Herkese merhaba 🙋♂️ Geçtiğimiz yıla damgasını vuran bir filmle sizlerleyim. "Sonra izlerim, kaçıyor mu?" diye diye dün geceye kadar ertelediğim bir film oldu Parazit. Çoğu kişinin "Güney Kore filmi de neymiş?" "Nasıl oscar aldı bu?" "Kesin abartılıyordur? " diyerek izlemeye…devamıHerkese merhaba 🙋♂️
Geçtiğimiz yıla damgasını vuran bir filmle sizlerleyim. "Sonra izlerim, kaçıyor mu?" diye diye dün geceye kadar ertelediğim bir film oldu Parazit. Çoğu kişinin "Güney Kore filmi de neymiş?" "Nasıl oscar aldı bu?" "Kesin abartılıyordur? " diyerek izlemeye başladığına eminim ama kanıtlayamam. 😅
Parazit filmine geçmeden önce yönetmeninden ve Güney Kore sinemasından bahsetmek isterim. Bong Joon-Ho'nun Okja filmi hariç diğer 6 uzun metraj filmini izlemiş ve yönetmeni takibe almıştım. Gerçekten sadece Kore değil Dünya sineması adına yetenekli bir yönetmen olduğunu düşünüyordum ki aldığı Oscarlarla bu düşüncem tescillenmiş oldu. Türkçeye "Havlayan Köpekler Asla Isırmazlar" diye çevrilen Flandersui Gae isimli ilk uzun metrajlı filmiyle sinemaya merhaba diyen yönetmen, bu düşük bütçeli yapımla ne kadar yetenekli olduğunun ipuclarını bize veriyordu.
Bu filmden tam 3 yıl sonra çıkardığı Cinayet Günlüğü (Saliniu Chueok) benim hala yönetmenin en sevdiğim filmi olarak yerini koruyor. İşlenen konu ne kadar sert olsa da Bong Joon Ho senaryoya eklediği komik sahnelerle filmi dengelemeyi başarmıştı. Senaryosu muazzam, oyunculuklar görülmeye değerdi. Bir 3 yıl sonra çektiği Yaratık (Gwoemul) ile fantastik korku yine 3 yıl sonra çektiği Ana (Madeo) ile Dram türlerinde de ne kadar başarılı olduğunu bize gösteriyor ve tür fark etmeksizin yetenekli bir yönetmen olduğu anlaşılıyordu.
Bazı filmlerini çok bazılarını az sevsek de kötü diyebileceğimiz bir filmi yoktu. Bunun en büyük nedeni kuşkusuz yönetmenin tüm filmlerinde senaryoya dokunuşları. Bu filmden önce en son bir Fransız çizgi romanı uyarlaması olan Kar Küreyici (Le Transperceneige) filmini izlemiştim. Yönetmenin ilk İngilizce olarak çektiği bu filmde sadece koreli oyuncular değil Hollywood'tan tanıdığımız ünlü oyuncular da yer alıyordu. Çok övgüler alan, benim de çok sevdiğim bir uyarlamaydı. Aslında yönetmeni takip edenler bilir ki oscar geliyorum diyordu. "En İyi Film" olmasa da "En İyi Yabancı Film" i bir gün alacaktı Bong Joon Hou.
Filmlerinde özellikle senaryo kısmının çok çok başarılı olması tabii ki şans değil bir emek içeriyor. 2,3 gün önce filmlovers sitesinde gördüğüm bir yazı sonrası bu filmi listemde öne aldım. Yazının adı "Bong Jon ho'dan Senaryo Yazımı Hakkında 10 Tavsiye" idi. İlgilenenlere önerilir. Bu yazıda filmin fikrinin Snowpiercer filmini çekerken aklına geldiğinden bahsediyor. Ve kafasındaki filmi 4 yıl boyunca geliştirdiğinden söz ediyor. Kesinlikle göz atılması gereken bir yazı. "Karakterlerinizi siyah veya beyaz olarak yazmayın. Kimse tamamen kötü değildir ya da tamamen bir kahraman. Çevrenizdeki insanları gözleyin ve onların iyi ve karanlık taraflarını keşfedin"
Senaryo demişken aslında sadece Bong Joon Ho dan bahsetmek Güney Kore sinemasını küçümsemek olur. Güney Kore sineması denildiğinde inanılmaz yaratıcı ve farklı senaryolar akla gelir. Örneğin usta yönetmen Chan Woo Park ın şok edici filmi Old Boy ve Aggassi, Jee Woon Kim'in Şeytanı Gördüm, Hong Jin Na'nın The Wailing'i, Kim Ki Duk'un 3 Iron, İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar filmleri aklıma ilk gelen yapımlar. Ve daha yazmakla bitmeyen ne filmler ne senaryolar... Gerçekten Güney Kore Sineması senaryo bakımından farklı bir yerdedir. Hollywood ise çok defa Kore sinemasından beslenmiş ve başarılı buldukları filmleri yeniden Amerikada çekmişlerdir.
Parazit filmine gelecek olursam çok eğlenceli, eleştirel ve sıradışı bir senaryoya sahip olduğunu söyleyebilirim. Filmi anlamaya başladıktan yarım saat sonra nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Su gibi akıp geçiyor. Sınıflar arası farklılıkları komik unsurlarla güzel bir şekilde eleştiriyor. Bir yerden sonra "ee sonra? " diyoruz. Derken kapının zili çalıyor ve komik hikayemiz bir anda kara komediye dönerek işin rengi değişiyor. Yalanlar bir bir ortaya çıkarken sonuçlardan kaçmak imkansız hale geliyor.
Başta neredeyse yönetmenin her filminde oynayan Song Kang Ho ve diğer oyuncular doğal oyunculukları ile göz dolduruyor. Song Kang Ho'yu bilen bilir adamın olduğu filmler bir ayrı güzel olur. Kore sinemasına bir kere ısınırsanız bir daha uzaklaşmanız zor olur. Doğal oyunculuklar, komik mimikler izlerken keyif almanızı sağlıyor.
Gelelim Parazitin En iyi film dalında oscar ı hak edip etmediğine. Bunun kişisel düşüncem olduğunu belirteyim. Bana göre Parazit En iyi Yabancı Film ödülünü açık ara farkla hak ederken En İyi Film ödülünü alacak kadar başarılı değil. Daha önceki yıllarda çıkan çok çok başarılı ve bu ödülü hak edecek Güney Kore Filmi olduğunu düşünüyorum. En iyi Senaryo ödülünü de hak ettiğini düşünüyorum orası ayrı.
Ve Parazit benim en sevdiğim filmler arasına girdi. Güney Kore sineması bir gün bu ödülü alacaktı ve piyango Parazit e vurdu. Bir şekilde akademideki eleştirmenler filmin farkına vardı ve tarih yazacakları tuttu 😅 Ama yine de ödülü Parazit in almasına sevindim. Bu dünyanın herhangi bir yerindeki yönetmenlere inanılmaz motivasyon kaynağı olacaktır. Artık genç ve idealleri olan yönetmenler ben de alabilirim diyebilecek. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Yazım hatası yaptıysam affola. 8,5/10