Spoiler içeriyor
Okuduğum sağlam kitaplardan.. İspanya’da yaşayan Santiago isimli çoban bir gencin Kişisel Menkıbe’sinin peşinde Mısır piramitlerine kadar uzanan yolculuğunu konu eden bu kitap; insanın yaşam amacını, aradığı mutluluğu ve hayata dair daha pek çok olguyu ele almakta. Kitap bir çok fantastik…devamıOkuduğum sağlam kitaplardan..
İspanya’da yaşayan Santiago isimli çoban bir gencin Kişisel Menkıbe’sinin peşinde Mısır piramitlerine kadar uzanan yolculuğunu konu eden bu kitap; insanın yaşam amacını, aradığı mutluluğu ve hayata dair daha pek çok olguyu ele almakta. Kitap bir çok fantastik öğeyi de içermekte. Simyacı, benim gözümde bir romandan ziyade öğretici bir eser konumunda.
9,5/10
Kitapta hoşuma giden bazı bölümler:
“Hayatın bu döneminde, Her şeyi açık seçiktir, her şey mümkündür ve hayal kurmaktan, hayatında gerçekleştirmek istediği şeylerin olmasını istemekten korkmaz. Ama zaman geçtikçe, gizemli bir güç, kişisel menkıbenin gerçekleştirilmesinin olanaksız olduğunu kanıtlamaya başlar. “
“ Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, evrenin ruhunda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir.”
“Çocukken bu adamla yolculuk yapmak istiyordu. Ama patlamış mısır satmak, yıllar boyu para biriktirmek için bu arabayı satın almayı seçti. Yaşlandığı zaman bir aylığına Afrika’ya gidecek. İnsanın düşlediği kişiyi gerçekleştirmesi için her zaman olanak bulunduğunu bir türlü anlamadı.”
“Parası olan insan hiçbir zaman yalnız değildir.”
“Her şey bir tek ve aynı şeydir.”
“Kuran‘ın yasası aç insanları doyurmayı buyurur.”
“Düşünme gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.”
“Çünkü insanlar en çok etkileyen şey güzelliktir.”
“Öyle zamanlar vardır ki, insan hayat ırmağının akışını değiştiremez.”
“Bütün kalbimizle bir şey istediğimiz zaman, evrenin ruhuna daha yakın oluruz. Olumlu bir güçtür.“
“Yaşıyorum,“ dedi delikanlıya, “Isos ve kamp ateşsiz bir gece, “hurma yerken.” ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zamanda yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu dünyada bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte, ne gelecekte yaşıyorum benim yalnızca şimdi mi var ve ben sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdi de yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun.”
“Çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.”
“Bir gün, bu binlerce hurma ağacının görüntüsü yalnızca bir anı olacaktı.”
“Aynı savaş, şimdi benim için bir talih, çünkü burada senin yanında kalıyorum.“
“Aşk, sevilen nesnenin yanında bulunmayı zorunlu kılıyordu.“
“Simyacı bir şişe açıp konunun bardağını kırmızı renkli bir sıvı koydu. Şaraptı ve ömrü boyunca hiç içmediği en güzel şaraplardan biri.
Ama şarabı Şeriat yasaklamıştı.
“Kötülük,“ dedi Simyacı, “İnsanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır.“
“İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.”
-Size neden Simyacı diyorlar?
+Simyacıyım da ondan.
-Peki altın arayıp da bulmayı beceremeyen öteli simyacılar neden başaramıyorlar bu işi ?
+Altın aramakla yetiniyorlar. Menkıbe’nin kendini yaşamak istemek sizin kişisel menkıbelerinin hazinesini arıyorlar.
“En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.”
“Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? Çünkü insanlar hazineye inanmazlar.”
“Her şey, bir ve tek şeydir.”
“Bir kere olan bir daha asla tekrarlanmaz. Amma ve lakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır.“