Animeyi aslında 2021 de duyup başladım fakat yarıda bırakmayı seven biri olarak animeyi köşeye attım hehe . Şu an geçmişteki bu kararımı değiştirmek için Cheng’in yerime geçmesini isterdim . Pişmanım hem de çok . Anime , Cheng Xiaoshi ve Lu…devamıAnimeyi aslında 2021 de duyup başladım fakat yarıda bırakmayı seven biri olarak animeyi köşeye attım hehe . Şu an geçmişteki bu kararımı değiştirmek için Cheng’in yerime geçmesini isterdim . Pişmanım hem de çok .
Anime , Cheng Xiaoshi ve Lu Guang adındaki ikiliyi kapsamaktadır . Lu resimleri analiz edip dakika dakika resimlerde neler yaşandığını biliyor. Cheng ise resmin içine dalarak resmi çeken kişinin bedenine giriyor. Güçlerini , resimlerin sahipleri için geçmişe giderek mesaj gönderip pişmanlıklarını silmek isteyenlere yardım etmek için kullanıyorlar.
Bu ikili tamamen yin- yang gibiler . Lu mantık iken ; Cheng duygu oluyor .
Ellerinde bir şeyleri değiştirme fırsatı olmasına rağmen kullanamamanın verdiği acı. Ben sevdiklerimi kurtaramayacaksam bu gücün ne anlamı var ki?
Bölümler boyunca cheng’e karşı empati kurabiliyor ama sonuçlarını bildiğiniz için Lu karakterine hak veriyorsunuz .
Animede Cheng resimdeki kişiye dönüşüyor yani olayın içinde bizzat olup karakter yerine karar vermek zorunda kalıyor , o duyguları yüzünden resimdeki kişinin hayatını etkilediği gibi çevresini de etkiliyor ama Lu mantık ile olması gerekenleri mantıklı bir şekilde ele alıp kimseye zarar gelmeden ve geçmişi değiştirmeden olayı bitiriyor . Böylelikle bu animede ki mantık ve duygunun çarpışmasını neyin daha çok önemli olduğunu anlıyorsunuz . Size göre en mantıklı olan şeyi seçmek zorunda kalıyorsunuz . İyi bir anime yaniii heheh
Kelebek etkisi olan bu resimler bana until dawn oyunundaki kelebek etkisini hatırlattı . Oyunda totemleri bularak gelecekte başımıza gelecek olayları bize gösteriyordu buna seçimleriniz doğrultusunda* gerçekleşecek olan ölümler de dahil .
Animenin Çin animesi olması tuhafıma gitmedi ama seslendirmenin hızlı olması altyazıyı etkiliyor haliyle sadece o biraz tuhafıma gitti . Onun haricinde animasyonu güzeldi ben sevdim.
Müzikleri için de sadece bir kelime söylemem gerekirse HARİKA kelimesi buna en uygun kelimedir efendim.
İzleyin ,pişman olmazsınız .
Until dawn oyununa da bir bakın derim o da mükemmel.
"tekrar buluşacağız" Film , son derece güçlü bir Lanetli Ruh'un kontrolünü ele geçiren Yuta Okkotso'nun Jujutsu Lisesi'ne kayıt olup bu lanetli ruhu nasıl kontrol etmesi gerektiğini öğrenmesiyle başına gelen olayları anlatmaktadır. JJK0 mangasından uyarlanan bu filmin ilk fragmanı çıktığı zaman…devamı"tekrar buluşacağız"
Film , son derece güçlü bir Lanetli Ruh'un kontrolünü ele geçiren Yuta Okkotso'nun Jujutsu Lisesi'ne kayıt olup bu lanetli ruhu nasıl kontrol etmesi gerektiğini öğrenmesiyle başına gelen olayları anlatmaktadır.
JJK0 mangasından uyarlanan bu filmin ilk fragmanı çıktığı zaman "lan yoksa bu Megumi mi? neden elinde yüzük var? " demiştim meğersem o değilmiş ( o zamanlar mangayı okumaya başlamamıştım) ve Yuta adında bir şapşala daha takıntılı hâle geldim .
Geto vs Yuta, Rika fight sahnesi , Gojo ve Nanami'nin az da olsa fight sahnelerini görmek beni tatmin eden yanlarından bazılarıydı ama Yuta seslendirmenini sevmedim 🧍
Filmin sonu ise ağlattı ve etkisinden uzun bir süre çıkamadım ( animelerin üzücü sahneleri beni erken öldürecek gibi duruyor )
Bu film ile beraber tam tamına 700 film izlemiş bulunmaktayım kendimi tebrik ediyor ve hayatı boyunca daha çok film izlemesi için gelecekteki kendime motive olmasını , bu sayıyı bin yapmadan ölmemesini söylüyorum ( eğer yapmaz isen hayalindeki japonya gezisi yalan…devamıBu film ile beraber tam tamına 700 film izlemiş bulunmaktayım kendimi tebrik ediyor ve hayatı boyunca daha çok film izlemesi için gelecekteki kendime motive olmasını , bu sayıyı bin yapmadan ölmemesini söylüyorum ( eğer yapmaz isen hayalindeki japonya gezisi yalan olsun )
Yönetmen , felsefi bir altyapıya ve anlatım biçimine sahip olup izleyiciye de oldukça başarılı bir şekilde bu felsefi altyapıyı aktarmıştır. Peki ben bu felsefi altyapının içindeki kara kutuya bir nebze de olsa bakıp kendime dair küçük parçalar buldum mu? Şüpheli bir hayır diyeceğim çünkü bana göre filmin bazı eksiklikleri vardı . Bu ya senaryo ,ana karakter ile alakalı olabilir sanırım ya da film başlar başlamaz olayın içine girmiş olmamın verdiği odaklanma probleminin bıraktığı boşluk hissi de . Yani filmi izlerken felsefe yapacak mentaliteye sahip değilmişim sanırım o yüzden ben bunu tekrar izlerim .
Film 1995 yapımı olup eski tarz çizimleri ile aşk yaşamamı sağladı zaten . Ben nedense bu tarz çizimlere sahip ve cyberpunk havası veren yapımları seviyorum bir de anime ise yeme de yanında yat .
Herkese hitap edeceğini düşündüğüm bir film değil . Eğer Blue Perfect sevdiyseniz bence bunu da seversiniz diyerek ne demek istediğimi anlamışsınızdır ( berbat bir örnek olduğunun farkındayım )
Bu aralar kekeleyip anime erkosu ile romantik anlar yaşayan anime kızının kızaran yüzünü görmek istiyordum . Gece kalkıp bir oturuşta bana 7 bölüm izletebilmeyi başardıysa demek ki aradığım o romantiklik dozunu bulmuşum demektir. Anime güncel bir seri. İşin içine mistik…devamıBu aralar kekeleyip anime erkosu ile romantik anlar yaşayan anime kızının kızaran yüzünü görmek istiyordum . Gece kalkıp bir oturuşta bana 7 bölüm izletebilmeyi başardıysa demek ki aradığım o romantiklik dozunu bulmuşum demektir.
Anime güncel bir seri. İşin içine mistik güç ve tarih havası da girdiği için aşırı hoşuma gitti ( yukataya zafım var şşhh)
Sadece 1. Bölümü açmanız bile animenin devamını merak etmenizi sağlıyor ( İşin içine tatliş anime kızı olan Miyo da giriyor heheh )
Bu yaz sıcaklarında bu tarz animeler iyi gider tavsiye ederim .
Bunu söylemeden gidersem çatlarım Miyo 'nun sarı kafa kardeşi , üvey anası ve sadece biyolojik katkı sağlamaktan başka bir şeye yaramayan babası sayesinde gece gece bunlara küfür etmekten anksiyete, sinir , gelecek kaygısı cart curt kalmadı ve sonunda ilk kez güzel bir uyku çektim arigato and geberin.
Anime önerisi için pamuko @rosa ve @korono_life teşekkür ediyorum .
Dizi, Rüya Tanrısı Morpheus'un uzun varoluşu boyunca yaptığı kozmik ve insani hataları onarma sürecinin hem de onun yaptıklarından etkilenen insanların ve yerlerin öyküsünü izlemektesiniz . Sandman adındaki çizgi roman eserini konu alan bu dizi, çizgi romanın dışına çıkılmadan harika bir…devamıDizi, Rüya Tanrısı Morpheus'un uzun varoluşu boyunca yaptığı kozmik ve insani hataları onarma sürecinin hem de onun yaptıklarından etkilenen insanların ve yerlerin öyküsünü izlemektesiniz .
Sandman adındaki çizgi roman eserini konu alan bu dizi, çizgi romanın dışına çıkılmadan harika bir şekilde senaryoyu ele almışlardır . Tabi küçük farklılıklar mevcut ama çizgi roman ile aynı olmasının nedeni ise çizgi romanın yazarı olan Neil Gaiman senarist olmasıdır.
Çizgi romanı okumaya başlamadan önce dizinin 1. Bölümünü izlemiştim ve çizgi romanı okumayan biri olarak şahsen dizi hoşuma gitmişti. Sonrasında ise çizgi romanı okumamla beraber diziye olan görüşlerim değişti .
Sandman karakterinin melankolik bir tip olması hoşuma gidiyor ( tabi bir de gotik olması hehehe) Kendisini canlandıran oyuncu ise çok iyi bir iş çıkarmış . Uzun boyu, saçları , gözleri ve mimikleri ben Sandman’im diyordu . Güzel bir oyuncu seçimi olmuş .
Sevdiğim diğer yönlerine gelecek olursam
Sosyopat karakter ile sandman’in konuşmasının geçtiği 5. Bölüm olabilir . Benim şahsen çok hoşuma gitti .
Diğeri ise ; sandman gibi kadim varlığın bir insana ölümsüzlüğü verirse ve her 100 yılda karşılaşıp deneyimlerini anlatsa nasıl olur ? Adlı bölüm de çok hoşuma gitmişti.
Yani kısacası eğer çizgi romanı bilmiyorum okumadım diyorsanız diziyi seversiniz . Ama çizgi romanı okuyup izlerseniz gidişat hoşunuza gider fakat bazı yerleri üzer.
Film, bir dolandırıcı tarafından kiralanan bir hizmetçinin hanımına duyduğu gizli aşkı konu ediyor. Yönetmenin bu kadar yetenekli bir şekilde boşlukları doldurarak farklı bakış açılarını aynı anda ele alması aşırı hoşuma gitti . Yani merak duygumu kabarttı efendim . Cinsel kimlikler…devamıFilm, bir dolandırıcı tarafından kiralanan bir hizmetçinin hanımına duyduğu gizli aşkı konu ediyor.
Yönetmenin bu kadar yetenekli bir şekilde boşlukları doldurarak farklı bakış açılarını aynı anda ele alması aşırı hoşuma gitti . Yani merak duygumu kabarttı efendim .
Cinsel kimlikler arasındaki savaş, kimi zaman şiirsel, kimi zaman erotik, kimi zaman da barok bir fantezi olarak vücut buluyor. Haklı sebeplerle duygusallık ve seksin kadının güdümünde olduğu bir hikaye . Bazıları yönetmenin fantezi dünyasını ele alan bir film dese de aslında öyle olmadığını izledikten sonra anlıyorsuzun .
Rahatsız olabileceğiniz sahneler mevcut olabilir . Demek istediğim seks sahnelerini görmek hoşunuza gitmiyorsa izlemenizi tavsiye etmiyorum
Oyunculuklar fena değildi ama şu sadomazoşizm olan moruk sinirlerimi çok bozdu .
Merhabalar raf ahalisi 🙋 Bir etkinlik yapma kararı aldım ve bu ilk etkinliğim olucak hehehhe Ve 1 hafta sürecek!!!!! Etkinlik tamamen podcast dinleme alışkanlığı kazandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Belirlediğim bir podcast bölümünü dinleyip her gün saat 20:00 de bir bağımsız gönderi…devamıMerhabalar raf ahalisi 🙋
Bir etkinlik yapma kararı aldım ve bu ilk etkinliğim olucak hehehhe
Ve 1 hafta sürecek!!!!!
Etkinlik tamamen podcast dinleme alışkanlığı kazandırmak amacıyla hazırlanmıştır.
Belirlediğim bir podcast bölümünü dinleyip her gün saat 20:00 de bir bağımsız gönderi atacağım ve dinlediğimiz podcast hakkında konuşmak , sohbet etmek istiyorum . Podcastler , genellikle günlük hayat ile alâkadar olan konular hakkında olucak . Hem sohbet edip dinlediğimiz podcast hakkında düşüncelerinizi , deneyimlerinizi ve sizlere kattığı şeyler hakkında konuşabiliriz.
Ben 2019 yılından itibaren podcast dinliyorum ve şahsen bana iyi gelen günlük aktivitelerimden biri oldu diyebilirim . Mesela kendiniz hakkında yeni şeyler öğreniliyorsunuz ve bu çok güzel bir his . BU DUYGUYU YAŞAMANIZI İSTİYORUM
Baştan soyleyeyim dinlediğiniz podcast de anladığınızdan çok size ne kattığı neyi fark etmenize yardımcı olduğu önemli . Yani kendinizi kasmayın rahat olun . İstediğiniz şeyleri uzun uzun yazabilir konuşabiliriz .
O zaman sizleri bio kısmında bulunan link den ' ⋆ ' adındaki listemin ilk podcasti olan
bu mu yani ?
( Merak duygusunu nasıl kaybettik?)
olucak. Yarın akşam 20: 00 de bağımsız gönderiyle beraber konuşmaya davet ediyorum.
Katılmak isteyenler yorum kısmında belirtirlerse sevinirim🛐
İki kez dizinin gönderisini yazıp sildim ama bu sefer son tıpkı Henry Cavill gibi hühü ( Spoiler kısmı 3 sezonu açıkladığım kısımda mevcut onlar hariç gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz) 1. sezonun zaman kavramından dolayı bir çok izleyici diziyi beğenmedi . Belki…devamıİki kez dizinin gönderisini yazıp sildim ama bu sefer son tıpkı Henry Cavill gibi hühü
( Spoiler kısmı 3 sezonu açıkladığım kısımda mevcut onlar hariç gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz)
1. sezonun zaman kavramından dolayı bir çok izleyici diziyi beğenmedi . Belki 2. Sezonu daha iyi olur diyerek milleti motive ettim ama artık kötünün de iyi yönlerinden bakmamız gerektiğini düşünerek en kötü sezonun 3. Sezon olduğunun kanaatine vardım efendim . Şimdi gelelim bu evreni üç spükolosyandan övüp hepimizin ortak bir yerde buluşmasını sağlayarak el elle tutuşup hep beraber böyle vaziyete sokalım diyerek kendi yollarımıza ayıracağımız ve her seferinde de konusu açılınca serinin bu yapımı güzel gerisi yalan diyeceğimiz muhabbete .
Hayatınızda witcher hakkında gram bilginiz olmasa bile rahatlıkla okuyabilir ve benimle beraber nerd muhabbetime dahil olabilirsiniz .
Serinin ilk kitapları ortaya çıkınca daha çok Polonya da ve lehçe bilenler tarafından bilinen fantastik bir seri iken CD Projekt RED oyunu yapıp bütün oyun dunyasındaki geek tayfaya sunmuşlardır efendim ardından Netflix ( nefret ediyorum) kitabın haklarını satın almasıyla beraber bir dizi çekme kararı alırlar ve ortaya bu çıkar . Kendileri bir anime filmi bile yaptı ( açık ara en sevdiğim ) biraz daha işleri batırdıkları yetmiyormuş gibi bilmem 400 yıl önceki ilk Witcher hikayesini ele alacaklar zart zurt
Neyse bizim konumuz Rivyalı Geralt. Kendisi bir witcher peki witcher nedir ?
yaratıklarla savaşmak için genç yaştan itibaren usta bir şekilde kılıç eğitimi alan ve büyük mutasyonlar geçiren (çalışma ve bedensel modifikasyonlar ile) yaratık avcılarıdır.
Gelelim evrene ve izleyeceğiniz olaylara :
1. Sezon
Geralt'ın yaşadığı maceralar ve kaderinin nereye sürükleneceği odak noktasıdır. Bununla beraber iki karakterin hikayesini de ele almaktadırlar . Bunlar Yennefer Vengeberd ve Ciri
2. Sezon
Bir nevi kaçış hikayesi anlatıyor. Kahramanlarımız birilerinden, bir şeylerden kaçarken bizi de evrenin yeni yerlerine sürüklüyorlar . Bu açıdan ilk sezona kıyasla daha hareketli bir hikayeye tanıklık ediyoruz
3. Sezon
Kıtanın hükümdarları, büyücüleri ve canavarları Ciri'yi yakalamak için yarışırken Geralt, yeni bir araya gelen ailesini onu yok etmekle tehdit edenlere karşı korumaya çalışmasının sinopsisini taşıyor
Benim sezonlar hakkındaki görüşlerim:
1. Sezon: güzel idare eden niteliklere sahip ilk sezon olmasına rağmen olucak sanırım görsel efektler ve witcher sırtımıyor.
Tabi içinde yan karakter de mevcut ve olay örgüsün baya etkiliyor buna ana karakterler de dahil. 1. Sezon kendisini izletiyor fakaaaatt şöyle bir şey var ZAMAN . PEKİ BU ZAMAN NE ???
Bu dizinin yönetmeni diziyi Nolan gibi farklı yapmak istedi fakat başardı mı başaramadı mı? bilinmez ama ben sevdim .
2. Sezon : idare eder ama olmasa da olur dediğim bazı yerleri çokca vardı . Daha çok Ciri karakterinin kendini geliştirmesi olayını ve diğer witcherları görüyoruz .
3. Sezon : yani ... boş sırf çekmek için çektiler diyebilirim. Kitaptaki olaylardan bir kaçı mevcuttu sonra senaristler kendi bildiklerini okumuşlar . Özellikle 5.bolum de eklenecek bir şey bulamayıp iki sahneyi art arda çekmişler. Bir de CİRİ KARAKTERİNİN ERGEN TAVIRLARI SİNİRLERİMİ ÇOK BOZDU !
Evrenin ırklar arasında olan düşmanlığının ana hikayesi ne peki ?
İsmi konulmayan bir kıtada,
elflerin denizaşırı yerlerden gelmesi üzerinden geçen yüzyıllar sonrasını ele alır. Elfler ve gnomelar ile cüceler karşı karşıya gelirler. Bu savaş süresi sonrası cüceler dağlara kaçarken elfler de ovalarda ve ormanlarda kalır. İnsan kolonileri olaylardan beş yüz yıl sonra gelir ve birçok savaş yaşanır. İnsanlar, insan olmayan herkesle mücadele ederek savaşları kazanırlar ve diğer ırkları dağlara ya da ücra köşelere sürükler. Kıta'da kürelerin birleşimi isimli olaydan sonra birçok yaratık ortaya çıkmıştır.
Olayların üzerinden belirli zaman geçtikten sonra Kıta'nın kuzeyi, Nilfgaard İmparatorluğu'nun elinden alınır ve Kuzey Krallıklarına katılır. Witcher efsanesi, Nilfgaard İmparatorluğu ve Kuzey Krallıkları'nın ilk büyük savaşının sonlarından, ikinci büyük savaşa doğru gidilen zaman diliminde başlar.( Kopyala yapıstır kıpıs )
Oyunlarını oynamadım ama izledim sevdim zaten evreni üçüncü oyunu ile sevdiğim için pek şey etmemek gerekiyor . Zaten genel izleyici kitlesi oyundan biliyor bu seriyi . Oyunun müzikleri ve görsel efektlerleri şahsen tatmin ediciydi.
( Zaten Polonya lokumu gibi bir şey bu )
Kitaplarını da okuyorum . Toplam 7 kitabı mevcut ( Tabi ki satın almadım PDF okuyorum ) oyundan ve diziden daha güzel diyebilirim. Karakter betimlemeleri daha çok hoşuma gitti . Evren , witcher ,yaratıklar daha cezbedici geliyor .
Dizi ise bu iki şeyin kurgu ve gerçek oyuncu kategorisine sahip olduğu için meh diyorum efendim . Oyuncu seçimini de kitaba göre yapalım derken sadece witcher güzel bir tercih olmuş diyebilirim .
Peki bu dizinin en güzel yanı neydi ?
Henry Cavil.
Ve bu 3 spükolosyandan yola çıkarak bundan sonra neyi öveceğiz?
kitap >oyun> dizi
Buraya kadar okuyanlar varsa helal olsun sizi takdir ediyorum en uzun yazdığım gönderilerden biri değil ama Helal olsun sana yusufi HELAL OLSUN !!
Anime, taşrada yaşayıp Tokyo gibi kalabalık bir şehirde lise okumaya gelerek yeni arkadaşlar edinmeye ve Tokyo hayatına adapte olmaya çalışan Mitsumi'yi konu alıyor . Yani köyden indim şehire adlı çalışma diye bilirim ama Japon versiyonu . Çooookkk güzeldi beni böyle…devamıAnime, taşrada yaşayıp Tokyo gibi kalabalık bir şehirde lise okumaya gelerek yeni arkadaşlar edinmeye ve Tokyo hayatına adapte olmaya çalışan Mitsumi'yi konu alıyor .
Yani köyden indim şehire adlı çalışma diye bilirim ama Japon versiyonu . Çooookkk güzeldi beni böyle nasıl desem köşemde mental olarak düşüncelerim ile boğuşurken dur ya şunun bir bölümünü izleyip kendime gelirim diyerek açıp izlediğim bir animeydi . 12 bölüm boyunca tatlılık krizine girip ana karakterin yanaklarını sıkmak istedim .
Sizleri tatlılık krizine sokacak olan bu pamuko animeyi öneriyorum ( lütfen izleyin özellikle mitsumi için kız çok iyi bir çar 🐢)
" Eserlerime yüreğimi , ruhumu harcıyorum ve bunu yapınca aklımı kaybettim. " Vincent William Van Gogh'un hayatını ele alan bu belgesel , bizzat Vincent'ın ağzından çıkmış cümleler bir taraftan da kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan alıntılar yer almaktadır . Vang Gogh…devamı" Eserlerime yüreğimi , ruhumu harcıyorum ve bunu yapınca aklımı kaybettim. "
Vincent William Van Gogh'un hayatını ele alan bu belgesel , bizzat Vincent'ın ağzından çıkmış cümleler bir taraftan da kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan alıntılar yer almaktadır .
Vang Gogh 'un kendi içinde yaşamış olduğu duyguları izlerken kendisine ister istemez empati kurabiliyor ve üzülüyorsunuz ( şahsen ben bu adamı her gördüğümde ya da ismini duyduğumda kederleniyorum, kahroluyorum)
Sanat filmleri ile işim olmaz bana hitap etmiyor diyenlerdenseniz bu belgesel sizin fikrinizi değiştirebilir. Vang Gogh, size farklı bir bakış açısı ve duygu katabilir .