Spoiler içeriyor
"En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı. Gülmek ise her karanlığa şafaktı.." Sahte olan her şeyden uzak dur,özellikle de insanlardan. Seni birilerine dönüştürmelerine izin verme! Derinliğimde boğulmadan sorularımda kaybolmadan korkularımda yok olmadan gör beni.. Sahte olan her şeyden uzak dur,özellikle…devamı"En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı.
Gülmek ise her karanlığa şafaktı.."
Sahte olan her şeyden uzak dur,özellikle de insanlardan. Seni birilerine dönüştürmelerine izin verme!
Derinliğimde boğulmadan
sorularımda kaybolmadan
korkularımda yok olmadan
gör beni..
Sahte olan her şeyden uzak dur,özellikle de insanlardan. Seni birilerine dönüştürmelerine izin verme!
'Binlerce yıldır birbirini öldürmekten vazgeçmeyen bir türdü insan..'
'Bedenimin içindeki canı gör,
sadece etimi değil.
Gözlerimin içindeki hayatı gör,
sadece bakışımı değil.
Hissettiklerimi gör,
sadece tepkilerimi değil.
Beni Gör.
Derinliğimde boğulmadan,
Sorularımda kaybolmadan,
Korkularında yok olmadan,
Gör beni.'
Birde fiziksel olmayan intihar var ki güzel kızım cenazen mezarlıkta değil kafanın içinde..
...peki ya kalbin ne kadar dışarıda? Temkinli davranmak ve kendimizi korumak akıllıca, buna itirazım yok ama en büyük tehlike duygularımızda kaçtığımızda çıkıyor ortaya.
Bilmeyenlerin arasında bilen olmak en büyük lanetti. Dinlemeyenlerin arasında duyan olmak ise felaketti.
Aslında insani en çok üzen şey ;
Hayal kırıklığı değil , yaşanması mümkünken yaşanmayan mutluluklar dır ...
Bir de fiziksel olmayan intihar var ki güzel kızım cenazen mezarda değil kafanın içinde..
Şeytanlıktan utanmak yerine saflığa kızar olduk,
sadece biri sevmeyi aptallık sanıp ,aldatmaya soyunduk
koyun olmayalım derken bildiğin sırtlan olduk..
Tatlı dille yılanı deliğinden çıkarıp bir süre beraber takıldık.
Sonunda kendimizi yılana bile yılan olmayı öğretirken bulduk.....
Bedenimin içindeki canı gör,
sadece etimi değil.
Gözlerimin içindeki hayatı gör,
sadece bakışımı değil.
Hissettiklerimi gör,
sadece tepkilerimi değil.
Beni Gör.
Derinliğimde boğulmadan,
Sorularımda kaybolmadan,
Korkularında yok olmadan,
Gör beni.
Bir fısıltıya koydum kendimi.
Kalbine soruyorum yerimi:
Başarabilir misin beni görmeyi?
Cesaretin yeter mi?
Topla cesaretini ve Gör Beni..
Kimsin sen? Kim olmaya karar verdin? Kendini seçtin mi? Yoksa başkalarının seçimlerinden mi etkilendin? Unutma, sen sadece olmaya karar verdiğin kişisin.
Öğreneceksin... Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu...
En büyük devrim; her şeye rağmen yaşamaktı. Gülmek ise her karanlığa şafaktı.
Rüyalarımız değil miydi gönlümüzün eksikliğini çektiği imkansızlıklarla buluşabileceğimiz tek yer?
İslam’ın savunulmaya ihtiyacı yoktur. İslam’ı yaşarsın, etrafındaki herkese örnek olacak bir zarafet ve kudrette yaşarsın, gerisi teferruattır. Ve İslam’ı yaşayabilmek için önce insan olmak gerektiğini anlamak lazım.
azra kohen // gör beni
Spoiler içeriyor
kaldırımlar sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.yolumun karanlığa saplanan noktasında,sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;biri benim, biri de serseri kaldırımlar.içimde damla damla bir korku…devamıkaldırımlar
sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.yolumun karanlığa saplanan noktasında,sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;biri benim, biri de serseri kaldırımlar.içimde damla damla bir korku birikiyor;sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;iki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
// necip fazıl kısakürek
Spoiler içeriyor
Sevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.....bahaneydi sonbahar. "iyi insanlar iyi atlara binip gitti." her gecenin sonunda sabah her umudun başında allah var.. ölüm güzel şey: budur perde ardından haber... hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?...…devamıSevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir
aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.....bahaneydi sonbahar.
"iyi insanlar iyi atlara binip gitti."
her gecenin sonunda sabah
her umudun başında allah var..
ölüm güzel şey: budur perde ardından haber...
hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?...
söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda...
ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, "iyi insanlar iyi atlara binip gitti."
insanoğlu kendi varından yoksun
her ağızda fanilik dırıltısı;
sonunda tek bir şarkı tabutun gıcırtısı.
ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar. ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar. geçti istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni gelme, artık neye yarar?
affet...! göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten...
lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?
hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;kelimenin üstünde, cümlelerin altında...
gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, ayağım takılıyor yerdeki gölgelere..
rahmetyaradan, rahmetini kahrından üstün saydı;ne olurdu halimiz, gözyaşı olmasaydı?
sevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir
çile // necip fazıl kısakürek
Hazreti Fatih'in ihtişamlı kılıcı Tam 7 kilo ve 125 santim. Kılıç üzerinde yazan yazı ve ayetlerin manası şöyledir: "Bismillahirrahmanirrahim, Hak dinin bağlarını parıltılı ve açık harfli ayetlerle ve keskin ve parlak kılıçlarla güçlendiren yüce Allah'a hamd olsun. Salat ve selam,…devamıHazreti Fatih'in ihtişamlı kılıcı
Tam 7 kilo ve 125 santim.
Kılıç üzerinde yazan yazı ve ayetlerin manası şöyledir:
"Bismillahirrahmanirrahim,
Hak dinin bağlarını parıltılı ve açık harfli ayetlerle ve keskin ve parlak kılıçlarla güçlendiren yüce Allah'a hamd olsun.
Salat ve selam, en güzel fasih sözlerle vasfedilen Hazret-i Muhammed ve ehli beytine olsun. Allah'ım! Din'in erkanlarını yüceltmek için mücadele eden gazi ve mücahitlerin sultanı, Cihad için çekilen keskin kılıç olan Sultan Murad Han'ın oğlu Mehmed Han'a güç kuvvet ver ve kılıcının kınını Şeriat düşmanlarının boynunda, kaleminin mürekkebini de alemlerin rabbinin inayetinde eyle.
O, Sultan Osman Han'ın oğlu Orhan Han'ın oğlu Murat Han'ın oğlu Bayezid Han'ın oğlu Mehmed Han'ın oğlu, Murad Han'ın oğlu Mehmed Han'dır. Allah onların mezarlarının toprağını, gazilerin kılıçlarından akan saf su ile sulasın ve kılıçların gölgesi altında olan cenneti de mekanları eylesin, amin ya Rabbelalemin".
“yahudi'ye güveneceğine yılana güven, yunan'a güveneceğine yahudi'ye güven, ama ermeni'ye asla güvenme.” `george orwell`// paris ve londra'da beş parasız
Spoiler içeriyor
gece vardiyasındaki taksi şoförü max, arabasına binen kiralık katilin zorunlu ortağı olur. tom cruise'un soğukkanlı performansı ve dijital gece görüntüleri filme benzersiz bir şehir noir'i havası verir.
iki küçük kızın kaybolması sonrası bir baba, adalet ile intikam arasındaki çizgiyi aşmaya başlar. yağmurlu atmosferi ve ağır temposuyla modern noir gerilimi hissi verir.
emekli olmaya hazırlanan bir uyuşturucu satıcısı, son işinde büyük suç ağlarının ortasında kalır. şık ingiliz gangster atmosferiyle modern brit-noir örneklerinden biridir.`tom hardy`/ `Daniel Craig`