Herkese merhaba 🙂 Bugün sizden bir dizi önerisi isteyeceğim: "Hometown Cha Cha Cha" dizisine benzer bildiğiniz K-Drama var mı acaba? Böyle tam yazın aileyle izlemelik; komedi, dram, romantik, pasparlak bir dizi arıyorum. 🐬🦋🍀💚
Diş hekimi olmak isteyen biri olarak ileride nasıl bir yerde klinik açacağımı buldum sanırım 😊 🥼 Alabildiğine su, alabildiğine yeşil, sıcacık insanlar, küçük bir kasabadaki gepgeniş gönüller... 🌊🌳🌸 Hüzünlü bir geçmişin gölgesinde geleceğe dair umutlar... 💭 Karakter gelişimi çok iyi…devamıDiş hekimi olmak isteyen biri olarak ileride nasıl bir yerde klinik açacağımı buldum sanırım 😊 🥼
Alabildiğine su, alabildiğine yeşil, sıcacık insanlar, küçük bir kasabadaki gepgeniş gönüller... 🌊🌳🌸
Hüzünlü bir geçmişin gölgesinde geleceğe dair umutlar... 💭
Karakter gelişimi çok iyi bir dizi, 16 bölüm boyunca insanların birbirleri ile olan ilişkilerinin her haline tanıklık ediyoruz. Pişmanlıklarının, minnetlerinin, özlemlerinin, kırgınlıklarının her türlüsünü hissediyoruz. 🫂
Bazen dalgaların bize ne getireceği belli olmaz. Galiba artık geleceğime daha cesaretle bakacağım. 🥿
🕑Geçmişe gidebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz? ☕️Sizi geçmişe veya geleceğe götüren bir sandalye ama unutma: Kahveni soğumadan içmelisin! 🪑Her hikayesinde beni farklı duygulara sürükleyen bir kitaptı. Açıkçası hepsinde hüzünlendim, içim burkuldu ancak her birinden de ayrı ayrı şeyler öğrendim. Dört hikayeden…devamı🕑Geçmişe gidebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz?
☕️Sizi geçmişe veya geleceğe götüren bir sandalye ama unutma: Kahveni soğumadan içmelisin!
🪑Her hikayesinde beni farklı duygulara sürükleyen bir kitaptı. Açıkçası hepsinde hüzünlendim, içim burkuldu ancak her birinden de ayrı ayrı şeyler öğrendim.
Dört hikayeden oluşuyor, her hikayede farklı bir olay anlatılmakla beraber karakterler genel olarak aynı ve hikayeler birbiriyle bağlantılı. Yani buna bir öykü kitabı değil roman olarak bakmalısınız. Özellikle "Karıkoca" hikayesinde gözyaşlarımı tutamadığımı söylemeliyim.
Başı ayrı güzel sonu ayrı güzeldi. Gözlerim dolarken bir yandan hep gülümsedim.
Bu hayatta bizi en çok yıpratan, en çok yanlış anlaşılmaya sebep olan ve en çok kalp kıran şeyin İsteyip de söyleyemediklerimiz olduğunu öğrendim.
Kimi zaman değişim için yaptığımız ufak hamlelerin hayatımıza belki bir etkisi olmasa da bizleri değiştirdiğini öğrendim.
Ertelememeyi öğrendim. Sevdiklerimizden kaçmamayı, önyargılı yaklaşmamayı, önce dinlemeyi sonra dile getirmeyi öğrendim.
🫖☕️🪑Camı olmayan bodrum kat bir kafede kendi güvenli alanınızı bulacaksınız.
Kahverengi üç masa, her masada ikişer sandalye... Sandalyeler yeşil kadife kaplı...Yüz yıldır hizmet veren bu kafe duvarlarındaki lekelere rağmen tertemiz... Duvarındaki üç saatten her biri farklı bir zamanı gösteriyor, yalnız biri doğru... Tavandaki pervane içeride hava akımı sağlıyor, dışarısı kırk dereceyken dahi kafenin daima serin kalması bir sır... İçerideyken zaman kavramı yok oluyor... Müzik olmadığından dolayı büyük bir özenle hazırlanan kahvenizin her bir damlasının sesini duyabilirsiniz... İçeride her zaman bir müşteri var: "O" sandalyede oturan beyaz elbiseli kadın. Asla bitmeyen kitabını huzurla okumaya devam ediyor...
📖Benim üç günde bitirdiğim bu kitap akıcı anlatımıyla, huzurlu atmosferiyle bence sizin de elinizden düşmeyecek.
"—Şimdiki zamanı değiştiremiyoruz, değil mi?
—Doğru.
—Peki ya gelecekte olacak şeyleri?
(...)
—Pekala, gelecek hanüz yaşanmadığına göre sanırım bu sana bağlı."
"Şimdiki zaman değişmemişti ama bu iki kişi değişmişti."
#Ağustos 2022#
☕ Geçmişte ne yaparsanız yapın şimdiki zamanı değiştiremezsiniz.
🍪Şimdi yapacaklarınızla geleceği değiştirebilirsiniz.
☕ Geçmişe döndüğünüzde kafeden ayrılamazsınız.
🍪 Geleceğe vardığınızda geçmişi unutmamalısınız.
☕ Sadece kahveniz soğuyana kadar geçmişte kalabilirsiniz.
🍪 Kahveniz soğuyana kadar geleceğe odaklanıp onu tasarlayabilirsiniz.
Konu açısından sıradan olarak nitelendirebileceğim bu kitap beni üslubu ile resmen büyüledi. Okul zamanı olduğu için bir hafta gerçekten kısa bir süre ve ben bu kitabı bir haftada bitirdim. Başlarda karakterler biraz karışabiliyor ancak bir iki bölümden sonra sayfalar akmaya…devamıKonu açısından sıradan olarak nitelendirebileceğim bu kitap beni üslubu ile resmen büyüledi. Okul zamanı olduğu için bir hafta gerçekten kısa bir süre ve ben bu kitabı bir haftada bitirdim.
Başlarda karakterler biraz karışabiliyor ancak bir iki bölümden sonra sayfalar akmaya başlıyor. Bölümlerin kısa olması dolayısıyla da devam etmekte de ara vermekte de zorlanmıyorsunuz :)
Eski zamanların İngiltere'sinde geçen bir aşk hikayesi. Özellikle sıradan bir ailenin kızı olan Elizabeth ile üst sınıf bir ailenin varisi Mr. Darcy'nin aşkını ele alıyor.
Adından da anlaşılacağı üzere gururun ve önyargının toplumda nelere sebep olabileceğini en zarif haliyle anlatmış Jane Austen.
O kadar tatlı bir diziydi kiiii :) Duygusal, komik, anlamlı, güçlü ve akıcı olduğuna emin olabilirsiniz. Her bölüm farklı bir dava oluyor ve bizler de bu süreçlerde hem davaların sonuca olaşmasını izliyor hem de otizmli olağan üstü avukat Woo'nun serüvenine…devamıO kadar tatlı bir diziydi kiiii :)
Duygusal, komik, anlamlı, güçlü ve akıcı olduğuna emin olabilirsiniz. Her bölüm farklı bir dava oluyor ve bizler de bu süreçlerde hem davaların sonuca olaşmasını izliyor hem de otizmli olağan üstü avukat Woo'nun serüvenine tanıklık ediyoruz.
Sımsıcak arkadaşları, fedakar babası, anlayışlı mentorü ve Jun Ho ile balinaları izlerken çok keyif alacaksınız. 🐳
"Bahar güneşi gibi parlak, sıcak, yumuşak." ☀️
"—Woo to the Young to the Woo
—Dong to the Geu to the Ra-Mi" 😇
🐳🐬🍱🥢⚖️🗂🎧
➡️ Gerçek bir sosyalizm eleştirisi. ✒️ Sosyalizm: Özel mülkiyetin ve sınıfların olmadığı bir toplumsal düzende insanın eşit ve özgür olabileceğine inanan ve devrimci veya evrimci yollarla nihai hedefe ulaşılabileceğini düşünen bir ideolojidir. Teorikte ideal duran sosyalizm pratikte (reel sosyalizm) tam…devamı➡️ Gerçek bir sosyalizm eleştirisi.
✒️ Sosyalizm: Özel mülkiyetin ve sınıfların olmadığı bir toplumsal düzende insanın eşit ve özgür olabileceğine inanan ve devrimci veya evrimci yollarla nihai hedefe ulaşılabileceğini düşünen bir ideolojidir.
Teorikte ideal duran sosyalizm pratikte (reel sosyalizm) tam anlamıyla mümkün değildir. Bu konuda Karl Marx devletin sınıf çatışmaları sonucu oluştuğunu söyler. Diğer sosyalist görüşleri ütopik bulur ve Marksizm'i ortaya atar. Marksizm, bir proleterya (işçi sınıfı) cumhuriyetini ön görür. Marksizme göre özel mülkiyet olmaz, herkes çalışır, herkes eşittir ancak "bazıları daha eşittir". "Daha eşit" olan sınıf yönetime geçen proleteryadır.
👩🏫 Kitapta herkesin eşit olması ve hayvaların (işçi sınıf) insanların (aristokrat sınıf) boyunduruğundan kurtulmak düşüncesi ile başlattığı devrimi anlatır.
Ancak zaman içerisinde diğerlerinden daha zeki olan domuzlar "daha eşit" olmak ister ve kendi içinde çelişen sosyalist Hayvan Çiftliği'nde olanları yazar bizlere açık bir dille aktarır. Kitabın başında insanlar gibi olmayacaklarına dair anlaşan hayvalar, kitabın sonunda domuzlar ile insanlar arasında bir fark göremez. Yönetilen yöneten olunca devraldığı rolü devam ettirir. Bu sırada da özgürlük, değiştirilmiş tarih, geçit törenleri vb. unsurlarla gözleri boyanan halk kötüye giden yaşam koşullarına karşın animalizm (sosyalizm) rüyası uğruna çalışmaya devam eder.
📖 2 günde bitirdiğim, gayet akıcı bir yapıt. Güncelliğini muhtemelen asla kaybetmeyecek bir siyasi eleştiri.
🐷 "Bir kez daha bazı hayvanlar buna itiraz edecek oldu, neyse ki Squealer onlara neyi nasıl düşünmeleri gerektiğini bir kez daha öğretti."
🐶 "Şimdilik, yiyeceklerin ayarlanması gerekli görülmüştü (Squealer asla kesinti demez, ayarlama derdi)..."
🐴 "Ancak, karşı karşıya kaldıkları zorlukluklar ne kadar çok olursa olsun, bu zorlukları dengeleyecek kadar haysiyetli bir yaşamları vardı. Eskisine göre daha fazla şarkı, daha fazla söylev, daha fazla geçit töreni vardı."
🐓 "Tüm hayvanlar eşittir
Ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir."
🐄 "Dışarıdan onları izleyen hayvanlar sırasıyla bir domuzlara, bir insanlara bakıyor, ancak aralarında hiçbir fark göremiyorlardı."
Az önce bitirdim ve bu maceraya güzel bir finalle son verdim... İlk bölümden itibaren izlemeden duramadığım bir dizi oldu. Son birkaç bölüme kadar ara sıra burkulsam da hep güldüm, hep eğlendim. Özellikle goblin ve ölüm meleğinin arkadaşlığı çok güzeldi. Ancak…devamıAz önce bitirdim ve bu maceraya güzel bir finalle son verdim...
İlk bölümden itibaren izlemeden duramadığım bir dizi oldu.
Son birkaç bölüme kadar ara sıra burkulsam da hep güldüm, hep eğlendim. Özellikle goblin ve ölüm meleğinin arkadaşlığı çok güzeldi. Ancak son bölümler gerçekten hüzünlüydü.
Fantastik gibi durmasına karşın hayatın içinden bir meseleyi böylesine anlatması...
Her unutmada içimden bir şey ayrıldı, her hatırlamada bir şeyler kavuştu sanki.
Normalde romantik senaryo bana göre olmamakla beraber bu aşkı, bu diziyi izleyen kimse unutmayacak bence ♡
"-Bin yıllık bir aşk ya da bin yıllık bir hüzün olur mu hiç?
-Olduğuna bahse girerim.
-Hangisine? Aşka mı hüzne mi?"
"Anlaşılan yine bir cennet hazırlamam gerekecek."
"Unutmak Tanrı'nın bir lütfu olmasın siz acı çekmeyesiniz diye?"
"Kendi ölümünü gerçekleştirenler ceza olarak merhumları son yolculuklarına uğurlamak üzere ölüm meleği olurlar."
"İlk aşktı o."
"Çaresizlik insana her kapıyı açtırır."
"-Sen her üzgün olduğunda yağmur mu yağıyor?
-Evet
-Peki fırtına ne zaman çıkıyor?
-O, yeryüzünün hüznü oluyor."
"Anlaşan taraf her senenin ilk karında anlaşmalı tarafın bir dileğini yerine getirir. Çünkü anlaşmalı taraf bekliyor olacak."
"-Neden sandviç iki tanedir bilir misin? Paylaşılsın diye."
💧🌬🌨☂️🧣🕯🍵🦋🥩📻🎩🗡🪦🍁
Arkadaşımın tavsiyesi üzerine ilk defa bir belgeseli internetten açtım ve dikkatle seyrettim. Şu anda musluğu açıp bir damla suyu israf etmeye korkuyorum... Ya gelecek çoktan geldiyse? Siz günde 25 litre su ile yaşayabilir misiniz? Suyu varken korumak hepimizin görevi. Bir…devamıArkadaşımın tavsiyesi üzerine ilk defa bir belgeseli internetten açtım ve dikkatle seyrettim.
Şu anda musluğu açıp bir damla suyu israf etmeye korkuyorum...
Ya gelecek çoktan geldiyse?
Siz günde 25 litre su ile yaşayabilir misiniz?
Suyu varken korumak hepimizin görevi.
Bir gün Dünya'ya benzer bir gezegen bulsak da asla Dünya'nın yerini tutmayacağını, suyun yerini ise başka hiç bir maddenin alamayacağını unutmayalım.
💧💧💧
Veeee sonunda bitirdim :) Yoğun bir yazılı sürecinin ardından kaybettiğim beyin hücrelerimi yenilemek adına izlemeye başladığım dizi fazla sarınca 3 günde 8 saatlik bölüm izleyerek amacımın biraz dışına çıkmış olabilirim 🙄 Kalite anlamında aşırı abartılacak gibi olmamakla beraber gotik havasıyla…devamıVeeee sonunda bitirdim :) Yoğun bir yazılı sürecinin ardından kaybettiğim beyin hücrelerimi yenilemek adına izlemeye başladığım dizi fazla sarınca 3 günde 8 saatlik bölüm izleyerek amacımın biraz dışına çıkmış olabilirim 🙄
Kalite anlamında aşırı abartılacak gibi olmamakla beraber gotik havasıyla sizi içine çeken eğlenceli bir sezon olmuş.
Günümüzde geçmesine karşın okulun kadim havası, olayların küçük bir kasabada geçmesi balo sahnesinde Dua Lipa'yı duyana kadar beni kendi zamanımdan öteye taşıdı diyebilirim.
Kısa sayılabilecek bir sürede karakterleri bize tanıtmayı başarıp olay odaklı ilerleyen dizi merak unsurunu canlı tutuyor.
Vampirlerin, sirenlerin, kurt adamların, resimleri canlandırandan medusaların olduğu Navermore Akademisine siz de davetlisiniz...
⭐️ 7,8
Merhabalar :) Arkadaşlar, çıkmazdayım lütfen yardım edin!!! Modern Family'yi yeni bitirdim ve ne izleyeceğimi bilmiyorum. Bütün iyi sitcomları bitirmişim gibi 🤧 Friends, Brooklyn 99, Modern Family, The Big Bang Theory => Bunlar izlendi ✔️ The Good Place'i yarım bırakmıştım. Şimdi…devamıMerhabalar :)
Arkadaşlar, çıkmazdayım lütfen yardım edin!!!
Modern Family'yi yeni bitirdim ve ne izleyeceğimi bilmiyorum. Bütün iyi sitcomları bitirmişim gibi 🤧
Friends, Brooklyn 99, Modern Family, The Big Bang Theory => Bunlar izlendi ✔️
The Good Place'i yarım bırakmıştım. Şimdi onu bitireceğim. Bir de Community'ye belki bir şans verebilirim.
Daha önce bana sitcom önermeniz için bir post atmıştım ve pek çok öneri gelmişti 😊 ancak:
Seinfeld: Çekimi çok eski geldi, son sezonunun bile kalitesi çok düşük, bu yüzden izleyemedim.
That 70's show: Fazla ergence geldi, samimi bir ortam hissedemedim.
Scrubs: Gerçekten izlemek istediğim bir diziydi ancak internetteki çekim kalitesi çok kötü, biraz bulanık ve ekranın 2/3 ünü kaplıyor. Devam edemedim.
How I Met Your Mother: Neden sürekli bardalar ve hep gece ve neden konuştukları konu hep ilişkiler? Beni sarmadı, ilk 4 bölümü izledim, lütfen devamında da böyle olacak mı söyler misiniz?
The Office: Gerçekten güldürmedi :( Diyaloglar bir süre sonra sıkmaya başladı, müziksiz, sanki belgesel havasında çekilmiş olması pek bana göre değil.
Arrested Development: Komik gelmiyor, izledikçe sarıyor mu söyler misiniz?
It's Always Sunny in Philadelphia: Internetteki çekim kalitesi çok kötü. Scrubs gibi. Kalitesi iyi olsa da ben samimi bir arkadaş ortamını tercih ederim sanırım.
✳️ Gördüğünüz gibi şu anlık umutsuz vakayım. Yukarıya yazdıklarım dışında samimi, komik ve fazla ilişki şakasından öte gerçekten şaka yapan bir sitcom biliyor musunuz????????????????????????
😇 Buraya kadar okuduysan teşekkür ederim, yoruma bekliyorum ⬇️⬇️⬇️