"Erkekler var ki olmasalar iyi olmazdı, fakat kadınlar da vardır ki o olmasalar hiçbir şey olmazdı." - Eylül/ Mehmet Rauf Sevme Sanatı kitabı ile birlikte okuduğum Eylül, beni bu hafta içini çekiyor. 2 kitabı da bu hafta bitirmek hedefim. 🫠
Benim başıma yine saçma sapan şeyler geldi, sanırım salgın olduğu için bi minik hastalandım, akşam acildeydim sonra da asla hasta değilim şimdi sabahladığım için şu an yorgunluktan ölüyorum. Fakat bugün bu kız YOLA ÇIKIYOR... Sonunda safe placeime gideceğim için iyi…devamıBenim başıma yine saçma sapan şeyler geldi, sanırım salgın olduğu için bi minik hastalandım, akşam acildeydim sonra da asla hasta değilim şimdi sabahladığım için şu an yorgunluktan ölüyorum. Fakat bugün bu kız YOLA ÇIKIYOR...
Sonunda safe placeime gideceğim için iyi hissediyorum ama Afyon'da bırakıp gitmek istemeyeceğim insanlar var 🥹
2 ay sonra görüşürüz canım (!) yurdum...
Son 2 gecedir uyuyamıyorum. Travmam tetiklendi sanırım ve cidden aşırı uykum olmasına rağmen uykuya dalmaya korkuyorum. Garip bı haldeyim, ama çok yorgunum...
Ah bu bendeki izlediğim/okuduğum şeyleri yarım bırakamama duygusu... Şu an yarım bıraktığım Türk dizisini bitirmek için başladım. Bitsin yorumunu gireceğim. Siz neler yapıyorsunuz, nasıl gidiyorrr??? 🫠🙌🏻
Spoiler içeriyor
Evettt bugün bunu da bitirdimm. Ben genelde edebi eserleri okurken sıkılırım, okumak istemesem de zorlayarak kendimi okumaya çabalarım fakat bu eser beni cidden sardı. Sıkılmadan devam edebildim. Muhsine adında genç bir kız var. Bu kız genç yaşta annesini kaybettikten sonra…devamıEvettt bugün bunu da bitirdimm. Ben genelde edebi eserleri okurken sıkılırım, okumak istemesem de zorlayarak kendimi okumaya çabalarım fakat bu eser beni cidden sardı. Sıkılmadan devam edebildim.
Muhsine adında genç bir kız var. Bu kız genç yaşta annesini kaybettikten sonra aile dostları olan Ayşe Hanım kızı edepli ve namuslu bir yere göndereceğini, orada çalışınca kendine bir hayat kurabileceğini söylüyor. Aydın'dan yola çıkıyorlar fakat Ayşe Hanım'ın kızı götürdüğü yer oldukça uzakta ve tenha bir yer. Kız yer yer ben gitmek istemiyorum dese de en sonunda varıyorlar. Yolda bu köyün bu evin perili olduğunu cinle olduğunu söylüyorlar ve kız daha da korkuyor. Vardıkların da evin gerçekten perili olduğunu ve buradaki hizmetçilerin cinlere de hizmet ettiğini anlıyor. Tek yapmaları gereken işlerini aksatmadan ve onları kızdırmadan hizmet etmek. Sonrasında Muhsine buradaki yaşananlara karşı çıkıyor. Fakat her ne kadar karşı çıksa da geceleri onu da korkutuyorlar. Evin hanımefendisinin deli olduğu söyleniyor ve onu bir odaya kapatıyorlar. Haftanın bir günü havuz başında eğlendiklerini ve evde çalışanların da sınava tabi olduğunu okuyoruz. Fakat işleri tam tersine çeviren Hasan adındaki bir uşak. Bu uşak Muhsine'den hoşlanıyor, Muhsine'den hoşlanmasıyla evin bütün gizemini gözler önüne seriyor. Ardından mutlu son. Fakat adamların cin taklidi yapması falan oldukça saçmaydı nxkdjdkdj. Yine de oldukça saran bir kitap olduğunu söylemeliyim.
Spoiler içeriyor
Dün gecenin 2. Filmi olarak bunu seçtik. Hakkında pek bı bilgim olmayarak başladım ama başlar başlamaz sahnelerindeki o sıcak renkler beni filmin içine çekti. Kesinlikle şunu anladım ki ben soğuk alt tonlu, ağır ilerleyen filmlerden hoşlanmıyorum. Fakat bu film ne…devamıDün gecenin 2. Filmi olarak bunu seçtik. Hakkında pek bı bilgim olmayarak başladım ama başlar başlamaz sahnelerindeki o sıcak renkler beni filmin içine çekti. Kesinlikle şunu anladım ki ben soğuk alt tonlu, ağır ilerleyen filmlerden hoşlanmıyorum. Fakat bu film ne soğuk alt tonluydu ne de ağır ilerliyordu. Konusu iseee;
Oldukça Kuzey'de yaşayan Elodie ve ailesinin halkı için yaşam soğuk koşullar altında oldukça zordur. Bu sebeple babası kızının ve hatta kendi halkının kurtuluşu olarak Elodie' yi bir prensle evlendirmekte görür. Kraliçe kızı görmeye ve anlaşma sağlamaya geldiğinde Elodie'nin de dikkatini çeker ve sorar. Babası kızının evleneceğini, kurtuluşun bı olduğunu açıkladıktan sonra yola çıkarlar. Gittikleri ülke, yer öyle sıcak öyle yeşil öyle güzeldir ki hepsi bayılır. Fakat üvey anne bir seylerin ters gittiğini, oraya sadece masum bir evlilik için gidilmedigini anlar ve Elodie'yi uyarsa da iş işten geçmiştir. Evlilik yapılmıştır ve "Atalara saygı" yerine giderken de Elodie az sonra kurban verilecegini anlamaz. Tam kan kardeşi oluyorlar :d derken bir anda kendini uçurumdan aşağı prensi tarafından atılmış olur. Aslında olay şudur: her prens için 3 prenses ülkenin içinde bulunan ejderhaya kurban edilir. Bunu sebebi ise o ülkenin kralı ejderhanın 3 yavrusunu öldürdüğü için böyle bir anlaşma sağlamışlar. Şehre zarar vermemesi için bu anlaşmayı yapmışlar fakat Elodie'nin de kurban edilmesi ve üstelik Elodie'nin ölmemek için çaba sarf etmesi olayları baştan sona değiştirmiştir. Sonunda ise beklenen olur, ikisi de aldatılıp ikisine de yalan söylenmiştir. Elodie ile ejderha dost olup ortalığın içinden geçmiştir 🤝🏻
Ben izlerken sıkılmadım, sürükleyici bir film olduğunu düşünüyorum. İzleyebilirsiniz cerezliktir.
İzlememe rağmen bu filmin yorumunu yapmamışım. Dün gece de oda arkadaşımla oturup izleyince yorumlamak istedim. 2013 senesine göre harika ötesi bir film çıkartmışlar. Yer yer gerilim, aksiyon ve bolca sihirbazlık görebileceğimiz bu filmde Mahşerin Dört Atlısı denen sihirbazlar, seyircilerin gözleri…devamıİzlememe rağmen bu filmin yorumunu yapmamışım. Dün gece de oda arkadaşımla oturup izleyince yorumlamak istedim.
2013 senesine göre harika ötesi bir film çıkartmışlar. Yer yer gerilim, aksiyon ve bolca sihirbazlık görebileceğimiz bu filmde Mahşerin Dört Atlısı denen sihirbazlar, seyircilerin gözleri önünde inanılmaz şeyler yaparlar. Onların peşinde olsa FBI ise bir türlü onları yakalayamaz. Bırak yakalamayı ne yaptıklarını, nasıl yaptiklarini bile anlayamazlar. Fakat filmin sonunda öyle bir kişi açığa çıkıyor ki ilk izlediğimde de, dün geceki izleyişimde de şok olmustum...
Akıcı, sürükleyen ve aksiyonun dibine vuran bir seri Sihirbazlar Çetesi, hala izlemeyen varsa öneriririm.
Spoiler içeriyor
Olumsuz yorumları ile ön yargı oluşsa da kafamda... Bir süre bana hayatı sorgulattı. Ecem Erkek bence hakkıyla bı oyunculuk sergilemiş. Ever bazı yerleri saçma ve garip geldi ama genel olarak beğendiğim bir film oldu. Yılmaz Erdoğan bizi şaşırtmıyor. Konusuna gelecek…devamıOlumsuz yorumları ile ön yargı oluşsa da kafamda... Bir süre bana hayatı sorgulattı.
Ecem Erkek bence hakkıyla bı oyunculuk sergilemiş. Ever bazı yerleri saçma ve garip geldi ama genel olarak beğendiğim bir film oldu. Yılmaz Erdoğan bizi şaşırtmıyor. Konusuna gelecek olursak..
Gülseren matematik işlemlerini çok iyi yapabilen üstün zekalı sayılabilecekken deli olarak damgalanan biridir. Bu damgayı da en başından annesinden yemiştir. (Annesiyle son sahnesi çok içime dokundu.)
Dönem özelliklerinin dekorla ve kostümle güzel yansıtıldığını düşünüyorum. 70-80 arasıyla başlayıp 2000lere kadar geliyoruz. (O zamanlardaki gibi isyanla duvara yazı yazma sanatını? da görüyoruz elbette)
Babasının ölümü, evlenip dayak yiyip sonrasında karşısına Dündar'ın çıkışı, işe başlayışı ve annesiyle yaşama çabasını izliyoruz. Genel olarak güzel bir filmdi ama elbette sizi de sıkan şeyler olabilir.
Karşınızda İntibah'layım. Namık Kemal'in kaleme aldığı bu eser ilk edebi eser bildiğiniz üzere. Hep edebiyat derslerinde ödev olarak verilir ve hepimizi sıkardı fakat şimdi kendi isteğimle okuyunca keyif aldım. Konusu ise iyi eğitimli Ali Bey'in Mahpeyker adında bı kadına tutulmasıylq…devamıKarşınızda İntibah'layım. Namık Kemal'in kaleme aldığı bu eser ilk edebi eser bildiğiniz üzere. Hep edebiyat derslerinde ödev olarak verilir ve hepimizi sıkardı fakat şimdi kendi isteğimle okuyunca keyif aldım.
Konusu ise iyi eğitimli Ali Bey'in Mahpeyker adında bı kadına tutulmasıylq başlıyor. Başlarda çok fırtınalı ve tutkulu bir aşk olarak lanse edilse de kadın ahlaksız bir kadın ve Ali Bey'i kandırıyor. Sonunda gözü açılan Ali ise annesinin bulup getirdiği ve fiziken de ahlaki açıdan de her türlü Mahpeyker'den güzel olan Dilaşup ile birlikte oluyor. Bunu o ahlaksız gururuna yediremeyen Mahpeyker ise resmen Dilaşup'un hayatını esir hayatina çeviriyor ve onu Ali Bey'den uzaklaştırıyor. Fakat sonunda ise Dilaşup'a yazık olsa da Mahpeyker hakettiğini Ali Bey'in ellerinden buluyor.
Başları sıkıcı olsa da orta derecede akıcı bir kitaptı. Konu olarak değil de anlatış tarzı olarak sıkılabilirsiniz. Ama ilk edebi eser olduğu için de okunması gerek diye düşünüyorum.
Spoiler içeriyor
Dün gece izlediğimiz 2. Filmin yorumunu buraya giremeden uyumuşum :( Galasını tüm Instagram aleminin duyduğu bu romantik filmi çok merak ederek listemin en başına almıştım. Kadının 40 erkeğin 24 yaşında olduğu bir ilişkiye aslında hayır ya bunlar da olmayıversin derim…devamıDün gece izlediğimiz 2. Filmin yorumunu buraya giremeden uyumuşum :(
Galasını tüm Instagram aleminin duyduğu bu romantik filmi çok merak ederek listemin en başına almıştım.
Kadının 40 erkeğin 24 yaşında olduğu bir ilişkiye aslında hayır ya bunlar da olmayıversin derim ama aralarında çekim oldukça hoşuma gitti. Kadın başrolumuz Soléne, kızını Coachella'ya götürür ve kızının deli gibi sevdiği grupla tanıştırır. Fakat kızı tanışmadan önce aslında kadın yanlışlıkla o gruptan biri olan Hayers ile tanışır. Sonrasında grup sahneye çıkar ve resmen Hayers (ki çocuğun sesi cidden hoştu🙃) kadın için şarkı söylemeye başlar. Konser bitişi Hayers LA' de kadının sahibi olduğu galeriye gelir ve tüm sanat eserlerini alır. Böylece aralarındaki ilişkiyi ileri boyutlara götürürler. Bu süre zarfında da haklarında yazılıp cizilmeler, haberler, paparaziler dolanmaya başlar. Hayers ile Soléne tura katıldıklarında kadının yüzüne bir gerçek tokat gibi çarpar ve ayrılıp evine geri döner. Fakat yine yapamaz yine birleşirler, internetten kendilerini koruyarak hayatlarını devam ettirmeye çalışsalar da kızının da bu durumdan etkilendiğini görünce kadın yine Hayersi terk eder ve 5 sene sonra buluşmak üzere aglaşarak ayrılırlar (bu sahnede severek ayrılma fikrini derinden islemisler, beni oldukça etkiledi.) 5 sene geçtikten sonra da daha da genclesmis daha da bakımlanmış halleriyle karşı karşıya gelirler 🫠
Film çerezlik, akıyor sizi sürüklüyor. Boş vaktiniz varsa izleyebilirsiniz. 🤝🏻