"her gün işe gidiyorsun. akşamları erken uyuyorsun. ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. gerçekten acınası bir durumdasın.” dövüş kulübü
soldakiler; ne yazık o soldakilere! içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, kapkara dumandan bir gölge altındadırlar; serin ve hoş olmayan. çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı. büyük günahı işlemekte direnir dururlardı. ve diyorlardı ki: biz öldükten,…devamısoldakiler; ne yazık o soldakilere!
içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
serin ve hoş olmayan.
çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.
büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
ve diyorlardı ki: biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?
önceki atalarımız da mı?
de ki: hem öncekiler hem de sonrakiler,
belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.
susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
işte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!
sizi biz yarattık. tasdik etmeniz gerekmez mi?
(vakıa suresi)
Spoiler içeriyor
aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu. istedikleri birşeyin gerçekleşmesini ya da birgün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlardı. markette tuvalet kağıdı satın almak için kuyrukta bekliyorlardı. bankadan para çekmek için kuyrukta bekliyorlardı. ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu.…devamıaslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu. istedikleri birşeyin gerçekleşmesini ya da birgün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlardı. markette tuvalet kağıdı satın almak için kuyrukta bekliyorlardı. bankadan para çekmek için kuyrukta bekliyorlardı. ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu. önce uykunun gelmesi için, sonra da uyanmak için bekliyordun. önce evlenmek için, sonra da boşanabilmek için bekliyordun. önce yağmur yağması için, sonra da yağmurun durması için bekliyordun. yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun. bazen de bir sürü delinin arasında "acaba bende mi onlardan biriyim?" diye merak ederek bir psikoloğun muayenehanesinde bekliyordun.
charles bukowski
“...süreyi toprağa düşen gölgemizle ölçtüğümüz için, ölüm ve hayatı birbirinden ayırıyor ve kendi yarattığımız bu iki kutbun arasında düşüncemiz bir saat rakkası gibi gidip geliyordu. insanoğlu, zamanın bu mahpusu, onun dışına fırlamaya çalışan bir biçare idi. onun içinde kaybolacağı geniş…devamı“...süreyi toprağa düşen gölgemizle ölçtüğümüz için, ölüm ve hayatı birbirinden ayırıyor ve kendi yarattığımız bu iki kutbun arasında düşüncemiz bir saat rakkası gibi gidip geliyordu. insanoğlu, zamanın bu mahpusu, onun dışına fırlamaya çalışan bir biçare idi. onun içinde kaybolacağı geniş ve biteviye akan nehrinde her şeyle beraber akacağı yerde, onu dışarıdan seyre çalışıyordu.” huzur, ahmet hamdi tanpınar
“ cennette cinayet olmaz” Kadrosu konusu kurgusuyla akıcı bir film . Aslında yazmayacaktım ama orospu çoçuğu stalin’ in 2. Dünya savaşından sonra kendi otoritesini egosunu halka uyguladığı baskı ve şiddeti anlatan kara bir film . Akış tom hardy ( leo…devamı“ cennette cinayet olmaz”
Kadrosu konusu kurgusuyla akıcı bir film .
Aslında yazmayacaktım ama orospu çoçuğu stalin’ in 2. Dünya savaşından sonra kendi otoritesini egosunu halka uyguladığı baskı ve şiddeti anlatan kara bir film . Akış tom hardy ( leo ) kendi komutasında ki korkak vasilinin karısını suçlayıp ( reyzi) onu arştırmasını ki bu arda diğer arkadaşının ( alexi )küçük oğlunun sapık bir katil tarafından öldülürülüp josep stalin korkusun dan “ cennette cinayet olmaz “ desturu ile gizlemelerinden kaza süsü verilir ve raporlanır bu işi sizce kim çözer 44 çoçuk katledilidikten sonra olay çözülmek için start alır ….
Tom hardy - noomi rapace - gary oldman -vincent cassel
"sonra birden birisi hayatımıza giriveriyor. onun sahip olduğu bir şey, belki kokusu, belki dokunuşu, belki gülüşü belki zekası, belki hayata bakış tarzı, belki zevki, belki aldırmazlığı, belki ihtirası, belki de kötülüğü, içimizdeki boşluğun bütün girinti çıkıntılarını dolduruyor.." (ahmet altan ~…devamı"sonra birden birisi hayatımıza giriveriyor.
onun sahip olduğu bir şey, belki kokusu, belki dokunuşu, belki gülüşü belki zekası, belki hayata bakış tarzı, belki zevki, belki aldırmazlığı, belki ihtirası, belki de kötülüğü, içimizdeki boşluğun bütün girinti çıkıntılarını dolduruyor.."
(ahmet altan ~ içimizde bir yer)