Jose Mauro De Vasconclos - Şeker Portakalı Kitabın kapağını bizzat Pablo Picasso tasarlamıştır.Konu olarak fakir bir aileden gelen Zeze beş çocuklu bir ailenin çocuğudur ve kendi ailesinden şiddet görmektedir.Ailesinden kaçan Zeze başka bir aileye sığınır ve onları ailesi olarak kabul…devamıJose Mauro De Vasconclos - Şeker Portakalı
Kitabın kapağını bizzat Pablo Picasso tasarlamıştır.Konu olarak fakir bir aileden gelen Zeze beş çocuklu bir ailenin çocuğudur ve kendi ailesinden şiddet görmektedir.Ailesinden kaçan Zeze başka bir aileye sığınır ve onları ailesi olarak kabul eder.Klasiklerden olan bu kitap bildiğiniz üzere çocuk kitabı olarak önerilmektedir oysa ki ben bu varsayimin tamamen yanlış olduğunu bu kitabın yetişkinler için olduğunu çocuklar için ağır ve çocuk kitaplarının gerekli kriterlerini karşılamadığını düşünüyorum.Bir çocuk gelişimci olarak da ele aldığım kitap kesinlikle çocukları etkileyecek olumsuz unsurlar barindirabilir ve bunu göze almadan bu güzel ve öğretici kitabı yetişkin kitabı olarak ele alalım.Kitap ayrıca birçok ülkede yasaklanmış hatta hala yasaklı olan yerler var. MEB dahil.Zeze'nin başkarakter olduğu kitap bir çocuğun yaşadığı sevgisizligi öyle derinden size hissettiriyor ki aglamamaniz pek zor.Yazarin kendi hayatindan kesitler taşıyan roman bizlere hayatımızda sevginin yerini şiddet ve duygusuzluk aldığında bizleri nasıl etkilediğini küçük tatlı bir çocuk üzerinden anlatıyor.Şeker portakalinin fidanı da onun tek sırdaşı tek arkadasi...Dusunsenize şiddet içinde sevgiyi tatmanız gereken bir yaşta sevginin ne olduğunu bilmeden büyümek zorunda kaliyorsunuz.Başınizin oksanmasi gerekirken üstüne dayak yiyorsunuz.Bu bir çocuğa hatta birine yapılacak en büyük kötülüktur çünkü unutmayın ki sevgisiz büyüyen bir birey hep içinde bir eksiklikle yaşar ve onu tamamlamaya çalışır bu uğurda da birçok şey feda eder.Kitap sadece sevgisizligi değil fakir bir ailenin egitimsizligini, şiddete egilimli olduğunu birçok sorunları beraberinde getirdiğinde sosyo ekonominin ailede çok önemli olduğunu da anlatmaktadir.Ayrica çogu kişi bu kitabın üç seriden oluştugunu bilmeden okumaktadır.Kitap şeker portakalı, Güneşi Uyandiralim ve karakterin yetişkin hallerini anlatan serinin son kitabı Deli fişekle bitmektedir.1968 tarihli kitapla siz artık Zeze sayesinde hümanist biri olmuşsunuzdur.Tüm olumsuzluklarin yerini sevgi aşk empati almıştır.Zeze bizlere unuttuğumuz güzel duyguları hatırlatarak bizleri yeniden insan yapmıştır.Zeze'ye ne kadar teşekkür etsek azdır bize verdiği bu unutulmaz güzel dersle.İyi okumalar.
“- Ağlamak kötü bir şey mi?
– Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
– Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”