Hiç yorum olmaması beni şaşırttı açıkçası. Varoluş benliğinizi alt üst eden, uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bir film. "Bazen bir rüya görüyorum, rüya bitiyor ama ben uyanamıyorum..."
“Bana çatanlar vatanseverse ben bin defa vatan hainiyim. Onların köşeleri bittiği zaman onlar biterler ama en az 50 sene ocak başlarında İnce Memedler okunur..."
Yalnızlığı tokat gibi yüzünüze vuran, doyurucu bir yol filmi. "ben, senin için uzun konuşmalar yazdım. sürekli seninle konuşuyordum. yalnız olduğum halde, aylarca seninle konuşarak, dolaşıp durdum..."
Kitabının da okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum, film de romanın çok güzel bir uyarlaması, eşsiz bir toplumsal portre ve Genco Erkal oyunculuğu... "Gelsen ve görsen nasıl yaşadığımı, gelsen ve görsen bu insanları… Sen; beni tanıdığını, beni sevdiğini, beni beklediğini söyleyen sevgilim……devamıKitabının da okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum, film de romanın çok güzel bir uyarlaması, eşsiz bir toplumsal portre ve Genco Erkal oyunculuğu...
"Gelsen ve görsen nasıl yaşadığımı, gelsen ve görsen bu insanları… Sen; beni tanıdığını, beni sevdiğini, beni beklediğini söyleyen sevgilim… Sana fotoğraf çekip göndermemi istiyorsun, bugüne kadar fotoğraf makinesini elime almadığımı bildiğin hâlde. Ama akıllıca bir öneri… Akıllıca, etkili ve çağdaş. Yetersiz sözcüklerle anlatacağıma, çeker fotoğrafını yollarım. ‘Burası işte böyle, gördüğün gibidir.’ derim. İşte burada yaşıyorum, derim. Çocukları anlatacağıma, portrelerini çeker yollarım. Kayalarda ve karda şahrem şahrem yarılmış pabuçsuz, çorapsız ayakların, cüzzamlı ellerin fotoğraflarını çeker yollarım. Tozlu bürokrat masalarının, mahkeme duvarı gibi suratların fotoğraflarını…"
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. Hani, kurşun sıksan geçmez geceden, Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık... Ve zehir - zıkkım cıgaram. Gene bir cehennem var yastığımda, Gel artık...