Tanrı’nın oğlu, yine Tanrı’nın yarattığı insanlar tarafından öldürüldü peki Tanrı neden oğlunu kurtarmak yerine sadece izledi? İblis İsa'ya fısıldadı ‘Gerçekten inanıyor musun, O’nun seni kurtaracağına?’
Gazeteciliğin ne olması gerektiğini, idealde nasıl bir sorumluluk taşıdığını hatırlamak için iyi bir yapım. Gerçek gazeteciliğin sabır, etik ve ısrar gerektiren bir araştırma süreci olduğunu çok net bir şekilde gösteriyor.
Filmi izlemeye başlarken klasik bir felaket hikâyesi bekliyordum, sular yükselecek, kaçış başlayacak, kurtulanlar yeni bir hayata tutunacak diye düşünüyordum. Ama film hiç de öyle ilerlemedi. Büyük yıkımı göstermek yerine izleyiciyi bilinçli olarak dar alanlara hapseden bir anlatım tercih edilmiş. Su…devamıFilmi izlemeye başlarken klasik bir felaket hikâyesi bekliyordum, sular yükselecek, kaçış başlayacak, kurtulanlar yeni bir hayata tutunacak diye düşünüyordum. Ama film hiç de öyle ilerlemedi.
Büyük yıkımı göstermek yerine izleyiciyi bilinçli olarak dar alanlara hapseden bir anlatım tercih edilmiş. Su yükseldikçe umut azalıyor, hareket alanı daralıyor. İnce detaylar, küçük göndermeler ve minik ipuçlarıyla olay örgüsünü adım adım çözmeye çalışmak keyifli bir deneyim sunuyor. Tam çözüldü, artık kurtulacaklar dediğim anda, hikâye bir kez daha yön değiştiriyor.
Görsel efektler genel anlamda oldukça etkileyici, yalnızca birkaç sahnedeki belirgin green screen kullanımı atmosferi kısa süreliğine zedeliyor. Onun dışında ortaya konan iş, emek verildiğini fazlasıyla hissettiriyor.
Kısacası, adamlar yapmış; bize de izlemek düşer.
Bu filmi çok sevdiğim bir hocamın önerisi ile izlemiştim. Steven Spielberg’in Schindler’in Listesi, Holokost’u etkileyici bir görsel dil ve güçlü sembollerle anlatan çarpıcı bir yapımdır. Filmin büyük kısmı siyah-beyaz çekilmiş, yani bu tarz renklerde film izlemeyi sevmiyorsanız uyarmış olayım. Filmde…devamıBu filmi çok sevdiğim bir hocamın önerisi ile izlemiştim. Steven Spielberg’in Schindler’in Listesi, Holokost’u etkileyici bir görsel dil ve güçlü sembollerle anlatan çarpıcı bir yapımdır. Filmin büyük kısmı siyah-beyaz çekilmiş, yani bu tarz renklerde film izlemeyi sevmiyorsanız uyarmış olayım. Filmde sadece kırmızı montlu bir kızın renkli gösterilmesi, sinema tarihine geçen unutulmaz bir tercihtir. Bu küçük kız, masumiyetin, kayıtsızlığın ve yok oluşun simgesidir. Schindler, onu kalabalığın içinde fark eder ama müdahale edemez; bu, onun vicdanında bir iz bırakır. Daha sonra kızın cesedini gördüğümüzde, seyirciye de bu acı gerçek yüzleştirilir. Spielberg burada “bir kişiyi görmek” fikriyle, istatistiklerin arkasındaki gerçek hayatları hatırlatır. Kırmızı mont, sadece bir çocuk değil, soykırımda yok olan binlerce masumun sesi olan güzel bir metafordur. Bu sahne, Schindler’in karakter dönüşümünü tetikleyen duygusal kırılma noktasıdır. Görsel sadeliğin içindeki bu renk, sinemanın sembol gücünü zirveye taşır. Film, tarihi anlatmanın ötesine geçerek seyircinin vicdanına dokunan bir ders verir. İzlerken derin duygulara sürüklüyor tarih filmleri izlemeyi seviyorsanız gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Orçun Behram’ın “Bina” filmi, distopik atmosferiyle ilginç bir yapım. Tek bir apartmanda geçen hikâye, totaliter rejim eleştirisini metaforlarla verirken, izleyiciyi boğucu bir klostrofobi hissiyle baş başa bırakıyor. Görsellik ve ışık kullanımı oldukça başarılı; kasvetli tonda anlatılan hikâye, karanlık politik göndermelerle…devamıOrçun Behram’ın “Bina” filmi, distopik atmosferiyle ilginç bir yapım. Tek bir apartmanda geçen hikâye, totaliter rejim eleştirisini metaforlarla verirken, izleyiciyi boğucu bir klostrofobi hissiyle baş başa bırakıyor. Görsellik ve ışık kullanımı oldukça başarılı; kasvetli tonda anlatılan hikâye, karanlık politik göndermelerle birleşiyor. Ancak senaryo zaman zaman durağanlaşıyor ve bazı semboller gereğinden fazla belirsiz kalabiliyor. Bazı sahnelerde bunun filmle bağlantısı ne, neden böyle bir sahne çekilmiş dediğim anlar çok oldu. Sahneler çok yavaş ilerliyor, hele ki bir koridorda yürüme sahnesi var aç o sahneyi markete git gel filme bak karekter hala o koridorda yürüyor olacaktır. Yine de “Bina”, atmosfer sineması sevenler için karanlık ve düşündürücü bir film. Çok monoton geçiyor.