Uzun ve kaliteli bi dizi bitirdikten sonra gelen bosluk hissini yasiyorum ya aq hiç bişi izleyesim yapasim yok hayatımdan bı parca eksildi sanki aşırı alışmışım
Düşünsenize bir kütüphanede çok tercih edilmeyen, pek de bilinmeyen bir raf olduğunu. Veya tozlanmış kitaplarla dolu, pek fazla el değmemiş ama kendine has değerli bir rafı. Burası tam olarak öyle gibi geliyor.
Filmdeki StarLord karakteri eskiden favori karakterlerimden birisiydi ve hatta o yaşıma göre kahramanımdı diyebilirim. Yaptığı seçimlere rağmen, sevilmeyen bir karakter olsa da, bazı yönleri karaktere karşı aşırı sempati oluşturdu. Örneğin müzik ve dans eşliğindeki savaş sahnesi;) karakterin müziğe ilgisi ve…devamıFilmdeki StarLord karakteri eskiden favori karakterlerimden birisiydi ve hatta o yaşıma göre kahramanımdı diyebilirim. Yaptığı seçimlere rağmen, sevilmeyen bir karakter olsa da, bazı yönleri karaktere karşı aşırı sempati oluşturdu. Örneğin müzik ve dans eşliğindeki savaş sahnesi;) karakterin müziğe ilgisi ve seçilen müziklerin kaliteli olması gibi. Samimi de geliyordu çok ondan olsa gerek
Oldukça uzun soluklu bir dizidir (15 sezon). Eskiden abim izlerdi, bende yanında az çok izliyordum ama tamamen izlememiştim şu ana dek. Şimdi izleyip abimle bölümleri tartışmak güzel bir his. Uzun soluklu olduğundan dolayı bazı karakterlere çok bağlanabiliyor veya içselleştirebiliyorsunuz. Bazı…devamıOldukça uzun soluklu bir dizidir (15 sezon). Eskiden abim izlerdi, bende yanında az çok izliyordum ama tamamen izlememiştim şu ana dek. Şimdi izleyip abimle bölümleri tartışmak güzel bir his. Uzun soluklu olduğundan dolayı bazı karakterlere çok bağlanabiliyor veya içselleştirebiliyorsunuz. Bazı karakterlerin gelişimi gerçekten baya iyi. Örneğin Crowley isimli sözde kötü karakterin gelişimi:). Sözde kötü karakter demek istiyorum çünkü, iyi veya kötü oldukça tartışılıyor dizide, ahlaki çatışmalar da epey var. Bazı kavramların çelişebildiğini veya değişkenliğini anlayabiliyorsunuz. Sizleri bilmem ama başka bir perspektif üzerinden bu dizideki Crowleyin gelişim sürecini az çok GOT dizisinde Jaime'ye benzetiyorum. İyi veya kötü çatışmaları, ahlaki değişimler veya yaratılışımızın kompleks olma yönünden.
Hello Boys:)
Her şeyin, ilk istek ve renklerin bolluğundan sonra yavaş yavaş bir yok oluşla hüzün ve kedere, kasvet ve karanlığa gidişi onu damla damla öldüren bir uyuşturucu gibi geliyor ve kendi buna kurban olduktan sonra bunun sadece kendisi için olmayıp böyle…devamıHer şeyin, ilk istek ve renklerin bolluğundan sonra yavaş yavaş bir yok oluşla hüzün ve kedere, kasvet ve karanlığa gidişi onu damla damla öldüren bir uyuşturucu gibi geliyor ve kendi buna kurban olduktan sonra bunun sadece kendisi için olmayıp böyle umumî bir kanunun olduğunu görmekten acı bir teselli buluyor, garip bir keder sarhoşluğu ile kalıyordu..
- ;(
Uzun zaman sonra tekrardan izlemek istedim. Kalbim tekrardan yumuşacık oldu, insanlar bir an için bile olsa gerçeklerden kaçmak için sinemaya sığınabiliyor. O insanlardan birisi olarak, hiç yaşamadığım dünyaların içindeymiş gibi, karakterler ile bütünleşerek bir anlığına da olsa salt gerçekliğin ötesinde…devamıUzun zaman sonra tekrardan izlemek istedim. Kalbim tekrardan yumuşacık oldu, insanlar bir an için bile olsa gerçeklerden kaçmak için sinemaya sığınabiliyor. O insanlardan birisi olarak, hiç yaşamadığım dünyaların içindeymiş gibi, karakterler ile bütünleşerek bir anlığına da olsa salt gerçekliğin ötesinde hayal edebiliyorum kendimi. Tabiki filmde '''sevginin'' içerdiği hiçbir şeyi karşılayamayasak da, yine de hayal ederek inanmak ve gözlerimi gerçekliğe kapatmak çok ama çok güzel...
Eğer romantik bir film izlemek istiyorsanız ve içinde fantastik öğeler olmasında istiyorsanız kesinlikle izlemeniz gerekiyor bence, ki bu nitelikteki filmleride seviyorsanız bu filmi kaçırmış olabileceğinizi hiç düşünmüyorum.
Doğrusu da gitmek istemiyordum. Bilmem böyle bir kırgınlığım var. Her yer bana boş ve hüzünlü geliyor. Yeryüz bana eskimiş görünüyor, her yeri toz kaplanmış. Bundan evvel özenip yazmaya başladığım bir eserin müsveddeleri de masanın üstünde tozlanıyor. Sevmek, sevilmek de boş!…devamıDoğrusu da gitmek istemiyordum. Bilmem böyle bir kırgınlığım var. Her yer bana boş ve hüzünlü geliyor. Yeryüz bana eskimiş görünüyor, her yeri toz kaplanmış. Bundan evvel özenip yazmaya başladığım bir eserin müsveddeleri de masanın üstünde tozlanıyor. Sevmek, sevilmek de boş! Insan korkunç bir yalnızlık içindedir. Kimsenin ne düşündüğünü bilemezsiniz! Bu yalnızlığı ben her zaman duymam.