Tarih bilgimi geliştirmeye yönelik ilk adımımı, mecburen, bu kitapla başlatmaktayım. Türk ırkının kökeni ve tarihi konu alınmakta. Türkler hakkında bilgi edinmek için iyi bir başlangıç kitabı olduğunu düşünmüyorum. Yazarın bilindik bir isim olmaması şüpheye düşürüyor. Daha başlangıç sayfalarındayım, sadece milattan…devamıTarih bilgimi geliştirmeye yönelik ilk adımımı, mecburen, bu kitapla başlatmaktayım. Türk ırkının kökeni ve tarihi konu alınmakta.
Türkler hakkında bilgi edinmek için iyi bir başlangıç kitabı olduğunu düşünmüyorum. Yazarın bilindik bir isim olmaması şüpheye düşürüyor. Daha başlangıç sayfalarındayım, sadece milattan önceki dönemi okudum. Her sayfada yazdığım birçok soru ve araştırmam gereken konulara dair notlarım var. Bu açıdan bakıldığında bilgi edinimimi hızlandıran da bir durum oluyor.
Okuduğum birkaç sayfa üzerinden yazarın bilgileri kendi düşüncesine göre şekillendirdiğini söyleyebilirim.
“M.Ö 20000-10000: Yakutistan arazisinde en eski insan izlerinin ait olduğu dönem.” (sayfa 5)
Bu alıntı “Türk Tarihi Kronolojisi Milattan Önceki Dönem” bölümünden alınmıştır. Bölümün amacına göre bilgiyi değerlendirirsem tamamen yanlış bir bilgilendirme olduğunu çıkarırım. Yakutların bulundukları bölgeye 8.-9. yy arasında yerleştikleri düşünülmekte. Yaşadıkları coğrafyada yıllar öncesini hiçe sayıp o zamanın halkları Türk kökeni için kesin bir bilgi olarak kullanılamaz.
Yakutistan’da bulunan Yana RHS sahasında günümüzden 31.630 yıl öncesine dayanan insan dişleri bulunmuştur. Dişlerin DNA’sı incelendiğinde Erken Batı Avrasyalı ve Erken Doğu Asyalıların karışımı bir soy olarak ifade edilebilir. Kitapta verilen bilgiye göre tarihlenmede yakın olsalar da -aslında +10000 yıllık farkla- Proto-Türk dönemi için (M.Ö 30. yy) oldukça uzak dönemlerdir.
“M.Ö. 1050-256 Chou Devleti: Türklerin ve Türk kültürünün tesiriyle meydana gelmiş olan “Yang-shao/yeni kültür” ve bunun siyasi görüntüsü olan; at besleme, gök kültü, gelişmiş askeri karakter, hayvan üslubu vb. gibi asli Türk unsurlarını taşıyan Chou Devleti, sonraki Çin kayıtlarında “Hiung-nu” adı ile gösterilen Asya Hun (Türk) kütlesinin çekirdeğiydi.” (sayfa 6)
Açıkçası bu tanım bana oldukça kibir içerdiği izlenimi verdi. Yangshaou kültürü M.Ö. 5000- M.Ö. 3000 yıllarında yaşanan bir kültürdür. Proto-Türk oluşumu ise M.Ö. 3000’li yıllara dayanmaktadır. Bu iki bilgiyi kıyaslarsam aslında Çin kültürünün Türk kültürü üzerinde bir tesiri olduğu çıkarımını bile yapabilirim.
Chou Devleti daha çok bilinen adıyla Zhou Hanedanı, Çin’in bilinen üçüncü hanedanı olup en uzun hanedanlık dönemine sahiptir. Kendisinden önceki hanedanlık Shang hanedanlığıdır. Shang ve Zhou arasında gerçekleşen Muye Muharebesi sonucunda Zhou kazanmıştır. Bu savaşın kazanılmasında Cennetin Emri veya Tianming doktirini etkili olmuştur ve yönetimlerini meşrulaştırmıştır.
Cennetim Emri ya da Tianming, Tian’ın yani Cennet’in Çin imparatoruna yeryüzünü yönetme yetkisine verdiği inanıştır. Tianming, yöneticinin asil kandan gelmesine bakmaz, seçilen kişinin ne kadar iyi yönettiğine bakar. Türk inancında kut inancına çokça benzerdir.
Savaşan Devletler Döneminde, Zhao, 170 küçük devlete ayrılmıştır. Bu dönemde Çin Seddi’nin temeli birçok devlet tarafından atılmıştır, bunlardan biri de Zhou’dur. “Barbar” olarak adlandırdıkları kabilelerin (XiongNu, DongHu, LinHu ve Hiung-nuların) saldırılarından korunmak için yapmışlardır.
Zhou Kralı Wuling, Hiung-nu (Hun) saldırılarına karşı ordunun daha etkili olabilmesi için reform gerçekleştirmiştir. Zhao komutanlarının savaş sırasında cübbe ve saray kıyafetleri giymesini yasaklayıp “Barbar” giyim tarzını benimsemelerini istemiştir; pantolon, kemer, bot, kürk şapka ve kürk gibi giysiler. Orduda bir süvari tümeni oluşturmuş ve onları yalnızca süvari hücumu konusunda değil, aynı zamanda atlı okçuluk konusunda da eğitmiştir.
Shang ve Zhou hanedanlıklarının at mezarları ile Saka ve Wusun gibi batıdaki bozkır nüfusları arasındaki benzerlikleri göstermektedir. Bu halklarla temastan kaynaklanan diğer olası kültürel etkiler arasında dövüş stilleri, baş ve toynak mezarları, sanat motifleri ve mitler yer alabilmektedir.
Linghu Defen, Zhou tarihini “Zhou Kitabi” eserinde anlatmaktadır. Kitabın 50. cildinde Türklerin kökeni hakkında bilgiler içermektedir. Bozkurt Destanı ve Aşina soyu anlatılmaktadır.
Birbiriyle olan etkileşimlerinden Zhou Hanedanı askeri alanda değişikliğe gitmiştir. Fakat bu değişiklik hanedanın son zamanları denilen dönemde gerçekleşmiştir. Dini ve kültürel bilgiler ışığında kültürler arasında benzerlikler olsa da bunlara Türk tesiri altında gelişmiştir çıkarımı kesin olarak yapılamaz.
Bu bilgiler Vikipedi üzerinden toplanmıştır.
Tüm kitabı böyle bitirecek gibiyim ve kafam patlamak üzere. Bir şeyi araştırıyorsun ve bilmediğin o kadar şey çıkıyor ki bu sefer onları araştırayım derken işin içinden çıkamayıp kayboluyorsun. Ayrıca bilgilerin bazılarının bir noktada uyuşup diğer noktada uyuşmaması da cabası.