Spoiler içeriyor
Gökyüzü öylesine açık ve yıldızlıydı ki, ona bakınca insan ister istemez kendisine soruyor: Böylesine bir gökyüzünün altında dargın ve kaprisli insanlar yaşayabilir mi? (s.7)
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması,…devamıBenim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de
sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı.
Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama
bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız
kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne
yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntisı içimdeki
telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en
başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne
en? Içimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece
anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarın.
Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..
Ali lidar
Doğup büyüdüğü yere ait değil insan.Acı çektiği yada çok mutlu olduğu yere de ait değil.İnsan,olmak isteyip de olamadığı yere ait...Şey gibi bir his işte bu;çok,çok susamak gibi... Ali lidar
Kova Burcu Kadınlarının En Çekici Yönleri - Marjinal olup herkes gibi olmayışı - İnişli çıkışlı ruh halleri, orijinal kişiliği, kimseye benzemeyen tavırları - Aşırı duygusallıktan uzak oluşu, mantığının sesini dinlemeyi bilmesi - Kolayca ele geçirilmeyişi - Zarif, zeki, arkadaş, ortamı…devamıKova Burcu Kadınlarının En Çekici Yönleri
- Marjinal olup herkes gibi olmayışı
- İnişli çıkışlı ruh halleri, orijinal kişiliği, kimseye benzemeyen tavırları
- Aşırı duygusallıktan uzak oluşu, mantığının sesini dinlemeyi bilmesi
- Kolayca ele geçirilmeyişi
- Zarif, zeki, arkadaş, ortamı germeyen, akıllı biri olması
- Şaşırtıcı, ilgi uyandırıcı görünüşü (her daim çağa uyan)
- Kendine has özel stili. (aynı kıyafeti başkası giyse, onun kadar iyi taşıyamaz)
- Kendi başına buyrukluğu
"daha çok anlat" dedim. "hoşuna gidiyor mu?" "çok. elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum." "bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?" "gider gibi yaparız." böyleydik eskiden
Spoiler içeriyor
“Ben hep mutluyum, neden biliyor musun? Çünkü hiç kimseden bir şey beklemiyorum. Beklenti her zaman zarar verir. Hayat kısa, bu yüzden hayatını sev ve mutlu ol. Gülümsemeyi sakın bırakma! Kendin için yaşa ve konuşmadan önce dinle. Yazmadan önce düşün. Harcamadan…devamı“Ben hep mutluyum, neden biliyor musun?
Çünkü hiç kimseden bir şey beklemiyorum.
Beklenti her zaman zarar verir.
Hayat kısa, bu yüzden hayatını sev ve mutlu ol.
Gülümsemeyi sakın bırakma!
Kendin için yaşa ve konuşmadan önce dinle.
Yazmadan önce düşün.
Harcamadan önce kazan.
Dua etmeden önce inan.
Vazgeçmeden önce dene.
Nefret etmeden önce sev.
Ölmeden önce yaşa.”
(William Shakespeare)
şimdi ne yapıyor diye düşündüm. acaba onun aklından neler geçiyor. onun yanında olmak istedim. ve o an farkında değildim belki ama birinin hep yanında olmak istemek hiç de sandığımız kadar iyi değildi. aklımda hep sen