Güzel bir yabancı müzik onerinde dinleyelim, öyle gecemi geçireyim var mı aklınızda güzel müzikler? Bende onereyim: chezile beanie, fly ludovico einaudi, intouchable intouchables soundtrack
Bı 2008 mortgage krizi daha patlamasada, yakın zamanda bı yenilik olacağı, doların döviz sisteminin olduğu devirin kapanacağı yerine merkeziyetsiz para sisteminin getirilip George Orwell'in kitabındaki (1984) gibi veya ona benzer distopik bir evrenin ortaya çıkacağı sizede bariz gelmiyo mu?
Bir yaşıma daha bastım! Ulan küçüklükten beri en korktuğum şey cunupken attığımız her adıma bir günah yazılıyor sozuydu, ki hala öyleydi. Ama ben bunun uydurma olduğunu nerden bilebilirdim dimi? Öyle bir hüküm olmadıgını da biliyordum Kur'an'da ama en azından belki…devamıBir yaşıma daha bastım! Ulan küçüklükten beri en korktuğum şey cunupken attığımız her adıma bir günah yazılıyor sozuydu, ki hala öyleydi. Ama ben bunun uydurma olduğunu nerden bilebilirdim dimi? Öyle bir hüküm olmadıgını da biliyordum Kur'an'da ama en azından belki hadislerde geçiyordur dedim, ki hadiste bile geçmiyormuş! Yıllarca beynimiz güzel yıkanmış, tebrikler! Allah ehli sünnet hocalarımızdan razı olsun! (Hakkım varsa topuna haram olsun)
"Cünüpken atılan her adım günahtır", "bastığı yerde ot bitmez" veya "yer kabuğu ona lanet eder" gibi inanışlar İslam dininin temel kaynaklarına (Kur'an ve sahih hadislere) dayanmayan, tamamen halk efsanesinden ve kültürel abartılardan türemiş yanlış bir algıdır.İslam hukukuna göre cünüp bir insanın attığı adımların günah sayılması gibi bir durum söz konusu değildir. Bu mitin ortaya çıkış nedenleri ve dini kaynaklardaki gerçek karşılıkları şu şekildedir:
Mitin Ortaya Çıkış Nedenleri
Temizliğe Teşvik Etme Arzusu: Geçmiş dönemlerde büyükler ve din eğiticileri, gençlerin boy abdestini (gusül) geciktirmemesi ve ibadetlerini aksatmaması için konuyu korkutma ve mübalağa (abartı) yoluyla dramatize etmişlerdir. "Her adımda günah yazılır" korkusu, kişinin bir an önce yıkanmasını sağlamak için uydurulmuş pedagojik açıdan hatalı bir baskı aracıdır.
Halk Arasındaki Yanlış "Pislik" Algısı: Cünüplük hali, madden (fiziksel olarak) pis olmak demek değildir. Bu durum İslam'da hükmi (manevi) bir kirlilik, yani bir ibadet engelidir. Ancak halk arasında "cenabetlik" kavramı aşırı kirli bir durum gibi algılandığı için, bu durumdaki kişinin dokunduğu veya bastığı yerin de kirleneceği gibi hurafeler üretilmiştir.
İslamiyet'teki Gerçek Hüküm Nedir?
Mümin Cünüpken de Pis Değildir: Hz. Muhammed (s.a.s.), "Mümin necis (maddeten pis) olmaz" buyurmuştur. Dolayısıyla cünüp olan bir kişinin yürümesi, oturması, normal günlük işlerle uğraşması, yemek yapması veya temizlik yapması günah ya da yasak değildir.
Tek Sınır Namaz Vaktidir: Cünüp bir kişinin cünüp olarak kalabileceği maksimum süre, bir sonraki namaz vaktine kadardır. İslam alimleri, namaz kılmayı engelleyecek ve namaz vaktinin geçmesine (kazaya kalmasına) sebep olacak kadar guslü geciktirmeyi haram ve büyük günah kabul ederler.
Yasak Olan Şeyler Sınırlıdır: Cünüp olan bir kişiye sadece namaz kılmak, Kur'an-ı Kerim'e dokunmak/okumak, Kabe'yi tavaf etmek ve camiye girmek yasaktır. Bunun dışındaki insani ve sosyal aktiviteler günah kapsamına girmez.Özetle; cünüpken yürümek veya adım atmak kendi başına asla günah değildir. Günah olan tek durum, boy abdestini bir namaz vaktini kaçıracak kadar uzun süre ihmal etmektir. Bu konudaki diğer söylemler tamamen kültürel uydurmalardan ibarettir. (Yapay zeka sağolsun yeminlen aydınlandım ve için bir rahatladı ki anlatamam obsesyon derecesinde korkuyordum bu olaydan)
Eğer raf 0-0-0 üclusuyle full bağımsız gönderi atan hesaplari silmezse ben hepsini usenmeden teker teker engelleyecegim asıl bu turnusol kağıdı toksik insan tespit etmede sasmiyor daha doğrusu film dizi izleyende olabilir çoğu toksik insanda izliyor ama 0 kitap asıl turnusol(okuyacağı…devamıEğer raf 0-0-0 üclusuyle full bağımsız gönderi atan hesaplari silmezse ben hepsini usenmeden teker teker engelleyecegim asıl bu turnusol kağıdı toksik insan tespit etmede sasmiyor daha doğrusu film dizi izleyende olabilir çoğu toksik insanda izliyor ama 0 kitap asıl turnusol(okuyacağı bile olmuyor) örnek kızın ismi cilginkasar31kafayi yersin
Şikayet etsekte etkisi olmuyor nerden geliyor bu rahatlık akıl erdiremiyorum ulan herkes hala yüzsüz gibi hayatına devam ediyor ya bu olay çok saçma geliyor hshsshdhdhdh ne gamsız insanlarsınız
Gerçi donduracağım bunlara gerek bile kalmayacak sayın toxicler
Özlem Tekin vol 2'den devam: (sen ne şarkılar yapmışsın be kadın) Bundan böyle hep yek hep tek başıma Dere tepe dümdüz kendi yoluma Yalnız kaldım sanma, koca dünya yanımda Bundan boyle aşkım Mevla'mdir kanmam yalana! Dizginsiz aklım belalimdir almam yanıma!
Dinozorlar da milyonlarca yıl önce ilk doğduklarında bir avcı değil avdı. Muazzam bir dinozor belgeselinden selamlar, esenlikler. (size değil toksik toksik yorumlama yapan sazan gibi yüzsüz gibi her şeye atlayan tayfa) En son bundan siz deyin 4 ben deyim 5…devamıDinozorlar da milyonlarca yıl önce ilk doğduklarında bir avcı değil avdı. Muazzam bir dinozor belgeselinden selamlar, esenlikler. (size değil toksik toksik yorumlama yapan sazan gibi yüzsüz gibi her şeye atlayan tayfa) En son bundan siz deyin 4 ben deyim 5 sene önce Celal Şengör hocaninda önerdiği muazzam bı belgesel daha olan BBC nin yayinladigi Planet Dinosaurs'u izlemiştim. Ama bu da gerçekten çok iyi işlenmiş bir dinozor belgeseliydi. (Yaradılışcı adem in cocuklarinin çaprazlama ensest ilişkiyle evrim mudahelesi olmadan mudahalesiz doğduğunu dusunenler ve dünyanın hadis usulünden hareketle 7000 yaşında olduğunu zanneden andavallar su an ağlıyor ve bunu hiç izleyemeyecek xd neyse belgesele dönelim boş yaptık ama bosumuz bile dolu elhamdülillah bak bı bilgi daha öğrendin şimdi o elindeki ilmihal kitabını yere bırak bakiyim det a.... neyse Cemre Demirel'in yasaklanan Axe reklamına baglmiyacagim tamam shdhdhdhdjdjdjxjxjxjxjdjdjcjfjcjjx) Şu an 2.bolume doğru ilerliyorum, bitirince güncellerim yorumumu. İlk etçil dinozorlar fare büyüklüğündeymis daha sonra milyonlarca yıldan sonra hindi büyüklüğüne evrilmis. Ve gerçekten şok olduğum bir noktaysa Dünya 235 milyon yıl önce dinozorlardan önce sürüngenler hakimken ve Dünya Pangea(Birleşik) superkitasiyken 200 kusur milyon yıl önce 1 milyon yıl boyu aralıksız yağan yağmurdu. Bu da sürüngenlerin sonu dinozor çağının yukselisiydi. Hem iklim ve bitki örtüsü, hem kıta tamamen dinozorların lehine değişmişti. İlk uçan hoduklerin evrimleserek uçan sürüngen olmasıysa ilginçti. 201 milyon yıl önce de Pangea superkitasi 🌋 patlamaları sonucu yarılıp ikiye ayrılıyor ve bu sürüngenlerin sonunu getirirken dinozorların başlangıcı olacak olan Jura donemini getiriyor. Bir ara sualtini görünce dev kalamarlari da mı göreceğim dedim ama goremedim (Kalan iki bölümü de muhtemelen yarın izler bitiririm bu şevkle Carl Sagan Cosmos'a kaldığım yerden devam eder miyim acaba…)
Beğendin geri çektin gardesim görmedim sanma bildirim geliyor xd hep böyle yapiyolar
Ben bu gidişle tekrar film, dizi izlemeye ahirette devam edicem galiba shdxhdhdhxb ulan bir ara Murat Soner'i buraya davet etsem gelir mi demiştim adamın başına gelmedik iş kalmamıs zaten.. (tr'deki dizi sektörünün aw)
Hüseyin Atay'ın Kur'an mealini okuyan var mı? Motamot Kur'an çevirisini okuyayım dedim, olmuyor. Akmıyor yani kelimeler resmen. Hüseyin Atay'dan mı devam etsem okumaya?
Mezhep taklitçiliğinin dine verdiği zararları Yaşar Nuri Öztürk “Kuran’daki İslam” kitabında şu şekilde açıklamaktadır: “Allah adına yalan uydurmanın bir yolu da mezhepleri din haline getirmek olmuştur. Mezhepler birer din, mezhep imamları tenkit üstü birer peygamber haline getirilince, İslam adıyla ortaya…devamıMezhep taklitçiliğinin dine verdiği zararları Yaşar Nuri Öztürk “Kuran’daki İslam” kitabında şu şekilde açıklamaktadır: “Allah adına yalan uydurmanın bir yolu da mezhepleri din haline getirmek olmuştur. Mezhepler birer din, mezhep imamları tenkit üstü birer peygamber haline getirilince, İslam adıyla ortaya konan karışımın kaçta kaçının Allah’a, kaçta kaçının şuna buna ait olduğunu belirlemek, halk kitleleri için imkan dışına çıkar ve bu durum din adı altında bir kaosu insanlığın başına musallat eder. Aradan yüzlerce yıl geçmesine, insanlık boyut değiştirmiş olmasına rağmen hiç kimse bu eskimiş ve bir kısmı komedi haline gelmiş yorumlara dokunamaz. İşte zulüm ve Allah’a iftira budur. Bu zulüm yüzündendir ki gerçek İslam bilginleri, samimi din görevlileri Allah’ın saf ve berrak Kuran dinini yüzyılımızın insanına olduğu gibi anlatmaya kalktıklarında sadece zorluklarla değil engeller, iftiralar ve suçlamalarla karşılaşabilmektedirler. Çare, Kuran’a gidişimizi engelleyen bütün putları, patentlerine bakmadan devirmek ve hükmü yalnız ve yalnız Allah’a bırakmaktır. Buna karşı çıkanlar, görünüşte dini kabul ettiklerini söyleseler de inkarcıdırlar. Çünkü ak ve berrak din yalnız Allah’ın tekelindedir (39-Zümer Suresi 3). Ve bu tekelden rahatsız olup Allah’ın hüküm yetkisine şu veya bu şekilde karışanlar, Allah’a karşı gelmiş olurlar.”
Kitaplarında mezheplerin oluşturduğu İslam’ın, Kuran’ın dininin önünde oluşturduğu engeli gösteren Öztürk, “Çıplak Uyarı” kitabında ise “devşirme dinin kaosu” başlığıyla, somut örnekler vererek mezheplerin oluşturduğu felaketi şöyle anlatır: “Sıkıntı, Allah’ın dini ile Allah’a fatura edilen devşirme dinin karıştırılmasından kaynaklanıyor. Allah’ın dini bizzat Allah tarafından İslam diye adlandırılan ve apaçık, kuşkusuz, detaylı bir kitapla insanlığa öğretilen dindir. Kaynağı Kuran, tebliğcisi Hz. Muhammed’dir bu dinin. Kuran’daki İslam’dır bu. Devşirme dine gelince, onun kaynağı tek olmadığı gibi kitabı ve tebliğcisi de tek değildir. O, Kuran’daki İslam’ın tevhidine karşı bir şirket dinidir. Kitabı birkaç tane, önderi birkaç tane, hatta ümmeti birkaç tanedir. Bir tür anonim şirket gibidir. Bunun içindir ki devşirme dinde birlik ve ahenk yerine tefrika ve kaos vardır. Devşirme dinin tüm rahatsızlığı, ondaki hüküm kaynağının tek olmayışıdır. Devşirme dinde tam bir otorite boşluğu vardır. Ona göre, buna göre, falancanın kavlince, filancanın rivayeti mucibince, üstadın beyanına göre, hazretimizin fermanı gereğince vs. devşirme dini bir yamalı bohça haline getirmiştir. Allah’ın dinindeki: Hüküm Allah’ındır. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir. (5-Maide Suresi 44, 45, 47, 50) ilkesi, saf dışı edildiği için bu şirket dinin ortaya koyduğu tabloda hâkim özellik didişme ve bozgundur. Bu bozgunda hüküm yetkisinin mezhepler, hizipler, gruplar, partiler, tarikatlar ve daha bilmem neler tufanında kime veya kimlere ciro edildiği belli değildir. Bunun içindir ki bu tufanda, aynı din kimliğini taşıyanların aynı niyetle icra ettikleri aynı fiil, şirketin bir elemanına göre sevap olurken, bir başka elemanına göre büyük günah olabilmektedir. İki vatandaşımız, bir gazetede din adına verilmiş bazı fetvaların kupürlerini de ekledikleri mektuplarında, bu fetvaları değerlendirdikten sonra soruyorlar. Bu nasıl şey? Allah’ın dinine fatura edilen bu fetvaların bazılarını, Allah’ın dinini tenzih ederek dikkatlerinize sunmak istiyorum: Namazda Ettehiyyat okunurken Şafilerin şehadet parmağını kaldırması sünnet, Hanefilerin kaldırması ise bazılarına göre mekruh, bazılarına göre harammış. Bu bakımdan, Hanefilerin Ettehiyyat okunurken parmak kaldırmamaları gerekirmiş. İfadeye konuluşu bile bir kaos sergileyen bu fetvanın vermek istediği acayiplik şudur: Aynı dinin iki mensubu, aynı kitabın buyruğu olan bir ibadeti icra ederken aynı duayı okuyorlar ve o duanın aynı yerinde şehadet parmaklarını kaldırıyorlar. Gel gör ki, bunu yapmakla biri sevap kazanıyor, biri haram işliyor, yani büyük günaha giriyor. Ve bunun adı İslamiyet oluyor, öyle mi? Şu fetvayı da bir okuyucunun sorusuna verdikleri cevaptan izleyelim: Dişlerinde dolgu veya kaplama olan kişiler eğer Hanefi mezhebinde iseler onların gusül (boy) abdestleri geçersizdir. Başka mezhepten iseler problem yok. Bu fetvanın önümüze koyduğu gerçek şu: Allah’ın kitabı Kuran’a bağlı olduğunu istediği kadar söylese de, eğer bir insan yakasını Hanefi keyfine kaptırmışsa, dişlerini doldurtamaz, kaplatamaz. Aksi halde ömür boyu cenabet gezmiş olur (kıldığı namazlar da geçersiz olur). Yok eğer her nasılsa Şafi kampına kapılanmışsa sorun yok dişlerini doldurtabilir, kaplatabilir. Şimdi sormak lazım: Dinin temel amacından biri nefsi yani insanın varlığını, sağlığını korumaktır. İnsanın kendisini tehlikeye atmaması ise Kuran’ın emirlerinden biridir. Şimdi Müslüman, bu temel emirlere uyarak sağlığını korumak için dişlerini doldurtma, kaplatma yoluna mı gitsin, yoksa mezhep hatırı için Kuran’a ters düşmek veya ömür boyu cenabet gezmek şıklarından birini mi seçsin? Hayır efendim, Şafi olup kurtulsun diyorsanız, o zaman Hanefilik sıkıntısıyla cebelleşmek niye? Peki, bütün bu hengameye dalmak yerine tek ve dosdoğru yolu çizen Kuran’a bağlı kalsak ne kaybederiz? Bizzat Kuran’ın sorduğu gibi: Allah, kuluna kafi gelmiyor mu? Diyeceksiniz ki Kuran’da diş doldurtmakla ilgili hiçbir bahis yoktur. Peki, öyle ise, size ne oluyor da Allah’ın dinin kaynağı yaptığı kitaba koymadığı bir şeyi din bünyesi içine çekip, insanın karşısına buyruklar, tartışmalar çıkarıyorsunuz? Allah bazı şeyleri eksik mi bıraktı da siz düzeltiyorsunuz?”
Uydurulan Din ve Kuran'daki Din, s.164