bir adam rüyadan uyanamaz. ya da hiç uyumamıştır. film boyunca özgür irade, bilinç, gerçeklik ve ölüm konuşulur. izlemekten çok deneyimlemek gereken filmlerden.
michael douglas'ın hayatı bir gün gizemli bir oyunla değişir. oyun nerede başlıyor? nerede bitiyor? gerçek olan ne? david fincher'ın en eğlenceli ters köşelerinden biri.
bir vietnam gazisi korkunç halüsinasyonlar görmeye başlar. gerçeklik sürekli kırılır. korku filmi gibi görünür ama aslında travma, ölüm ve kabullenme üzerine kuruludur. silent hill dahil birçok oyuna ilham vermiştir.
tom cruise'un en garip işlerinden biri. aşk hikâyesi gibi başlar. psikolojik gerilim olur. sonra bilimkurguya dönüşür. en sonunda ise bütün filmi yeniden yorumlamak zorunda kalırsın.
yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır. gerçeklik ile rüya arasındaki sınır giderek yok olur. vanilla sky'ın asıl ve çok daha güçlü versiyonu. film bittikten sonra olayları baştan düşünmeye başlarsın.
bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar.
El Mariachi / iş bulmak ve müzik yapmak için küçük bir meksika kasabasına gelen gezgin bir mariachi; aynı gün bölgeye ulaşan, gitar kutusunda silah taşıyan bir tetikçiyle karıştırılır. basit bir yanlış anlaşılma kısa sürede kartellerin, kiralık katillerin ve yozlaşmış polislerin…devamıEl Mariachi /
iş bulmak ve müzik yapmak için küçük bir meksika kasabasına gelen gezgin bir mariachi; aynı gün bölgeye ulaşan, gitar kutusunda silah taşıyan bir tetikçiyle karıştırılır. basit bir yanlış anlaşılma kısa sürede kartellerin, kiralık katillerin ve yozlaşmış polislerin dahil olduğu ölümcül bir kovalamacaya dönüşür.
robert rodriguez’in neredeyse yok denecek bir bütçeyle çektiği film; teknik kusurlarını avantaja çevirerek ham enerjisi ve yaratıcılığıyla dikkat çeker. tozlu sokaklar, ucuz moteller ve sınır kasabalarının kaotik atmosferi içinde ilerleyen hikâye; bir yandan modern western unsurları taşırken diğer yandan bağımsız sinemanın en etkileyici başarı öykülerinden birine dönüşür.
filmdeki aksiyon gösterişli olmaktan çok doğrudan ve içgüdüseldir. bu nedenle El Mariachi, daha sonra gelecek Desperado ve Bir Zamanlar Meksika’da filmlerinin aksine stilize bir çizgi roman değil; sokak seviyesinde, kirli ve samimi bir suç hikâyesi hissi verir.
Once Upon a Time in Mexico / bir zamanlar meksika’da robert rodriguez’in “el mariachi” üçlemesinin final filmi olan yapımda; efsanevi silahşör el mariachi, bir darbe planının ortasında kendini kanlı bir komplonun içinde bulur. gitar kutularından çıkan silahlar, yozlaşmış generaller, karteller…devamıOnce Upon a Time in Mexico / bir zamanlar meksika’da
robert rodriguez’in “el mariachi” üçlemesinin final filmi olan yapımda; efsanevi silahşör el mariachi, bir darbe planının ortasında kendini kanlı bir komplonun içinde bulur. gitar kutularından çıkan silahlar, yozlaşmış generaller, karteller ve çift taraflı oyunlar arasında ilerleyen film; gerçekçilikten çok çizgi roman estetiğine yakın bir aksiyon operasına dönüşür.
antonio banderas’ın karizmatik mariachi karakterine; Johnny Depp’in eksantrik cia ajanı sands rolü eşlik eder. özellikle depp’in performansı, filmin en akılda kalan taraflarından biridir.
Kısaca ..
mermilerin fizik kurallarını umursamadığı, gitar kutularının cephaneliğe dönüştüğü, johnny depp’in ise tek başına bütün filmi çaldığı robert rodriguez çılgınlığı. aksiyondan çok stil izlemek isteyenler için birebir.
Cinema Paradiso / sinema cenneti sicilya’nın küçük bir kasabasında yaşayan toto’nun, yaşlı makinist alfredo sayesinde sinemaya âşık oluşunu anlatır. çocukluk, nostalji, kaybedilen aşklar ve zamanın acımasızlığı üzerine kurulmuş film; aslında sinema hakkında çekilmiş en güzel filmlerden biridir. ennio morricone’nin müzikleri…devamıCinema Paradiso / sinema cenneti
sicilya’nın küçük bir kasabasında yaşayan toto’nun, yaşlı makinist alfredo sayesinde sinemaya âşık oluşunu anlatır. çocukluk, nostalji, kaybedilen aşklar ve zamanın acımasızlığı üzerine kurulmuş film; aslında sinema hakkında çekilmiş en güzel filmlerden biridir. ennio morricone’nin müzikleri ve final sahnesi uzun süre insanın aklından çıkmaz.
Birçok kişi için sonu, sinema tarihinin en unutulmaz finallerinden biri kabul edilir.
yine mustafa akkad imzalı film; italyan sömürgeciliğine karşı direnen omar mukhtar'ın hikâyesini anlatır. doğrudan dini bir film olmasa da inanç, adalet ve direniş temalarını güçlü biçimde işler. çağrı ile birlikte düşünüldüğünde, akkad'ın tarihî epik sinemadaki en önemli iki eserinden biridir.