“Çünkü eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. Eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu da bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı.”
"Oysa ben bütün vakitlerimi, hatta bütün vakitlerimden daha çoğunu, yeryüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum; seni düşünmek ve seni yaşamak için." ~ Franz Kafka'dan, Milena'ya Mektuplar ~
Merhabalar! Muhteşem yönetmen Stanley Kubrick'in olağanüstü gerilim filmi. Bu zamana kadar izlediğim en başarılı gerilim filmi kesinlikle, işte, budur. Bu filmi geçen ay Guguk Kuşu filminde tanıdığım Jack Nicholson için izledim. Kendisine hayran kaldım, bu filimde de. Çekim yıllına ve…devamıMerhabalar!
Muhteşem yönetmen Stanley Kubrick'in olağanüstü gerilim filmi.
Bu zamana kadar izlediğim en başarılı gerilim filmi kesinlikle, işte, budur. Bu filmi geçen ay Guguk Kuşu filminde tanıdığım Jack Nicholson için izledim. Kendisine hayran kaldım, bu filimde de. Çekim yıllına ve kurgusuna oranan film sanatsal değerler barındıyor ve ayrıyeten derin katmanlı bir film olduğunu düşünüyorum. Bence izlenmeli.
Kısaca filmin kurgusundan söyle bahsedeyim, Jack Torrance (Jack Nicholson) Colorado dağlarındaki Overlook Otelinde kış bakıcısı olmayı kabul eder. Otel kışın kapalı olduğundan Jack ve ailesi uzun bir süre boyunca mekanda yanlız kalacaklardır. Medyum yetenekleri olan Torrance'ların küçük oğlu Danny (Danny Lloyd), otelde bazı kötü ruhların olduğunu hissetmeye başlar. Jack, yıllar önce karısı ve iki kızını öldüren otelin eski kış bakıcısı Bay Grady Philip Stone'nin hayaletiyle tanıştığında işler iyice değişmeye başlar. Danny, babasının bu ruhlar tarafından kontrol edildiğini ve babasının giderek çıldırdığını görmektedir.
Filmde beni en çok etkileyen ve çok başarılı bulduğum sahne, çocuğun koridorlarda bisiklete binmesi ve tekerleklerin bir halı bir taşa gelmesi nedeniyle sesin sürekli değişip gerilimli bir hal yaratmasıydı.
Jack Nicholson'ın elinde baltayla "Wendy, i'm home" deyişini, baltayla kapıyı kırdığı anı ve sonra gülmesini, çocuğun otel koridorlarında üç tekerlekli bisikletini sürmesini, uzun bir süre anımsayacağımdan eminim.
Bahsedilene göre, Stephen King bu filmi hiç beğenmemiş ve televizyon için kendi versiyonunu çekmiş.
Danny Torrance'si (Danny Lloyd) film bitene kadar filmin korku filmi olduğunu bilmiyormuş.
Jack Nicholson'ın banyoya baltayla girme sahnesi tam olarak 127 tekrar almış. Böylece en fazla tekrar alan film olmuştur.
Zenci aşçı (Scatman Crothers), Guguk Kuşu'nda da koğuşun gece bekçisi rolünde de oynamıştı.
Ve ayrıyeten filmim de çok büyük bir eleştiri mevcuttur. Filmindeki asansörden kanın nehir halinde akması, amerikalilarin yerlilere yaptığı katliama göndermedir. Asansörün kapılarının kapalı olmasına rağmen kanın akmaya devam etmesi bu katliamin göz ardı edilemeyeceğini belirtir. Gene dikkat edinirse bu sahnede ses yoktur. Kimse bu olayı açıkça dile getirmek istemez. Zaten olayın geçtiği otelin ismi ise Overlook (-gözardı etmek, kale alamamak) otelidir.
Ve filmin bazı replikleri:
''Sana kötülük yapmayacağım.''
"Kadınlar. Onlarla yaşanmaz onlarsız da yaşanmaz."
"+Neden içiyorsun?
-Unutmak için.
+Neyi unutmak için?
-Neden içtiğimi."
"Sana bir şey yapmayacağım tatlım, sadece beynini dağıtacağım."
"Bir şeyler olduğunda ardından izler bırakır."
Sizler peki bu gerilim filmi için neler düşünüyorsunuz, çünkü filmi eleştiren birçok kişi de vardı.
Merhaba, Amazon Uygulamasında bana önerebileceğiniz film/ dizi / belgesel var mı? Daha önce bu uygulamayı hiç kullanmadım, aşina değilim. Yardımcı olursanız çok sevinirim. 😊 🌼
Merhabalar! Film, 1975 yılında Oscar'a 9 dalda aday olup 5 tanesini almıştır. Ken Kesey'in 1962'de yazdığı bir roman olan film, 1975'te Milos Forman tarafından filme alınmıştır. Konususu ise şöyledir: Hapishaneden kaçmak için bir psikiyatri kliniğine gelen ama varolan sisteme dayanamayıp…devamıMerhabalar!
Film, 1975 yılında Oscar'a 9 dalda aday olup 5 tanesini almıştır. Ken Kesey'in 1962'de yazdığı bir roman olan film, 1975'te Milos Forman tarafından filme alınmıştır.
Konususu ise şöyledir: Hapishaneden kaçmak için bir psikiyatri kliniğine gelen ama varolan sisteme dayanamayıp karşı çıkmasının bedelini ağır ödeyen Mc Murphy'i yaşadıklarını anlatır.
Çok güzel bir filmdi. Ve izleyici hem güldürüp hem ağlatan muazzam bir eleştiriye sahipti. Aynı zamanda sürükleyici ve kaliteliydi. İMBD'nin en iyi filmleri arasında ilk yirmide yer alıyor.
Film ile ilgili şöyle bir rivayet okudum: Filmin çekimlerinden 2 ay önce Jack Nicholson'un ortadan kaybolduğu çekimlerin gerçekleştirileceği hastaneye kendini hasta olarak yazdırıp kaybolduğu günden beri burada takıldığı söylenir.
Bu beni okuduğum zaman çok şaşırttı. Sizce gerçeklik payı var mıdır bu rivayetin?
Filmin adı olan GUGUK KUŞUNU birazcık araştırdım, bunu da sizlerle paylaşacağım.
Cuckoo (-guguk) ingilizce hem guguk kuşu hem de argo da DELİ anlamına geldigi ve de "one flew over the cuckoo's nest" derken kastedilen "deliler diyarından biri geçti" olduğu söyleniyor.
Diyeceklerim bu kadar. Şimdiden birkaç arkadaşıma önerdim. Bence kesinlikle izleyin.
Ve buraya kadar okuyorsanız çok teşekkür ederim, güzel vaktinizi bu yazıya ayırdığınız için.
Merhabalar! Forrest Gump, Back To The Future ve Contact gibi olağanüstü filmlerin yönetmeni Robert Zemeckis'in Kasım 2016'da sinemaseverler ile buluşturduğu film, Allied ( -müttefik) Senoryadaki bariz eksikliklere ve hızlı film geçişlerine sahip olmasına rağmen filme çok kötü diyemeyeceğim ama çok…devamıMerhabalar!
Forrest Gump, Back To The Future ve Contact gibi olağanüstü filmlerin yönetmeni Robert Zemeckis'in Kasım 2016'da sinemaseverler ile buluşturduğu film, Allied ( -müttefik)
Senoryadaki bariz eksikliklere ve hızlı film geçişlerine sahip olmasına rağmen filme çok kötü diyemeyeceğim ama çok çok iyi de değildi. Marion Cotillard açık ara, Brad Pitt'den daha iyi bir oyunculuk sergilemişti. Film kostümler açısından o yılları anımsatabilecek şekildeydi. Senorya da eksikliklerine rağmen güzel ve hüzün doluydu.
Karakterlerde derinlik yok ve bu film için kötü bir şey. Bir anda evlendiler, bir anda çocukları oldu, bir anda kurgu tıkanıp durdu. Filmin başlarına nazaran sonları daha güzeldi.
İzlemek istediğim bir filmdi, sonunda izledim. :)