OKUDUM - BİTTİ! 🥺📚 Kitap Adı : SAKAR Yazar Adı : ALEXANDRE SEURAT Sayfa Sayısı : 110 Kitap Puanım : 10 / 9.5 Kitap İncelemem : 👇 Bir çocuğun sakarlığı sandığımız şey, aslında neyin haykırışıydı? Bitti. Ve kitabı kapattığımdan beri…devamıOKUDUM - BİTTİ! 🥺📚
Kitap Adı : SAKAR
Yazar Adı : ALEXANDRE SEURAT
Sayfa Sayısı : 110
Kitap Puanım : 10 / 9.5
Kitap İncelemem : 👇
Bir çocuğun sakarlığı sandığımız şey, aslında neyin haykırışıydı?
Bitti. Ve kitabı kapattığımdan beri o fotoğraf gitmiyor gözümün önünden: Sekiz yaşında bir çocuk, üzerine olmayan bir hırka, olmaması gereken bir fular ve o "her şey yolunda" der gibi yaparken içindeki kıyameti gizleyemeyen o yorgun, şiş yüz.
Alexandre Seurat hiç sesini yükseltmeden anlatıyor. Sadece gösteriyor. Bir kayıp ilanından başlayıp bir çocuğun paramparça oluşuna götürüyor bizi. Ama öyle bir ustalıkla ki, her cümle boğazında düğümleniyor insanın. Aile dediğimiz o kutsal kurumun ardında neler olup bittiğini, en yalın, en acımasız haliyle koyuyor önümüze.
2024 Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü'nü alması hiç de boşuna değil. Ama ödüllerden önce, bu kitap bir çocuğun gözlerine bakmaya cesaret eden herkesi sarsacak güçte.
Fransa'da yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkıyor. Belki de en çok bu vuruyor insanı: Bunlar sadece kurmaca değil. Bir yerlerde bir çocuk gerçekten böyle haykırmış, ama duyan olmamış.
Puanım: 9.5/10
(Neden tam 10 değil? Çünkü bittiğinde insanı öyle bir boşlukta bırakıyor ki, saatlerce başka bir şey düşünemiyorsun. Belki de en büyük başarısı bu.)
Bu kitap bir çocuğun yüzünde saklı bütün sırları fısıldıyor. Ama duymaya hazır mısınız?
📖🥀
#Sakar #AlexandreSeurat #MetisYayınları #OkudumBitti #KitapYorumu #Edebiyat #ÇağdaşRoman #NotreDameDeSionÖdülü #Aile #Çocukluk #Travma #GörünmeyenYaralar #9.5
OKUMAYA BAŞLIYORUM! 📚📚 HASTANE ODASI OKUMASI. "İçinde bir şeylerin paramparça olduğu hemen fark ediliyordu." Daha ilk paragrafta yapıştı bu cümle aklıma. Alexandre Seurat'ın Sakar'ı bir kayıp ilanıyla açılıyor: Sekiz yaşında bir çocuğun fotoğrafı, üzerine olmayan bir hırka, olmaması gereken bir…devamıOKUMAYA BAŞLIYORUM! 📚📚
HASTANE ODASI OKUMASI.
"İçinde bir şeylerin paramparça olduğu hemen fark ediliyordu."
Daha ilk paragrafta yapıştı bu cümle aklıma. Alexandre Seurat'ın Sakar'ı bir kayıp ilanıyla açılıyor: Sekiz yaşında bir çocuğun fotoğrafı, üzerine olmayan bir hırka, olmaması gereken bir fular ve o "her şey yolunda" der gibi yaparken aslında hiçbir şeyin yolunda olmadığını haykıran o yorgun, şiş yüz.
Fransa'da yaşanmış gerçek bir hikaye bu. Aile kurumunun o kutsal sayılan duvarları ardında neler döndüğünü anlatıyor. 2024 Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü'nü almış. Ama ödül almadan önce de ben bu satırlara takıldım işte.
O fotoğraftaki çocuğun gözleriyle yüzleşmeye hazır mıyım bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Bazen en karanlık hikayeler, içimizde en çok ışık yakan şeyler oluyor.
Başlıyorum o halde. 📖🥀
#Sakar #AlexandreSeurat #MetisYayınları #OkumayaBaşlıyorum #Edebiyat #ÇağdaşRoman #NotreDameDeSionÖdülü #KitapTutkusu #Aile #Çocukluk #Travma
Senden Marxı okumanı istemiyorum ve beklemiyorum.Yada Schopenhaueri,Kierkegaardı,Descartesi ,Hegeli falan okumak anlamak zorunda değilsin elbette...Diyorsun ya hani "Biz Osmanlıcıyız,Osmanlı Torunuyuz" falan...Peki mesela Fuzuli yi okuyormusun? Baki'yi mesela? Veya Nefi'ye dair ne biliyorsun? Bak bunlar hep Saraya yakın olan edebiyatçılardır yani senin…devamıSenden Marxı okumanı istemiyorum ve beklemiyorum.Yada Schopenhaueri,Kierkegaardı,Descartesi ,Hegeli falan okumak anlamak zorunda değilsin elbette...Diyorsun ya hani "Biz Osmanlıcıyız,Osmanlı Torunuyuz" falan...Peki mesela Fuzuli yi okuyormusun? Baki'yi mesela? Veya Nefi'ye dair ne biliyorsun? Bak bunlar hep Saraya yakın olan edebiyatçılardır yani senin cenahındaki en yüksek kalibreli adamlar...Daha sayabiliriz tabi...Mesela bak bir Şeyhi vardır bilir misin? Zekeriyazade Yahya Efendi örneğin çok enterasan bir kişiliktir,bilir misin? Bilmiyorsun! Bilsen de okumuyorsun feyz almıyorsun! Çünkü buna gerek duymuyorsun değil mi? Bak Osmanlı Divan Edebiyatı diyoruz Halk edebiyatını saymadık bile...Ama doğru senin "halk" lafzına alerjin var nede olsa "gomünüst lafıdır" senin için. Gerçek olan ne biliyormusun "Osmanlıcı kardeşim" Sen eğer gerçekten Osmanlı'nın o dönemlerinde yaşamış olsaydın değil Saray ve çevresi Osmanlı edebiyatçıları,münevverleri,hatta daha ileri gidiyorum esnafları bile seni adamdan saymazdı! Çünkü sen boş beleş,inandığı dinin tarihini bile bilmeyen,Din bezirganlarının kerizi olmayı yeğlemiş ve o karakterde bir adamsın! Sen ve senin gibiler! BİZ SOLCU -KOMÜNİST-ATEİST OLMAMIZA RAĞMEN OSMANLI EDEBİYATINA BAYILIYORUZ,MERAK EDİYORUZ,OKUYORUZ,ALINTILAR YAPIYORUZ,TAKTİR EDİYORUZ,ARAŞTIRIP,ÖĞRENİYORUZ AMA SEN HALA UTANMADAN "OSMANLI TORUNUYUZ ULANNN" DİYE ANIRIYORSUN! PES BE KARDEŞİM!
Şarap tanrısı Baküs (Yunanlarda Dionysos) adına düzenlenen şenliklerde, insanların içebildiğince çok içmesi ve kurabildiğince çok cinsel ilişki kurması doğaldır. Çünkü, dünyada varolan her şeyin, tanrılarca insanların kullanmaları ve zevk almaları için yaratıldığına inanılıyordu. Zevk almak, her şeyin önünde geliyordu. Bu…devamıŞarap tanrısı Baküs (Yunanlarda Dionysos) adına düzenlenen şenliklerde, insanların içebildiğince çok içmesi ve kurabildiğince çok cinsel ilişki kurması doğaldır. Çünkü, dünyada varolan her şeyin, tanrılarca insanların kullanmaları ve zevk almaları için yaratıldığına inanılıyordu. Zevk almak, her şeyin önünde geliyordu. Bu zevk alemleri, Hıristiyanlığın hızla benimsenmesine ve yayılmasına da yol açan nedendir. Daha sonra yaşanacak bin yıllık karanlık dönemin de gerekçesidir. Yalnızca herhangi bir nedenle düzenlenen şenliklerde değil, sürekli olarak zevk ve safa içinde yaşayan egemen sınıfların ezdiği beyaz ve renkli hizmetkarların, kölelerin, yoksulların geliştirdikleri olumsuz tepkilerden doğan bir anti-hazcılık, bu dünyada eziyet çekmenin gerektiği inancının paylaşılmasını kolaylaştırmıştır. Kilise, bu kolaylığı da kullanarak, o güne değin zevk veren, zevk alınan ne varsa hepsini kötülemeyi, günah aracı olarak göstermeyi becermiştir.
Tanrıların Seks Öyküleri
Önder Şenyapılı
Seks gerçekten bütün hareketlerin ve davranışların görünmez noktasıdır ve üzerine örtülen bütün örtülere rağmen her yerde başını uzatır. Savaşların kaynağıdır ve huzurun amacıdır... Tükenmek bilmez zekâ kaynağı, bütün taşlamaların anahtarı, bütün gizemli imaların, bütün söylenmemiş tekliflerin ve bütün kaçamak bakışların…devamıSeks gerçekten bütün hareketlerin ve davranışların görünmez noktasıdır ve üzerine örtülen bütün örtülere rağmen her yerde başını uzatır. Savaşların kaynağıdır ve huzurun amacıdır... Tükenmek bilmez zekâ kaynağı, bütün taşlamaların anahtarı, bütün gizemli imaların, bütün söylenmemiş tekliflerin ve bütün kaçamak bakışların anlamıdır; gencin ve bazen de yaşlının meditasyonudur, bakire olmayanın her an düşündüğü şeydir ve bakirenin bütün iradesine karşı sürekli tekrarlanan hayalidir.
Bugünü Yaşama Arzusu
Irvin D. Yalom
OKUDUM - BİTTİ! 📚📚 Kitap Adı : ÇÖL VE TOHUMU Yazar Adı : JORGE BARON BIZA Sayfa Sayısı : 237 Kitap Puanım : 10 / 8.3 Kitap İncelemem : 👇 "Yüzünü kaybeden insan, geriye neyi saklar?" Kitabın ortalarında, Eligia ameliyat…devamıOKUDUM - BİTTİ! 📚📚
Kitap Adı : ÇÖL VE TOHUMU
Yazar Adı : JORGE BARON BIZA
Sayfa Sayısı : 237
Kitap Puanım : 10 / 8.3
Kitap İncelemem : 👇
"Yüzünü kaybeden insan, geriye neyi saklar?"
Kitabın ortalarında, Eligia ameliyat masasındayken takıldı bu soru aklıma. Jorge Barón Biza'nın Çöl ve Tohum'u bir yüzün asitle yok edilişini anlatırken esas şunu kurcalıyor: İnsan, bakılmaya dayanamayan bir yüzle nasıl yaşar? Daha beteri, aynasız kaldığında kendini nasıl hatırlar?
Milano'da geçen o uzun tedavi sürecinde Mario'yla birlikte dolaştım ben de. O, Eligia'nın yüzünün yeniden örülüşünü izlerken ben içimdeki yıkıntıları kurcaladım. Barón Biza'nın dili öyle kurulmuş ki, her cümle hem et parçası gibi ağır hem tohum kadar umutlu. Yazarın kendi elleriyle bastığı bu kitap, intiharından üç yıl önce tamamlanmış. En çok da bu vurdu beni: Bir insanın yok oluşun eşiğinde bu kadar yaşama sarılan bir şey yazması.
Eligia'nın yüzü iyileştikçe anladım ki, hepimizin bir yanı çöl aslında. Ve tohum, en umulmadık yerde, en kırık zamanda filizleniyor.
Puanım: 8.3/10
(Arada Mario'nun anlatısı biraz dağılıyor, ama belki de karanlık tam böyle anlatılmalı.)
Elinizdeki kitap bir yüz değil; size tutulmuş bir ayna. Okurken kendinize bakmaya hazır olun yani.
🖤🗞️
#ÇölVeTohum #JorgeBarónBiza #OkudumBitti #KitapYorumu #Edebiyat #ArjantinEdebiyatı #KitapKurdu #Okumak #YüzünEtiği #8pt
Uygar insan kölelik içinde doğar, yaşar ve ölür. Doğuşunda bir kundak içinde dirilir; öldüğünde bir tabutun içinde çivilenir; insan şeklini koruduğu sürece, kurumlarımız tarafından zincirlenir. Emile, Jean-Jacques Rousseau