BU FİLM BU ZAMANA KADAR NEREDEYDİ ?! Disney+ da ilk filmi izledikten sonra önerilende bu filmi gördüm. Allahallah bu ne ki diye bir baktım bide ne göreyim Ariel'in KIZI 😧 ufak çaplı bir şoktan sonra izledim. Ve ilk filmin finalinde…devamıBU FİLM BU ZAMANA KADAR NEREDEYDİ ?!
Disney+ da ilk filmi izledikten sonra önerilende bu filmi gördüm. Allahallah bu ne ki diye bir baktım bide ne göreyim
Ariel'in KIZI 😧 ufak çaplı bir şoktan sonra izledim.
Ve ilk filmin finalinde Ariel prens ile evleniyor ve bu filmde de çocukları oluyor. Fakat çocuklarına deniz kızı soyundan geldiğini söylemiyorlar.
Kız Ariel in kızı olunca maalum su kuşu gibi gizli gizli sınırı aşıp denizde gizli gizli yüzmeler
İlk filmde kötü karakter olarak Ursula vardı bu filmde de kardeşi var. Soyağacı olarak ilerliyor film serisi.
Filmi bitirdikten sonra jenerikte 3. FİLMİ çıktı şok geçiriyorum üstüne üstlük sindirellanın da 2. Ve 3. Filmi varmış 😧😧😧 mood.
Hepsini listeme ekledim valla ama Ariel'in devam filmleri enazından 2. Filminde ben sıkıldım yani çocuk olsa belki izler onu sarar ama bu film beni pek sarmadı. Arka planda izlemelik bir filmdi
6/10
Dizinin editleri sağolsun Instagram'da karşıma çıka çıka artık izleme vaktinin geldiğini düşünüyorum. Dizinin akışı çok iyiydi 8 bölüm 50 dk olmasına rağmen baya akıp gidiyor, durgun ilerlese bile meraktan ekranı kapatamadığınız bir yapım olmuş. İzlerken ben de zaman yolculuğu yapsam…devamıDizinin editleri sağolsun Instagram'da karşıma çıka çıka artık izleme vaktinin geldiğini düşünüyorum.
Dizinin akışı çok iyiydi 8 bölüm 50 dk olmasına rağmen baya akıp gidiyor, durgun ilerlese bile meraktan ekranı kapatamadığınız bir yapım olmuş.
İzlerken ben de zaman yolculuğu yapsam da önemli hayatı değiştirecek şeyler yapsam diye düşündürüyor.
• Konusuna gelecek olursak;
Başrölümüz lisede ingilizce ögretmeni olan Jake. Arkadaşının lokantasında ki oda 1960 lara açılan bir geçit aslında. Ve bu insanlar da geçidi Vietnam süikastını durdurmak için kullanıyorlar.
• Geçmişe gidince orada yaşanılan 2 yıl gelecekteki hayatına 2 dk olarak yansıyor.
• Restoranın sahibi olan adam kanser hastası, gecmişte olayları değiştirdikçe gelecekte de değişimler oluyor doğal olarak bunun sonucunda değişim olmasını sağlayan kişide ise hasar kalıyor.
Bu detay güzeldi birinin Jake e durumları öğretip anlatması ve sonra ölmesi tipik bir durum ama yine de diziye yakışmış .
Özellikle adamın bıraktığı bahis kitabı çok iyiydi.
•İlk bölümlerde Bayan Mimi yi siyahi olduğu için benzin vermediği sahne çok güzeldi evrensel bir mesaj cuk oturmuş.
Aynı zamanda Bayan Mimi çok tatlı bir kadın, aynı zamanda müdür ile evli olmaları da çok iyi detaydı.
•Ve tabi ki olmazsa olmazlardan başrol aşkları
Jake ve Saide çok uyumlu bir çift benim gözümde.
Özellikle son bölümlerde çok iyiydiler.
•Bu dizide en sevdiğim mesajlardan biri de son sahnelerinde sevdiğimiz insanların geçmişte kalmasının bize ne kadar acı verici olduğunu hatırlatması...çok etkileyiciydi....
10/10
Filmi aylar önce sinemada izlemiştim ve sinemada izlemeye değer bir görsel şöleni var. Film 3 saat ve ister istemez biraz yoruluyorsunuz fakat görsel şöleni harikaydı James Cameron işini hakkıyla silip süpürmüş, fakat ben konu bakımından sıkıldım anlar oldu filmi izlerken.…devamıFilmi aylar önce sinemada izlemiştim ve sinemada izlemeye değer bir görsel şöleni var.
Film 3 saat ve ister istemez biraz yoruluyorsunuz fakat görsel şöleni harikaydı James Cameron işini hakkıyla silip süpürmüş, fakat ben konu bakımından sıkıldım anlar oldu filmi izlerken. Tamamen görsel şölene çalışıp filmin konusunda zayıf kalmışlar gibi geliyor bana. Konu edinmek istediği şeyler güzel fakat anlatımı yetersiz buldum.
Bu filmde başka avatarlar görmek güzeldi farklı mekanlar farklı karakterler.
İlk filimin daha kısa ve öz olması onu daha diri tutumuştu, daha geniş kapsamlı olunca daha bir fazla olmuş
Avatar 2 yi izlerken 1 i ne kadar sevdiğimi de anlamış oldum
10/7
" Düşünmek , davranışın provasıdır. " Sigmund Freud ile ilgili araştırma yaparken önüne çıkan şahane söz. İnsan oğlunun sürekli yaptığı şey düşünmek ! Bu sözü okur okumaz dedim ki ne doğru ne haklı söz. Kolay kolay düşünmeden hareket etmeyiz zaten…devamı" Düşünmek , davranışın provasıdır. "
Sigmund Freud ile ilgili araştırma yaparken önüne çıkan şahane söz.
İnsan oğlunun sürekli yaptığı şey düşünmek !
Bu sözü okur okumaz dedim ki ne doğru ne haklı söz.
Kolay kolay düşünmeden hareket etmeyiz zaten yarın ne giysem ? Ne yemek yapsam ?
Aklıma direk iler ki günlerde yapacağım sunum geldi. Elimde mikrofon sahneye çıkarım heyecanlı ve gergin olurum, insanlara konu hakkında sorular sorarım cevaplarını tartışırız, sunuma başlarım muhtemelen anlatırken kendi şahsi fikirlerimi söylerken bana katılmayan insanlar olacak ve onların dediklerini düşünüp kendince yorum yaparım...
Baksanıza tam olarak bu. Daha ortada eylem yok ama eylemi planlayan bir kafa var
"Düşünmek, davranışın provasıdır" tam olarak tespit gibi tespit
Herkese selammm Kasım ayının son gününden , son bir haftamı güzelleştiren bir kitaptan bahsedeceğim. Arda Erel'in sarsıntı kitabını yorumlamaya geldim. Öncelikle bu kitabı okumamı sağlayan @elif_kygl na beni bukadar iyi tanıdığı için ve seçimlerinin çok iyi olduğu için teşekkür etmek…devamıHerkese selammm
Kasım ayının son gününden , son bir haftamı güzelleştiren bir kitaptan bahsedeceğim. Arda Erel'in sarsıntı kitabını yorumlamaya geldim.
Öncelikle bu kitabı okumamı sağlayan @elif_kygl na beni bukadar iyi tanıdığı için ve seçimlerinin çok iyi olduğu için teşekkür etmek isterim. Okulda otobüste evde elimden düşürmediğim bir kitap oldu ve ben kitaplara bu kadar bağlanan bir insan değilim çok fazla şey anlamama neden oldu da diyebiliriz...
Gel gelelim kitaba
Kitabın yazarı yani Arda Erel ile bu kitap sayesinde tanımış oldum. Ve bu kitabın bir erkek elinden, kadın ağzında yazılması çok hoşuma gitti. Zamanımıza bakınca kadın şiddetleri tecavüzleri derken bir erkeğin bunun ciddiyetle farkında olup bir kadını bütün içtenliğiyle anlamasının mutluluğunu yaşadığımı söyleyebilirim.
Ana karakterimiz Derin kendisi yetimhanede en yakın arkadaşı Lidya ile büyümüş bir psikolog.
Kendi hayatında kendi ilişkilerinde yaşadığı sorunlardan tutun danışanların sorunlarına kadar.
Aslında kitabın çok sadece ve anlaşılır dili var. Bu dili toplumun ve benliğinizin farkındalık duygusu öne katarak kullanması çok güzeldi.
En başta Ece, haber spikeri olan kadın , bisexsüel oğlan ..... Bu bireylerin kendi içlerinde ne hissettiklerini okumak...
Bu kitaptan tek çıkardığım (ve bence çıkarmamız gereken) Derin'in hayatı veya yaşadıkları olmadı. Derin bir psikolog ve ona ihtiyaç duyan insanların neler yaşayarak ona ihtiyaç duymaları.
Aslında her insan kendi ile uğraşsa ve başkasına karışmasa insanlara saygıyla yaklaşsa dünyada herkes çok mutlu olabilirdi diye düşünüyorum.
Kitapta dediklerimin yanında hoşuma gitmeyen iki şey oldu ;
İlki Aşk kavramını psikolog danışan ilişkisi olarak alması. Fazlasıyla güven kırıcı olduğunu düşünüyorum.
Diyeri ise Derin'in "hiç" kelimesini kullandığı yerlerde hep sorguladım. Anlamsız geldiğini hissettirdi sanki bana nasıl anlatsam bilemiyorum. Neyse sonuç olarak tamamen benim kişisel yargılayışım.
Kitapta klişeler var mıydı tabi ki de vardı yada dahası can alıcı ters köşeler 🙉🙊🙈
🎶 'Bazen cümleye ama kelimesi girince , sanki öncesinde dediklerini boşa dinlemiş gibi hissediyorum. Çünkü o "ama" dan sonra gelenler hep daha çok anlam taşırdı.'
Kitapta en sevdiğim cümle bu oldu acayip haklı bir yargı ama ama ama ama .....
🎶 "O ortamda bir yanlış varsa, o hiç bir zaman tek taraflı olmaz"
🎶Kopmalıyız iş işten geçmeden
Alışkanlık betermiş hepsinden
Korkuyorum her biten günden
Hayatı çok rutin olarak ilerleyen biri olarak bu söz insana bir cesaret veriyor bence Ajda Pekkan 🤌🤌. Bu satırları okuyunca hayat sanki bana zaman geçiyor , geçen zamanı nasıl değerlendiriyorsun ? Diye soruyor resmen.
👁️👁️
🎶 "Zaten duymak istediklerimizi duymak için bir ömür harcamıyor muyuz?" Kitaptaki en sevdiğim cümle oldu. Hayatı öylesine yaşamak isteyen biri değilim. Bu hayat benim ise önemli bir yerim olması gerekiyor ve olucak da. Hangimiz unutulmak için yaşıyoruz ? Yani ne bilim hayatıma baktıklarında ne boş beleş insanmış demek yerine vay ve neler neler yaşamış dolu dolu denmesini tercih ederim ve bunun için yaşıyorum. Bunun için yaşamıyor muyuz ?
Kitabı okurken çok klasikten gelicek belki ama sınırları zorlamak için "keşke" kelimesini kelime hazinemden çıkarma kararı aldım. Ne kadar çok keşke dersek okadar çok içimizde kalır yaşama arzumuz.
(Ve elinizden geldiği kadar uygulamaya çalışın stresli bir insan olarak hayatı içinden geldiği gibi yaşamayı öğretiyor )
Fazlasıyla uzuuun bir yazı oldu buraya kadar okuduysanız eğer teşekkur ederim 😋
Buna benzer sade bir dili olan kitap biliyorsanız eğer benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum .
8\10
Spoiler içeriyor
İlk ciltten biraz bahsedeyim ilk olarak 9 yaşında bir çocuğumuz var. Geyik hatlarına sahip bir çocuk! Bir salgın sonucu melez olarak ortaya geliyor. En son Bay jappert vardı geyik hatlarına sahip olan çocuk yani Gus u güvenli bir yere götüreceğim…devamıİlk ciltten biraz bahsedeyim ilk olarak 9 yaşında bir çocuğumuz var. Geyik hatlarına sahip bir çocuk! Bir salgın sonucu melez olarak ortaya geliyor. En son Bay jappert vardı geyik hatlarına sahip olan çocuk yani Gus u güvenli bir yere götüreceğim diye aslında hayatta kalan son insanların yaşadığı profosorlerle dolu bir ortama götürüyor. Neden? Ne için? gibi soruları da bu kitapta yani ikinci ciltte okuyoruz.
Çizim tarzları ve kitabın konusu gereği ile biraz ürkünç sayfalar vardı . İlk kitabi daha konuyu tam bilmeden gece geç saatlerde okumak istemiştim ve sırf ilk sayfalarında gerildigim için okuyamamıştım . Şimdi bu kitapta öyle bir korkum olmadı 😅 fakat yinede çizim tarzı ürkütücü .
Bu kitapta Gus'un olduğu sahneler cidden çok sayılı. Kitapta çoğunlukla Bay Jappert'in hayatının son kısımlarını görüyoruz hani Gus ile tanışmadan önceki zamana cocuguna hamile olan karısı ona ne oldu falan filan yada neden jappert Gus u kandırıp barınak diye oraya götürdü gibi soruların cevabı bu kitapta anlaşılacağı gibi.
Gus un dokot ile konuştuğu sahnelerde aklıma Thomas geldi labirent filmindeki bakınca aslında benziyor.
Gus melez biri ve bu yüzden salgına dirençli doktor da son kalan insanları kurtarmak için panzehir arıyor . İkiside birbirinden çok farklı ama ortak özellikleri var . Doktor Gus a çok farklı olduğunu ve herşeyin anahtarı olduğunu söylüyor . Yani bakınca Thomas da panzehirdi
Neredeyse Ayyynı seneryo ....
Gus'a hayvan çocuk teşisini koyuyorlar yani ne bilim hiç bilinmiyor zaten dışarıdan (!)
Kitabın sonları çok güzel ilerliyor. Gus un geçmişine hipnoz ile gittiği sayfalar favorim.
---Minik bir teori ---
" Yarı hayvan yarı bebek sacmaliğına inanıyorlar mi gerçekten " diyor jappert bir sayfada karısına.
Bilmiyor ki kendi oğlu Gus ve evet yarı hayvan ve yarı bebek birini dünyaya getirmiş hala net değil tabi ki
Devam kitabı üçüncü cildin daha iyi olucağını düşünüyorum.
Çizgiroman olarak farklı özgün bir konusu var. Buda konuya ilgi çekici yapıyor çizgiroman severlere tavsiye ederim maalum ekonomimize kıyasla nasıl indirim peşinde koşuyoruz oynat bakalım...
Spoiler içeriyor
İlk filmde Enola' nın hayatını izlerken bu filmde ise resmi olarak aldığı ilk davayı izliyoruz. Film aşırı sürükleyiciydi . Tamamen bir Sherlock filmi olmasa bile ilk filme göre baya bir Sherlock Holmes sahnesi içeriyor diyebiliriz. Filmin seneryosunda olan Bryant May…devamıİlk filmde Enola' nın hayatını izlerken bu filmde ise resmi olarak aldığı ilk davayı izliyoruz.
Film aşırı sürükleyiciydi . Tamamen bir Sherlock filmi olmasa bile ilk filme göre baya bir Sherlock Holmes sahnesi içeriyor diyebiliriz.
Filmin seneryosunda olan Bryant May kibrit fabrikası olayını ele almaları kadın dayanışmasıni içermesi de apayrı bir olay...
Millie Bobby Brown ve Henry Canvill Gelişmekte olan harika oyuncular olduğundan bahsetmeden de geçemem
Filmin son sahnesinde Dr. watson'u görünce de ayrı bir heyecan geldi. 3. Film yoldayım diye bağırıyor
İzlediğim en harika uyarlamalar dan biriydi kesinlikle . Herkesin izlemesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum zaten hepimiz pinokyonun kim olduğunu biliyoruz konusunu , gepetto ustayı ... Filmin başları çok güzeldi gepetto ustanın dilek dilemesiyle pinokyo'nun canlanma sahnesi 😍 İzlerken bir…devamıİzlediğim en harika uyarlamalar dan biriydi kesinlikle .
Herkesin izlemesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum zaten hepimiz pinokyonun kim olduğunu biliyoruz konusunu , gepetto ustayı ...
Filmin başları çok güzeldi gepetto ustanın dilek dilemesiyle pinokyo'nun canlanma sahnesi 😍
İzlerken bir süre sonra Pinokyo nun vicdanı siz oluyorsunuz belki bir süre tabii ki ... izleyenler ne demek istediğimi rahatlıkla anlayacaklar 😁
Vermek istediği mesaj zaten .... Bir baba ve oğlu arasında yaşananlar da diyebiliriz aynı zamanda .
✨ Pinokyo Bedenen çamdan yapılma bir kukla olsa bile" kalbinde her çocuk kadar gerçek " ✨
Hikayemizi bir cırcır bocegi anlatıyor .
Babasını grurlandirmak için çıktığı yolda başına gelemler de diyebiliriz kısacası .
Filmin başında çalan guguklu saatteki karkater göndermeleri çok güzeldi demekki gepetto ustanın oğlu tam bir Disney hayranı .
Ustamız yatmadna önce berrak gök yüzünde parıldayan bir yıldız görüyor ve dilek tutuyor . Ve herşey o zaman başlıyor .....
Tom Hanks ın oyunculuğundan bahsetmeden geçmek ayıp olur yani aslında dicek fazla bişey kalmadı oyunculuğunu şahane bir şekilde sergilediği bir eser daha 🥹🥹
Birde son olarak filmi altyazılı izledim . pinokyonun orjinal seslendirmesi çok gûzeldi en sevdiğim repliği değilde konuşma şekli gibi bişey sanırım
I ' m pinocchio
demesinde farklı bı güzel tatlı birşey vardı 🫣🥴😍
sürekli mutlu iyimser düşünen
konuşma şekli çok tatlı olan küçük sevimli bir sesin sürekli tereddütle kalıp konuşmassı 😅 minik detaylar ama etkileyici ....
Aynı zamanda filmde geçen müzikler sürekli duyduğumuz Disney orjinal filmlerinin açılışlarında çalan melodinin besteli hali 🥹🥹 çook güzeldi ✨✨✨✨✨
Klasikleri uyarlama serisine bir film daha eklendi ✅ izlemeniz gereken konular var 🥴
İyi seyirler ✨✨✨
Spoiler içeriyor
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu benim ilk mangam . Çok fazla çizgiroman okuyan biriyimdir fakat konu manga olunca nedense bir ön yargım bir uzaklığım vardı. Bu kitabı da internette alışveriş yaparken önüme çıktı ve konusu ilgimi çekince bir şans…devamıÖncelikle şunu belirtmek isterim ki bu benim ilk mangam . Çok fazla çizgiroman okuyan biriyimdir fakat konu manga olunca nedense bir ön yargım bir uzaklığım vardı. Bu kitabı da internette alışveriş yaparken önüme çıktı ve konusu ilgimi çekince bir şans vereyim dedim .
Neyse madem önüme çıktı bende aldım okudum .
• ön yargılı olduğum şeyleri yapınca genelde on yargım hemen kırılıyor ve bu kitap tarzı da öyle oldu ben kitabı baya sevdim hatta okuduktan soknra buraya gelmeden sepetime başka mangalar da eklemedim değil .
İlk okumaya başladığımda damızlık kızın öyküsü Vibe verdi o farklılık soğuk kanlilikla başladı . Küçüklükten itibaren belli bir yöntem , bir baskılı bir şekilde toplumsal refahı koruma söz konusu . Söz konusu olan bu hareketi küçük bir sloganla belirtiyorlar " yarın ölecekmiş gibi yaşa "
Kitabın ismi olan ikigami nin kelime anlamı ölüm bildiri kağıdı . Yani adından anlaşılacağı gibi insanlar eğer aşıdan sebebi ile ölme vaktinin geldiğini belirten bir kağıt ve tamamen bunu konu ediniyor .
Tek konu farklı hayatlar diyebiliriz aslında .
Aşıyı hazırlayan Üç farklı departman var ve bu departmanların farklı farklı görevleri var .
İlk fepartmanin asi ve kapsül birleştirme
İkinci departman şırınga ve aşıyı birleştirme
Üçüncü departman ise şiringanin hangi çocuğa vurulacsgini belirleme .
Böyle bir aşı vurmalarının sebeplerinin şöyle bir mantığı var ; her an herkesin ikigamisi gelebilir bu yüzden bütün insanlar bütün toplum yarın ölucek gibi yaşıyor . Bunun sonuçlarında ise insanların daha az dünyaya zarar verdigini daha az birbirlerini katletiginin sonucuna varıyorlar .
Anladığım kadarıyla her kitapta iki tane farklı insanın ikigamisinin gelmesini konu ediniyor . Bu kitapta ise ilk bölüm 16 yaşında bir oğlan orta okul yıllarinda bir grup yüzünden manyak bir zorbalığa uğramış ve ikigamisinin geldiğini öğrenince hemen onları bulup intikam almak istiyor .
Ve tabiki intikam karın doyurmaz nefsi köreltmez . Bölümün sonunda pişman oluyor
Diyer Bölümde ise bir sokak muzisyenimiz var . 22 yaşında bir genç sırf ünlü olmak için sokak ortamını besteci olan arkadaşını geride bırakıyor ve ilk teklif veren yere hemen katılıyor . Anlıyor ki maksat sadece ünlü olmak değil istediği müziği yapmak kendi tarzında kendi istediği gibi ölmeden önce sokakta çaldıkları bir şarkıyı içten söylüyor ve ölüyor .
Yani aslında konusu gsrup ilginç ve bunu çok güzel yansıtmışlar .
Yani ben 24 saat içinde ölsem o gün ne yaparım merak etmedim değil .
Siz 24 saat içinde ölseniz , kalan 24 saatinizde ne yapardınız ?