Ahmet kaya Hep sonradan !!! Gelir aklım başıma Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun Ne sen yorgun ne de ben yorgun Kederli bir akşam, içmişiz sarhoşuz, hepsi bu Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun Ne sen…devamıAhmet kaya
Hep sonradan !!! Gelir aklım başıma
Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam, içmişiz sarhoşuz, hepsi bu
Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam, içmişiz sarhoşuz, hepsi bu
Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan
Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan
Hep sonradan gelir aklıma, hep sonradan, sonradan
Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan
Ne sen bulutsun, ne de ben yağmur
Ne sen mağrur ne de ben mağrur
Hüzünlü bir akşam, susmuşuz durgunuz, hepsi bu
Ne sen bulutsun, ne de ben yağmur
Ne sen mağrur ne de ben mağrur
Hüzünlü bir akşam, susmuşuz durgunuz, hepsi bu
Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan
Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan
Hep sonradan, gelir aklıma, hep sonradan, sonradan
Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan
“Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.” Nazım Hikmet Ran
Spoiler içeriyor
Günlerin ortaya çıkışı ırak 'ın sümer ülkesi olduğu dönemde, zaman haftalara bölündü, haftalar da günlere ve her günün bir adı oldu. rahipler ilk gökyüzü haritalarını çizip gezegenlere , takım yıldızlara ve günlere birer ad verdi. bu adlar dilden dile ,…devamıGünlerin ortaya çıkışı
ırak 'ın sümer ülkesi olduğu dönemde, zaman haftalara bölündü, haftalar da günlere ve her günün bir adı oldu.
rahipler ilk gökyüzü haritalarını çizip gezegenlere , takım yıldızlara ve günlere birer ad verdi.
bu adlar dilden dile , sümerceden babilceye, babilceden yunancaya, yunancadan latinceye geçe geçe bize kadar geldi.
o rahipler gökte hareket eden yedi yıldızı tanrılar olarak adlandırmıştı ve binlerce yıl sonra biz de, zamanın içinde hareket eden günleri tanrılar olarak adlandırmayı sürdürüyoruz. haftanın günleri de çok ufak değişikliklere uğramış halde orijinal adlarıyla anılmayı sürdürüyor: luna , marte ,mercurio , jupiter, venus, saturno, sol, * lunes , martes , miercoles,jueves..
ay, mars, merkür , jüpiter, satürn, güneş ,latince kökenli dillerde pazartesinden başlayarak haftanın günleri şöyledir: isp.: lunes, martes , miercoles, jueves, viernes, sabado, domingo ;fra.:lundi ,mardi , mercredi, jeudi, vendredi, samedi, dimanche ; ita.: lunadi, martedi, mercoledi, giovedi, venerdi, sabato , domenica vs…görüldüğü üzere pazar hariç diğer günlerin ismlerinnin kökeni gezegenlerden geliyor.
aynalar * - eduardo galeano
PELE futbolun unutulmazı !!! ..eskilerden bir reklam vardı bilirsin !! " + bi gün gene böyle maç ediyoruz, baktım böyle uzaktan esmer, kavruk bi adam böyle gelmiş bizi izliyo. ondan sonra maç bitti bu geldi kendini tanıştırdı. kim ? -…devamıPELE futbolun unutulmazı !!!
..eskilerden bir reklam vardı bilirsin !!
" + bi gün gene böyle maç ediyoruz, baktım böyle uzaktan esmer, kavruk bi adam böyle gelmiş bizi izliyo. ondan sonra maç bitti bu geldi kendini tanıştırdı. kim ?
- kim ?
+ pele. dedi oğlum hemen gel pazartesi brezilya milli takımında başla."
ve o esmer, kavruk adam yani pele artık arz- ı endam ettiği bu “ yalan “ dünyadan sonsuza uğulandı .
toprağı bol olsun …
" herşey zamanla telafi edilir de geçip giden zaman hiçbir şeyle telafi edilemez" diyor goethe. çoğumuzun geriye dönüp her baktığında, "yazık olmuş" dediğimiz zamanlarımız olmuştur. ya da " şimdiki aklım olsa o anların kıymetini daha iyi bilirdim" dediğimiz zamanlar. geçmişin…devamı" herşey zamanla telafi edilir de geçip giden zaman hiçbir şeyle telafi edilemez" diyor goethe.
çoğumuzun geriye dönüp her baktığında, "yazık olmuş" dediğimiz zamanlarımız olmuştur. ya da " şimdiki aklım olsa o anların kıymetini daha iyi bilirdim" dediğimiz zamanlar. geçmişin adına ister pişmanlık deyin ister tecrübe ama ortada bir gerçek var ki oda sahip olduğumuz tek şey şu andır.
ne kimsenin elinde geçmişi değiştirecek sihirli bir değnek ne de önünde geleceği görecek gizemli bir küre var.
madem ki geçip giden zamanı durduramıyoruz, o zaman elinden tutmasını öğrenelim. bir anı kumbaramız olsun ve içine güzel anılar biriktirelim. yıllar sonra şu zamanı düşündüğümüzde " iyi ki yaşamışım" diyelim.
zaman kavramını bizden sürekli birşeyler çalan bir hırsız olarak değilde, bize birşeyler vermek isteyen bir üstat gibi görelim.
onunla en çok kavgalı olanlar kimlerdir biliyor musunuz? zamanı kötü kullananlardır. onu hoyratça boşyere harcayanlardır. ve en büyük pisşmanlıkları da onlar yaşarlar. en büyük " keşke" ler hep onların dilinde dolaşır. işte bu yüzden her gece başınızı yastığınıza koyduğunuzda kendinize önce şu soruyu sorun : " nasıl geçti günüm?" kendini iyi hissetmek için, kendin için birşey yaptın mı? bir insanın mutlu olmasına sebep oldun mu? günün sonunda, o tatlı gülümsemen yakıştığı yerden uzun süre kayboldu mu? işte bu soruların karşılığı olarak " harika bir gündü benim için, çok şükür" diyebiliyorsan eğer o gün sadece bir nefes almamış aynı zamanda da yaşamışsındır.
tagore bir sözünde der ki, " boş zaman yoktur, boşa geçen zaman vardır." işte bu boşluklarda kaybolmana izin verme. sen onu yönettiğin zaman, o senin hizmetine girer. ama eğer ki onu serbest bırakırsan senin efendin olur ve o seni istediği gibi yönetir. ve sakın unutma; o senin en değerli hazinendir. kime hediye ettiğine, kime ellerinle teslim ettiğine dikkat et. çünkü kimse sana kaybolan yıllarını geri vermeyecek.
" on dakikalık bir filmin yılın en iyi kısa film ünvanını kazandığı ve sinema da gösterime gireceği açıklandı. filmi izlemeye gelen büyük bir kalabalık toplandı. seyirciler salona girdi ve film oynamaya başladı ama bir gariplik vardı...film başlayalı altı dakika olmasına rağmen ekranda aynı sahne vardı, kamera açısı sadece bir odanın tavanını gösteriyordu. yedinci dakika da sahnede bir değişiklik olmadan geçince, seyirciler şikayet etmeye başladılar ve bazıları zamanını kaybettiğini söyleyerek salonu terk etmek istedi... aniden kamera açısı tavandan yere indi ve omurilik felci olan, tamamen engelli bir çocuk görüldü. şu cümle yazılıydı :
" bu engelli çocuğun hayatının her saatinde gördüğü sahnenin sadece sekiz dakikasını size sunduk ve siz bu sekiz dakikaya bile katlanamadınız."
hayatınızın her saniyesini değerini bilin ve şükredin....
(senden bir tane daha yok)