm. Artık uyandım ve rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım, yoksa rüyasında insan olduğunu gören bir kelebek miyim, bilmiyorum.'' Sen hangisisin insan mı, kelebek mi?…devamı- Artık uyanmak istiyorum.
- Usta Zhuang'ın paradoksunu duymuş muydun? ''Rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm. Artık uyandım ve rüyasında kelebek olduğunu gören bir insan mıyım, yoksa rüyasında insan olduğunu gören bir kelebek miyim, bilmiyorum.'' Sen hangisisin insan mı, kelebek mi?
-Belki de her ikisi.
Dark, S:1, E:8
Birbaşıma kulübümdeyim, uzağım insanlardan veya insan olarak tanıtılanlardan. Dışarda lapa lapa kar, şöminemde harıl harıl bir ateş, bir elimde romanım, bir elimde kahvem ve kedim mırlıyor dizimin üzerinde. Korkuyorum ki bir daha bu an gelmeyecek, zaman alıp götürecek her şeyi…devamıBirbaşıma kulübümdeyim, uzağım insanlardan veya insan olarak tanıtılanlardan. Dışarda lapa lapa kar, şöminemde harıl harıl bir ateş, bir elimde romanım, bir elimde kahvem ve kedim mırlıyor dizimin üzerinde.
Korkuyorum ki bir daha bu an gelmeyecek, zaman alıp götürecek her şeyi benden, biliyorum ki, dünyaları versem bugünü satın alamam. O halde dilerim ki ölüm uykusuna yatarım, bu andan bir saniye ötesini görmem. Sana bakmaya yüzüm dahi yok ama ey Xûda, tek dileğim budur senden!
Karşıdan bir adam geliyor. Ben yabancı, o yabancı. Ben ondan korkuyorum, belki o da benden. Göğüsmü kabartıp dik mi dursam? Belki daha çok korkar benden. Ahh ne kadarda aptalım, karşımdaki değil bir beden, o benim ben! Nasıl da tanıyamamışım kendimi.…devamıKarşıdan bir adam geliyor. Ben yabancı, o yabancı. Ben ondan korkuyorum, belki o da benden. Göğüsmü kabartıp dik mi dursam? Belki daha çok korkar benden.
Ahh ne kadarda aptalım, karşımdaki değil bir beden, o benim ben! Nasıl da tanıyamamışım kendimi. İnsan dediğin korkar itten, köpekten. Bense kendimden, sadece kendimden...