“Tanrı, size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır."
Spoiler içeriyor
Bulantı, Jean-Paul Sartre’ın varoluşçu düşüncesinin en önemli edebî eserlerinden biridir. Romanın temel meselesi şudur: - İnsan dünyaya herhangi bir amaç ya da anlamla gelmez. - Evrenin ve nesnelerin arkasında önceden belirlenmiş bir anlam yoktur. - İnsan bu anlamsızlıkla yüzleştiğinde derin…devamıBulantı, Jean-Paul Sartre’ın varoluşçu düşüncesinin en önemli edebî eserlerinden biridir.
Romanın temel meselesi şudur:
- İnsan dünyaya herhangi bir amaç ya da anlamla gelmez.
- Evrenin ve nesnelerin arkasında önceden belirlenmiş bir anlam yoktur.
- İnsan bu anlamsızlıkla yüzleştiğinde derin bir yabancılaşma ve “bulantı” hisseder.
Romanın kahramanı Antoine Roquentin, gündelik nesnelere (bir taş, ağaç kökü, masa vb.) baktıkça onların sadece “orada” olduklarını fark eder. Bu farkındalık onu rahatsız eder; çünkü insanların yüklediği tüm anlamların aslında sonradan yaratılmış olduğunu görür. İşte “bulantı” denen duygu da bu varoluşsal sarsıntıdır.
Kısaca:
İnsan önce var olur, sonra kendini yaratır.
Sartre’a göre Tanrı’nın ya da değişmez bir insan doğasının yokluğunda, insan özgürdür; fakat bu özgürlük aynı zamanda ağır bir sorumluluk getirir. Roman, bu özgürlüğün ve anlamsızlık hissinin insanda yarattığı sıkıntıyı anlatır.
Romanın en meşhur fikirlerinden biri şudur:
“Varlık vardır; neden olduğu belli değildir, ama vardır.”
Bu yüzden Bulantı, sadece bir roman değil, aynı zamanda varoluşçuluğun edebî bir manifestosu olarak da görülür.
En sevdiğim cümlesi belkide ;
saat üç. bir şey yapmak isterseniz, bu saat ya çok geç ya çok erkendir.
“Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.” | Nazım Hikmet Ran Yazar nazım hikmet…devamı“Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.”
| Nazım Hikmet Ran
Yazar nazım hikmet olmayabilir !!
Spoiler içeriyor
insanların iki temel günahı vardır ve diğerleri bundan doğar, sabırsızlık ve tembellik. sabırsız oldukları için cennetten sürülmüşlerdir ve tembel oldukları için geri dönemiyorlar. franz kafka
“bir kez kendini bulmuş olan kişinin, bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan, bütün insanları anlar.”
"kimse aslında kimsenin yerine koyamaz kendini. çünkü herkes kendidir, kimse bir başkası olamaz. tahmin edebilirsin, anlamaya çalışabilirsin ve bazen hakikaten de hiç anlamayabilirsin. yapabileceğin tek şey bilmeye çalışmak, en başta da söylediğim gibi, birbirimizin hikayesinden haberli olmak, dinlemek ve duymaktır.…devamı"kimse aslında kimsenin yerine koyamaz kendini. çünkü herkes kendidir, kimse bir başkası olamaz. tahmin edebilirsin, anlamaya çalışabilirsin ve bazen hakikaten de hiç anlamayabilirsin. yapabileceğin tek şey bilmeye çalışmak, en başta da söylediğim gibi, birbirimizin hikayesinden haberli olmak, dinlemek ve duymaktır. insana düşen, en anlayamadığının varlığını kabul etmek, göz göze gelmeyi göze almaktır."