wolfs (2024) / yalnız kurtlar iki “temizlikçi”, tek ceset ve giderek kontrolden çıkan bir gece… jon watts (cop car, spider-man: homecoming üçlemesi) tarafından yazılıp yönetilen wolfs, suç filmiyle kara komediyi aynı potada eriten, yıldız oyuncuların kimyası üzerine kurulu modern bir…devamıwolfs (2024) / yalnız kurtlar
iki “temizlikçi”, tek ceset ve giderek kontrolden çıkan bir gece…
jon watts (cop car, spider-man: homecoming üçlemesi) tarafından yazılıp yönetilen wolfs, suç filmiyle kara komediyi aynı potada eriten, yıldız oyuncuların kimyası üzerine kurulu modern bir neo-noir.
film, birbirinden habersiz çalışan iki profesyonel “iş bitirici”nin aynı olayı temizlemek için görevlendirilmesiyle başlıyor. ikisi de yalnız çalışmaya alışık. ikisi de kimseye güvenmiyor. ama gece ilerledikçe basit görünen bir ceset gizleme işi; mafya, uyuşturucu, yanlış anlaşılmalar ve peş peşe gelen sürprizlerle tam anlamıyla bir kaosa dönüşüyor.
brad pitt ile george clooney, yıllar sonra yeniden aynı filmde buluşurken adeta eski dostluklarının ekrandaki karşılığını izletiyor. sürekli birbirini küçümseyen, laf sokan ama istemeden aynı takımın parçası hâline gelen bu iki karakter, filmin asıl gücünü oluşturuyor. aksiyondan çok diyaloglarla çalışan mizah anlayışı, onların doğal uyumuyla daha da etkili hâle geliyor.
jon watts, büyük ölçekli aksiyon yerine kontrollü bir tempo tercih ediyor. tek gecede geçen hikâye boyunca gerilim ile mizah arasında gidip gelen tonunu büyük ölçüde koruyor. görüntü yönetimi gece atmosferini başarılı kullanırken, caz ve elektronik tınıların harmanlandığı müzikler filmin cool havasını destekliyor.
ancak film, sahip olduğu potansiyelin tamamını kullanamıyor. böylesine güçlü bir oyuncu kadrosundan daha sert, daha cesur ve daha unutulmaz bir suç filmi çıkabilirdi. senaryo zaman zaman güvenli sularda kalıyor ve finali beklenen etkiyi yaratmakta zorlanıyor.
yine de brad pitt ve george clooney’yi karşılıklı izlemek başlı başına seyir keyfi. onların karizması ve ince mizahı olmasa, film aynı etkiyi bırakmayabilirdi.
burn after reading, kiss kiss bang bang, the nice guys, in bruges ve bullet train sevenlerin keyif alacağı, yıldız oyuncuların omuzlarında yükselen eğlenceli bir suç komedisi.
kusursuz bir film değil ama iki hollywood efsanesinin karizmasını izlemek için bile şans verilmeyi hak ediyor.
kleopatra'nın, piramitlerin inşasına bizim aya inişimizden daha yakın bir tarihte yaşamış olması. evet, yanlış okumadınız. gize'deki büyük piramit yaklaşık m.ö. 2560'ta tamamlandı. kleopatra ise m.ö. 69'da doğdu. arada yaklaşık 2.500 yıl var. bugün aya inişinin üzerinden ise henüz 100 yıldan…devamıkleopatra'nın, piramitlerin inşasına bizim aya inişimizden daha yakın bir tarihte yaşamış olması.
evet, yanlış okumadınız. gize'deki büyük piramit yaklaşık m.ö. 2560'ta tamamlandı. kleopatra ise m.ö. 69'da doğdu. arada yaklaşık 2.500 yıl var. bugün aya inişinin üzerinden ise henüz 100 yıldan bile az zaman geçti.
tarih bazen o kadar uzun ki, aynı kitapta okuduğumuz insanlar sanki aynı dönemde yaşamış gibi hissediyoruz. sonra böyle bir bilgi geliyor ve beynin kronolojik düzeni komple format yiyor.
Ve olaylar olaylar Mohamed Salah, Trabzonspor’la 2 yıllık anlaşma sağladı. Yıldız futbolcu, bordo-mavili ekipten yıllık 15 milyon Euro + performans bonusları kazanacak. Puff Yaşa be Drabzooonn trabzonspor & mohamedSalah tebrikler İbrahim Hacıosmanoğlu
Trabzonspor, 34 yaşındaki Mısırlı yıldız Mohamed Salah'ı duyurdu. Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, "Serbest statüde yer alan profesyonel futbolcu Mohamed Salah'ın Kulübümüze transferi konusunda görüşmelere başlanmıştır. Kamuoyuna duyurulur." ifadelerine yer verildi. Salah, geçtiğimiz sezonda İngiliz ekibiyle 41 maça çıkıp 12 gol,…devamıTrabzonspor, 34 yaşındaki Mısırlı yıldız Mohamed Salah'ı duyurdu.
Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, "Serbest statüde yer alan profesyonel futbolcu Mohamed Salah'ın Kulübümüze transferi konusunda görüşmelere başlanmıştır. Kamuoyuna duyurulur." ifadelerine yer verildi.
Salah, geçtiğimiz sezonda İngiliz ekibiyle 41 maça çıkıp 12 gol, 10 asistlik bir performans sergilemişti.
Deneyimli oyuncu, ülkesi Mısır ile 2026 Dünya Kupası'nda son 16 turuna kadar yükselmişti. Salah, turnuvada 5 maça çıkıp 1 gol ve 2 asist katkısı yapmıştı.
Kariyeri
Salah, futbol hayatına 2010 yılında ülkesinin takımlarından Al Mokawloon'da başladı.
Ardından sırasıyla Basel, Chelsea, Fiorentina, Roma formaları terleten yıldız isim, 2017-18 sezonunda Liverpool'un yolunu tuttu.
Burada geçirdiği toplam 9 senede forma giydiği 442 maçta 257 kez fileleri sarsan Salah, ayrıca Kırmızılar ile 2 Premier Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Süper Kupası, FIFA Kulüpler Dünya Kupası, FA Cup ve Community Shield zaferleri kazanmasının yanı sıra 2017-2018, 2018-2019, 2021-2022 ve 2024-2025 Premier Lig sezonlarında gol krallığı yaşadı.
Salah, ayrıca art arda 2017 ve 2018 senelerinde Afrika'da Yılın Oyuncusu ödülüne layık görüldü.
34 yaşındaki deneyimli oyuncu, 2011 yılında başladığı milli takım kariyerinde ise Mısır ile 2017 ve 2021 Afrika Uluslar Kupası'nda final oynamış, 2018 ve son yapılan Dünya Kupası olan 2026'da Firavunlar'a kaptanlık yapmıştı.
seven pounds (2008) / yedi yaşam bazı filmler ters köşe yapar. seven pounds ise vicdanını yavaş yavaş sıkıştırır. gabriele muccino’nun yönettiği, başrolünde will smith‘in yer aldığı film; ilk yarısında seyirciden sabır isteyen, ikinci yarısında ise bütün parçaları yerine oturtan duygusal…devamıseven pounds (2008) / yedi yaşam
bazı filmler ters köşe yapar. seven pounds ise vicdanını yavaş yavaş sıkıştırır.
gabriele muccino’nun yönettiği, başrolünde will smith‘in yer aldığı film; ilk yarısında seyirciden sabır isteyen, ikinci yarısında ise bütün parçaları yerine oturtan duygusal bir drama. smith’e rosario dawson, woody harrelson, barry pepper ve michael ealy eşlik ediyor.
irs görevlisi ben thomas’ın birbirinden tamamen alakasız görünen yedi insanın hayatına dokunmaya başlamasıyla hikâye ilerliyor. neden onları seçtiği, amacı ve geçmişi uzun süre gizli tutuluyor. film, cevap vermek yerine soru sordurarak ilerlemeyi tercih ediyor. bu yüzden ilk bölümde temposunu yavaş bulanlar olabilir; ancak sabreden izleyici, finalde her ayrıntının neden orada olduğunu anlıyor.
gabriele muccino, the pursuit of happyness’ta olduğu gibi yine gösterişli melodramdan uzak duruyor. duyguyu müzikle zorlamıyor; karakterlerin sessizlikleri, pişmanlıkları ve bakışları üzerinden anlatıyor. görüntü yönetimi sade ama etkileyici. özellikle rosario dawson ile will smith arasındaki sahneler, filmin duygusal omurgasını oluşturuyor.
will smith’in kariyerindeki en iyi performanslardan biri. alışık olduğumuz karizmatik ve esprili yıldız profilini tamamen geride bırakıp, suçluluk duygusuyla yaşayan kırık bir adamı büyük bir sadelikle canlandırıyor. rosario dawson ise filmin kalbi olmayı başarıyor.
seven pounds, fedakârlık, kefaret ve ikinci bir şans üzerine kurulmuş bir hikâye. izleyiciyi manipüle etmeye çalışan bir duygu sömürüsü değil; vicdan, pişmanlık ve affedilme isteği üzerine kurulu sessiz bir karakter çalışması.
herkese göre bir film değil. aksiyon bekleyenleri sıkabilir, temposunu yavaş bulanlar olabilir. ama finale ulaştığında geriye dönüp ilk sahnelere bambaşka gözle bakıyorsun. bazı filmler bittiğinde alkışlatır; seven pounds ise konuşacak hâl bırakmaz.
“geçmişi değiştiremezsin ama başkasının geleceğini değiştirebilirsin.”
Will Smith’in filmografisindeki en değerli ama en az konuşulan yapımlardan biri.
monica bellucci bir keresinde şöyle demişti: “ilk çocuğumu 40 yaşında, ikincisini 45'te doğurdum. 50 yaşımda james bond'un bir filminde rol aldım. ve bunların hiçbirini 20'li yaşlarıma geri dönmek için değiştirmek istemem. gençken, fransızların dediği gibi, şeytanın güzelliğine sahipsin: o vahşi,…devamımonica bellucci bir keresinde şöyle demişti: “ilk çocuğumu 40 yaşında, ikincisini 45'te doğurdum. 50 yaşımda james bond'un bir filminde rol aldım. ve bunların hiçbirini 20'li yaşlarıma geri dönmek için değiştirmek istemem. gençken, fransızların dediği gibi, şeytanın güzelliğine sahipsin: o vahşi, bilinçsiz, neredeyse tehlikeli güzellik. ama 50 yaşında… başka bir güzellik doğar, bakılmak zorunda kalmadan gerçek olduğunu hissedebilen bir güzellik. makyaja ya da onaya bağımlı değildir. sessiz, güçlü bir güzellik, kendini bulmuş olmanın getirdiği bir güzellik. gerçek özgürlük gençlikle değil, yaşanmışlık ve kendi seçimlerinle gelen deneyimle gelir.”
seven veils (2025) / yedi tül bazı insanlar geçmişini geride bırakır. bazıları ise geçmişi yeniden sahneye koyar. atom egoyan’ın yazıp yönettiği seven veils, ilk bakışta opera dünyasında geçen bir drama gibi görünse de; aslında bastırılmış travmalar, sanatın iyileştirici gücü ve…devamıseven veils (2025) / yedi tül
bazı insanlar geçmişini geride bırakır. bazıları ise geçmişi yeniden sahneye koyar.
atom egoyan’ın yazıp yönettiği seven veils, ilk bakışta opera dünyasında geçen bir drama gibi görünse de; aslında bastırılmış travmalar, sanatın iyileştirici gücü ve geçmişle yüzleşme üzerine kurulu psikolojik bir karakter incelemesi.
başrolde amanda seyfried, yıllar sonra eski akıl hocasının tamamlayamadığı salome operasını sahnelemekle görevlendirilen tiyatro yönetmeni jean karakterini canlandırıyor. prova süreci ilerledikçe sahnedeki hikâyeyle kendi çocukluğu, bastırdığı anılar ve kırılgan ruh hâli iç içe geçmeye başlıyor. gerçek ile sanat arasındaki sınırlar giderek silikleşiyor.
atom egoyan, her zamanki gibi yüksek sesle konuşmuyor; sessizlikleri, bakışları ve sahne geçişlerini kullanarak karakterinin zihnini seyircinin önüne açıyor. filmde opera sadece bir dekor değil, karakterlerin iç dünyasını anlatan ikinci bir dil hâline geliyor.
amanda seyfried, kariyerinin en olgun performanslarından birini sergiliyor. gösterişli oyunculuk yerine, küçük mimikler ve kırılgan bakışlarla karakterin iç çatışmasını hissettiriyor. ona rebecca liddiard, douglas smith ve mark o’brien eşlik ediyor.
görüntü yönetimi sahne ile gerçek hayatı ustalıkla iç içe geçirirken, opera müzikleri filmin atmosferini güçlendiren en önemli unsurlardan biri oluyor. tempo zaman zaman ağır ilerlese de bu bilinçli tercih, karakterin psikolojik çözülüşünü daha etkili hissettiriyor.
black swan, tár, perfect blue ve persona gibi sanat dünyasının karanlık yüzünü anlatan filmleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
herkese hitap eden bir film değil. aksiyon ya da büyük dramatik patlamalar bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. ama karakter odaklı, katmanlı psikolojik dramaları sevenler için uzun süre akıldan çıkmayacak kadar rahatsız edici ve etkileyici bir deneyim.
https://appraf.com/title/movie/seven-veils
kızılderililer sonbaharda yeni seçilen kabile büyücüsüne gitmiş ve kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. modern dünyanın adetleriyle yetişmiş genç büyücü eskilerin sırlarından bihabermiş ve ve kışın nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikre sahip değilmiş. ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye…devamıkızılderililer sonbaharda yeni seçilen kabile büyücüsüne gitmiş ve kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. modern dünyanın adetleriyle yetişmiş genç büyücü eskilerin sırlarından bihabermiş ve ve kışın nasıl geçeceği konusunda hiçbir fikre sahip değilmiş. ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye düşünen genç büyücü, kabile üyelerine soğuk bir kışa hazırlanmalarını salık vermiş. birkaç gün sonra aklına gelmiş, meteoroloji müdürlüğü'ne telefon açmış ve soğuk bir kış bekleyip beklemediklerini sormuş. görüştüğü meteorologsa kışın sahiden soğuk geçeceğini düşündüğünü söylemiş. bunun üzerine büyücü kabileyi toplamış ve daha fazla odun depolamalarını buyurmuş. aradan birkaç hafta geçmiş. büyücü meteorolojiyi bir kez daha aramış. meteorolog bu sefer ''çok soğuk bir kış olacağa benziyor,'' demiş. büyücü bunun üzerine kabilesini yine toplamış ve bu sefer ormanda ne kadar yakacak odun, dal, kıymık bulurlarsa toplamalarını söylemiş. yine birkaç hafta geçince meteoroloji işleri'ni bir kez daha aramış ve durumu sormuş. meteorolog bu kez çok heyecanlıymış. ''gelmiş geçmiş kışların en soğuğu olacak, öyle görünüyor,'' demiş. büyücü, '' ciddi misiniz?'' demiş. ''nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz.'' meteorolog bir an duraklamış ve ''kızılderililer,'' demiş. ''çılgınca odun topluyorlar!''