Procrastination(Prokrastineyşın): Erteleme, oyalanma, ağırdan alma, savsaklama Kitap savsaklama yani erteleme davranışını mümkün olduğunca azaltabilmemiz için gerekli anahtar stratejilerin kısa ve öz halini sunuyor. Sürekli bir şeyleri erteliyorsanız (ödev, iş, spor...vb.) ve buna bir çözüm bulmak istiyorsanız bu kitap size iyi…devamıProcrastination(Prokrastineyşın): Erteleme, oyalanma, ağırdan alma, savsaklama
Kitap savsaklama yani erteleme davranışını mümkün olduğunca azaltabilmemiz için gerekli anahtar stratejilerin kısa ve öz halini sunuyor.
Sürekli bir şeyleri erteliyorsanız (ödev, iş, spor...vb.) ve buna bir çözüm bulmak istiyorsanız bu kitap size iyi gelebilir. Kitapta keyfi savsaklama davranışlarımızdan kurtulabilmemiz için verilen örnekler (Günlük hayatımızda çokça yaşadığımız ertelemeden doğan sorunlar) bir çok şeyin farkına varmamıza yardımcı oluyor. Bu farkındalıktan sonra harekete geçmemiz ve işleri ertelemeye DUR dememiz için verilen "Değişim stratejileri" sizi harekete geçiriyor ve her bölümden sonra çok daha farklı düşünüyorsunuz. Gerçekten titizlikle hazırlanmış ve yararı büyük olan bir kitap.
Okuduktan önceki siz ve okuduktan sonraki siz aynı kişi olmayacaksınız :)
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Yazmak, fikirlerin zihnimizde ilk yerleştiği andan, metnin son halini gözden geçirdiğimiz aşamaya dek epey sosyal bir eylemdir.
•...bir başkasına ancak yapılması gereken bir işi havale edebiliriz, bunun sorumluluğunu değil; aynı şekilde bir işin ancak övgüsünü paylaşabiliriz, kusurlarını ve kabahatlerini değil.
•Her savsaklama ertelemedir, fakat her erteleme savsaklama değildir.
•Erteleme, önceliklerimizi belirlemenin bir parçasıdır.
•Kendi gönülsüzlüğümüz dışında bizi vaktinde harekete geçmekten alıkoyacak hiçbir şey yoktur ortada.
•Savsaklamak, hayatın gerçeklerinden kaçmaktır.
•İhmalkârlıktan doğan pişmanlık, genellikle savsaklama davranışının bir sonucudur.
•Savsaklama davranışı, doğru düzgün yapılması gereken bir işe genellikle daha az zaman ayrılması sonucu doğurur. Bu da toplamda ortaya çıkan işi çoğunlukla daha yetersiz ve verimsiz hale getirir.
•Savsaklama, hayatın gerçeklerinden kaçmakla ilgili bir sorundur. Hedeflerimizi savsaklarken aslında kendimizin en azılı düşmanı haline getiririz.
📍Mutluluk, insanın önüne koyduğu hedefler uğruna verdiği çabada yatar. Özel olarak şu veya bu başarıyı elde etmemiz gerekmiyor; bütün mesele, hayatta bize anlamlı gelen bir şeyin peşinden gitmeye, onun için uğraş vermeye kendimizi adamamız.
•Hayatımızdaki en kısıtlı, en bitimli kaynak zamandır. Yaşayabileceğimiz sınırlı miktarda bir zaman var.
•...bu varoluşsal rahatsızlığın üstesinden gelmenin tek yolu var, o da hayatımızın dizginlerini ele alıp asla bırakmamak.
•Gereksiz yere, bile isteye ertelemeyi bırakmayı öğrendiğimiz andan itibaren, hayatı da dolu dolu yaşamaya başlayacağız.
•Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.
•Bir şeyin bilgisine vakıf olmak ile o şeyi kendi hayatımızda uygulamaya geçirmek birbirinden farklı iki şeydir.
•Başaramadığımız şey, davranışlarımızı kendi hedeflerimize uygun olarak düzenlenmektedir.
•İyi hissetmenin cazibesine kapıldığımızda teslim olduğumuz şey, dürtüsel itkilerimizdir.
•Duygusal zekâ, kişinin davranışlarına yön vermek üzere duygularını etkili bir şekilde tanımlama ve kullanma yeteneğidir.
•"Kendini iyi hissetmenin cabizesine kapılma, yapman gereken iş neyse hemen başla."
•Savsaklama anında yapılması gereken ilk şey, yerinizden kıpırdamadan öylece durmaktır.
•Asıl önemli olan korkumuzun esiri olmamak.
•Kendimizin en azılı düşmanı haline gelmişizdir ve kendi kendimizi nasıl kandıracağımızı dahi biliriz.
•Yarın değil, bugün. Sonra değil, şimdi. Bir ara değil, hemen.
•Sonra yapayım diye işinizi ertelediğiniz o yarın, daima bir gün ötededir; hiçbir zaman bugün haline gelmez.
•Belli bir olay dışındaki olayların gelecekte düşüncelerimiz ve duygularımız üzerinde yaratacağı etkiyi azımsama eğilimine referans noktası saplantısı deniyor.
•Bir işi yapmak için illa canımızın istemesi gerektiğine inanırız. Böyle bir şey yok.
•Umduğumuz değil, içinde bulunduğumuz durumla yüzleşip yapmamız gereken her neyse onu yine de yapabiliriz.
•Tutumların davranışları belirlediği kadar, davranışlar da tutumları etkiler; fakat nihayetinde davranışların tutumlar üzerindeki belirleyiciliği daha fazladır.
•Bahane insanın bir gecelik fantazisidir.
•Bir kimsenin kendisi için yarattığı bahaneler, esasında o kişinin kendini sabote etmesidir.
•Başlamak, elimizdeki işe yönelik algımızı değiştiriyor.
•Bir kere başlamaya görelim, elimizdeki işin aslında zannettiğimiz kadar berbat olmadığını hemen anlıyoruz.
•Başlamak bitirmeye yetmez.
•Uygulama hedefleri, başarma güdümüzü tamamlayıcı bir etkiye sahiptir.
•İrade, kısıtlı bir kaynaktır; idareli kullanmak gerek.
•Kılımızı bile kıpırdatmıyorsak eğer, gerçekten dermanımız kalmadığından değil, "canımız istemediğinden"dir.
•Bir kere başlasaydı, ihtiyaç duyduğu motivasyona ve enerjiye sahip olduğunun farkına varacaktı.
•Kişilik özellikleri betimleyicidir, belirleyici değil.
•Savsaklama alışkanlığı da kendi kendimizi kandırma konusundaki yeteneklerimizden beslenir.
•Aslında sınırlarımızı ve kapasitemizi öğrenip üzerine gittikçe en güçlü yanlarımızı ortaya çıkarmamız da mümkün.
•Özdeğişim, hiç bitmeyen bir yolculuktur; sabır ve azim ister.
•Hiç kuşku yok ki defalarca yeniden denemek zorunda kalacağız.
•Değişim yalnızca okumakla mümkün olabilecek bir şey değildir, eyleme geçmeniz gerekir.