İçimden sadece susmak geliyor delicesine susmak herkes konuşsun ama ben susayım .kimse bana neyin var niye durgunsun diye sormasın ben sadece susayım.öylece etrafı izleyeyim .hatta herkes sussun etrafı bi sessizlik kaplasın bi kafamızı dinleyelim
insanları anlatırken kimseyi tamamen haklı ya da haksız göstermeyen bi diziydi.Her karakter kendi içinde kırılmış, yalnız ve anlaşılmayı bekleyen insanlardı. Diziyi etkileyici yapan şey de buydu; kimse “kötü” değildi, herkes kendi yükünü taşıyordu. Meryem saf ve sakin görünse de aslında…devamıinsanları anlatırken kimseyi tamamen haklı ya da haksız göstermeyen bi diziydi.Her karakter kendi içinde kırılmış, yalnız ve anlaşılmayı bekleyen insanlardı. Diziyi etkileyici yapan şey de buydu; kimse “kötü” değildi, herkes kendi yükünü taşıyordu.
Meryem saf ve sakin görünse de aslında etrafındaki herkesin duygusunu taşıyan bir karakterdi. Sessizliği bile çok şey anlatıyordu. Peri ise modern ve eğitimli kimliğinin altında kendi önyargılarıyla boğuşuyordu. Meryem’le karşılaşmaları sadece iki insanın değil, iki farklı hayatın yüzleşmesi gibiydi.
Yasin karakterinde sürekli bastırılmış bir öfke vardı. Sevgisini bile sertlikle göstermeye çalışan biriydi ama Meryem’e olan bağlılığı hissediliyordu. Bu yüzden onu izlerken hem sinirlenip hem de anlayabiliyorduk. Ruhiye ise dizinin en ağır hikâyelerinden birini taşıyordu. Konuşmadan bile insanın içine dokunan bir acısı vardı.
Hayrunnisa daha özgür olmak isteyen genç bir karakter olarak dizinin içinde nefes gibi hissettiriyordu. Hoca ise dışarıdan her şeyi çözmüş görünse de kendi içinde eksikleri olan biriydi. İnsanlara yol göstermeye çalışırken bazen en yakınındakini tam anlayamıyordu.
Gülbin karakteri de aidiyet duygusunu en yoğun yaşayan kişilerden biriydi. Güçlü görünmesine rağmen içinde büyük bir yalnızlık vardı. Kurduğu yüzeysel ilişkiler bile aslında gerçek bir bağ kurmakta ne kadar zorlandığını gösteriyordu.
Karadenizde kadın olmak bence daha güzel anlatılmazdı .benim için sadece bir şarkı değil kadınların eğlenerek söyledikleri bir ağıttır bu şarkı Dağda belimde odun beni ne hale kodun tarlada ırgat avrat hanende hazır hatun bir uşak göbeğimde altısı eteğimde yedi bitirdi…devamıKaradenizde kadın olmak bence daha güzel anlatılmazdı .benim için sadece bir şarkı değil kadınların eğlenerek söyledikleri bir ağıttır bu şarkı
Dağda belimde odun beni ne hale kodun
tarlada ırgat avrat hanende hazır hatun
bir uşak göbeğimde altısı eteğimde yedi bitirdi beni anandaki o çene
dünyanın gailesi yetmezmiş gibi birde el ayak çekilince sen bitersin dibimde
vur çalsın kemençelerde ben bir horon tepeyim
çatlasın kaynımgiller bari kurtlarım dökeyim
Fındığı ben toplarım kırması sana düşer uy ellerin iyisi geh geh geğirip şişer
uşudum,senden baba ocağım gözümde tüter
uy adaletsiz dünya gücün hep bizemi yeter
bir bezden bebem vardı bohçamda hayallerim
kızlığım yarım kaldı ben annemi isterim
dağda belimde odun beni ne hale kodun
tarlada ırgat avrat hanende hazır hatun
bir uşak göbeğimde altısı eteğimde yedi bitirdi beni anandaki o çene
bir bezden bebem vardı bohçamda hayallerim
kızlığım yarım kaldı ben annemi isterim
vur çalsın kemençelerde ben bir horon tepeyim
çatlasın kaynımgiller bari kurtların dökeyim
Benim bi şeye yeteneğim var ama neye acaba bulamadım.var ama inanıyorum .dünyaya bu kadar boş gelmiş olamam .kendimi güncelleme alamamış gibi hissediyorum
radiooo adında bir uygulama öğrendim.müthiş bir şey .dünyanın her hangi bi yerinde her yıl hangi şarkılar en çok dinlenmişse o çalıyor. Türkiye 1980’lerdeyim mesela şuan
Attack on titan gibi dram dolu bir animeyi devlerin koşuşu yüzünden ciddiyetle izleyemiyorum .32 diş çapraz şekil yere yapışık koşuşu yapan dev ile örümcek gibi zıplayan beni benden alıyor.evdekilere tüm gün bunun taklidini yapıp çapraz koşarak rahatsızlık veriyorum.hem gülüyorum hem…devamıAttack on titan gibi dram dolu bir animeyi devlerin koşuşu yüzünden ciddiyetle izleyemiyorum .32 diş çapraz şekil yere yapışık koşuşu yapan dev ile örümcek gibi zıplayan beni benden alıyor.evdekilere tüm gün bunun taklidini yapıp çapraz koşarak rahatsızlık veriyorum.hem gülüyorum hem inanılmaz rahatsız oluyorum .en son bu hissi teletabileri izlerken yaşamıştım.o gülüşleri koşuşları rüyalarıma giriyor ve ben gülmekten kaçamıyorum .birde insanları kumkuat sıkar gibi sıkıp yemeleri yokmu çıldırıcamm
Beşiktaşta yürüyorum önümdeki bir anda duruyor telefona bakıyor yada aniden geri sol falan yapıyor.o an insanların arkasında sinyal ışığı falan olduğu bir evren aklımda canlandı .ama tam popo kısmında .sağ sol sinyali .ikili yanarsa dörtlüler açık .beni bu evrene ışınlayın
“Yaş otuzbeş yolun yarısı eder “bu sözün beni ne kadar korkuttuğunu anlatamam.tabi ölüm ani bir şey ne kadar yaşanır bilinmez ama ortalama insan ömrü yetmiş yaş olarak hesaplarsak çok korkunç bir şey .beni iki taraflı olarak korkutuyor bu söz.kendim adına…devamı“Yaş otuzbeş yolun yarısı eder “bu sözün beni ne kadar korkuttuğunu anlatamam.tabi ölüm ani bir şey ne kadar yaşanır bilinmez ama ortalama insan ömrü yetmiş yaş olarak hesaplarsak çok korkunç bir şey .beni iki taraflı olarak korkutuyor bu söz.kendim adına ve sevdiklerim olarak.kendim için ölmemekken sevdikleriminse ölmesi onları kaybetmemin ne kadar yaklaştığını fark etmek korkutur beni.kendim adına gelirsek yolun yarısı nasıl otuzbeş olabilir ya tamamıdır o .yarına bile gözüm kesmez istemezken insan nasıl uzun yaşar anlamıyorum .ne yapar o zamana kadar nasıl zamanı geçer.sevdikleri birer birer giderken ,her gün aynı şeyleri yaparak geçerken yaşamak için bi sebep nasıl bulur bilmiyorum .nasıl hayata tutunur bilmiyorum çok korkarım uzun yaşamaktan.
Miyazaki filmlerini izlerken hep resim yeteneğim olmadığı için çok üzülürüm çünkü izlerken her sahnesini nasıl çizmişler diye hayranlıkla izler imrenir, sevdiğim sahnelerden oluşan bir çizim defteri oluşturmak isterim ama ne yazıkki sıfır yetenek :( gelelim filme çizimler ses tasarımları yine…devamıMiyazaki filmlerini izlerken hep resim yeteneğim olmadığı için çok üzülürüm çünkü izlerken her sahnesini nasıl çizmişler diye hayranlıkla izler imrenir, sevdiğim sahnelerden oluşan bir çizim defteri oluşturmak isterim ama ne yazıkki sıfır yetenek :( gelelim filme çizimler ses tasarımları yine çok iyiydi ama bu filmde bir eksik vardı ki oda doğru dürüst bir olay yoktu .durağan işlenmişti konu .ilk defa bir Miyazaki filminden sıkıldım ama yinede saygımdan dolayı yarıda bırakamadım.biraz üzüldüm doğrusu beklentimi karşılamadı ama kesinlikle izlenmez dediğim bir film değil bir şans verilebilir tabi
Zombi filmlerinde kaçan insanlarada sinir oluyorum.mesela ben o stresi kaldıramazdım .böyle yaşanırmı deyip sokağa çıkar bi köşede zombi gelsin beni ısırsın ya öleyim ya zombiye dönüşeyim diye beklerdim.gel bir ısırık al diye teklif sunardım.insan olup napıcan .iki nefes alıcam diye…devamıZombi filmlerinde kaçan insanlarada sinir oluyorum.mesela ben o stresi kaldıramazdım .böyle yaşanırmı deyip sokağa çıkar bi köşede zombi gelsin beni ısırsın ya öleyim ya zombiye dönüşeyim diye beklerdim.gel bir ısırık al diye teklif sunardım.insan olup napıcan .iki nefes alıcam diye bu çileye değer mi.gel zombilere katıl işte alık alık dolaşıp kankalarla insan avına çıkıyon başka dert yok