yoldaş orlov'un uğultusu'ndan: -niye insanlara mesafeli davranıyorsun? -insanları tanıdığım için. -ama insanları tanıyan tek misin ki? diğerleri böyle davranmıyor. -ben kendimi de tanıyorum
Spoiler içeriyor
zaman makinası olsaydı ve kendi geçliğime, mesela 17 yaşıma dönseydim kendime şunları söylerdim en önemli şey aşk onu doya doya yaşa, bu bir. ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak. yapmıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler…devamızaman makinası olsaydı ve kendi geçliğime, mesela 17 yaşıma dönseydim kendime şunları
söylerdim
en önemli şey aşk onu doya doya yaşa, bu bir.
ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak.
yapmıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın.
yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisi dilini ısır kimseye söyleme.
sevdiğin insanlar bul, işlerini onlarla yapmanın yollarına bak.
hayat yap, et, çalış, başarla geçiyor.
ve bu maroton çok sevdiklerinle geçerse iş yapmamış sürekli aşk yapmış olursun.
bi kaç kişinin elini sıkı sıkı tut.
onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver.
onları kaybetme.
herşey değiştiğinde senin en orjinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
kendini onunla bununla karşılaştırma.
başkalarının kriterlerine göre seçim yap
ma!
o zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin.
oralarda ne işin var, senin yolun başka yokuşların başka!
konu komşu ne der diye dinleme.
komşu senin hayatın hakkında topu topu 15 dakika konuşacak, sense ölene dek onu yaşayacaksın.
hareket et, hergün hareket etmeyi alışkanlık haline getir.
bir spora kafayı tak, dansa kafayı tak, satranca kafayı tak.
kafaya taktıkların ileride yaldız olup üzerine yağacak, yaldız olup üzerine yağacak.
hergün oku, herşeyi oku.
ağaç olmak nasıldır, vangogh olmak nasıldır, ikinci dünya savaşına katılmış olmak
nasıldır, öğren!
bir gün hepsi yapboz gibi yapışıp sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.
kızlar; zekadan, çalışıp başarandan, ve espiriden hoşlanır.
erkekler; güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
hayat alışkanlıklıklarla yürüyor.
birşeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir.
alışkanlıksa tekrarla oluyor.
beyin böyle programlanıyor.
birşeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor.
o yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et!
neyi alışkanlık yaparsan hayatın ondan oluşacak unutma.
erken kalkmak kulağa berbat geliyo, biliyorum ama erken kalkan yol alır hayatımda
duyduğum en doğru şey.
bazen saat 8: 30 da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliğine.
dedikodu yapma!
dekikodu nasıl birşey biliyor musun, böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi.
ağzını, içini, evini kokutuyor.
rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı.
gül geç.
hem dedikodu yapanların başına mutlaka ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip
durdukları şey gelir unutma.
hayatın mizah anlayışı böyle.
kızlar güzel mi güzel bi kadın olduğunuzda kendi atınız olsun.
kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın.
böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz.
atınızı kimse altınızdan alamaz.
dört nala başka yere gidebilirsiniz.
erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta
birbirinize asla el kaldırmayın.
o güç, güç değil!
kaba kuvvet o.
korkudan kaynaklanır.
kaybetme korkusundan.
ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız.
tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız.
kimseyi suçlama suçlamak; nasıl diyeyim, zehirli bi duygu.
insanı frenler, insanı kurban piskolojisine sokar.
atıl bırakır.
hatta şimdiden duvara " kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
" kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
çok faydasını göreceksin.
ceplerden, bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine.
kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu.
hayatın, sana başkaları tarafından yansıtılmayan bi aslı var.
onu dinle deniz kabuğu dinler gibi.
yalnızlığını kimseye verme.
yalnızlığın hariç herşeyi paylaş.
çünkü hayat paylaşınca güzel.
hergün şükret!
teşekkürü dualarından asla eksik etme.
teşekkür kadar insana iyi gelen birşey yoktur.
birşeyi istemekten dilemekten bile iyidir.
sıcacık yapar ruhunu.
bendeki bana yeter, hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesinidir.
birinden birşey isteme onun yerine birine birşey ver, bak neler olacak seyret sonra.
karanlık günler olacak.
düşeceksin de.
yaralar da açılacak.
o zamanlarda şunu unutma; tünel bitecek.
kalkacaksın da, kabuk da bağlayacaksın.
sevdiklerine bıkıp usanmadan "
seni seviyorum.
seni çok seviyorum" de.
hatta " sen ne yaparsan yap, kim olursan ol seveceğim" de.
korkmaktan korkma.
ödün bile kopsun.
sonra kapa gözünü bas karanlığına.
belki biri taş döşemiştir, kim bilir...
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
hergün bir yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle.
böyle bir kahraman olmak ister miydin?
istiyorsan başarıyorsun.
ne mutlu sana.
gençliğime sevgilerimle /nil karaibrahimgil
"kadınların çoğunda bir erkeğe aşkla bağlanırken aslında kendilerini mutsuz edecek bir kanıt, bir gizem bulma arzusu yatar. zehirli bir arzudur bu; sonu dramatik bir biçimde felaketle bitecek bir iz bulma ümididir. kendi yıkımların yol açma pahasına da olsa, bu gizem…devamı"kadınların çoğunda bir erkeğe aşkla bağlanırken aslında kendilerini mutsuz edecek bir kanıt, bir gizem bulma arzusu yatar. zehirli bir arzudur bu; sonu dramatik bir biçimde felaketle bitecek bir iz bulma ümididir. kendi yıkımların yol açma pahasına da olsa, bu gizem onlara çok çekici gelir. "
hani hepimiz arkadaşken, hani oyunlar tükenmemişken, henüz kimse bize ihanet etmemiş, biz kimseyi aldatmamışken, eskidendi, çok eskiden... Murathan Mungan
Murathan mungan ... "gittin. şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana. şimdi biz neyiz biliyor musun? akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. birbirine uzanamayan boşlukta…devamıMurathan mungan
... "gittin. şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.
şimdi biz neyiz biliyor musun?
akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
birbirine uzanamayan
boşlukta iki yalnız yıldız gibi
acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
bizden diyorum, ikimizden
ne kalacak?" ...