Bu incelemeyi dikkatle okuyun lütfen Bu anime dizi gördüğünüzde aklınıza devler gelecek o kadar. Ben devleri bir keloğlan'da izlerdim, oldukça keyifliydi. Masalların olmazsa olmazıdır devler. Düşünüyordum da, acaba bu dev kurgusu kimden çıktı ve nasıl çıktı? Gerçekten devler var mı…devamıBu incelemeyi dikkatle okuyun lütfen
Bu anime dizi gördüğünüzde aklınıza devler gelecek o kadar.
Ben devleri bir keloğlan'da izlerdim, oldukça keyifliydi.
Masalların olmazsa olmazıdır devler.
Düşünüyordum da, acaba bu dev kurgusu kimden çıktı ve nasıl çıktı? Gerçekten devler var mı ya da var mıydı? Gibi gibi bir çok soru çıkar kafamdan.
Bu diziyi ilk bölümünü izlediğimde midem çok bulanmıştı çünkü insan yiyen devler var ve bu gerçekten çok rahatsız edici bir durum. İzlemekte tereddüt edip izlemedim ama sonra iki bölüme daha şans verdim. Daha sonra hem sürükleyici geçti hem de akılda bir sürü soru işareti oluşmaya başladı, bu sorular kafanızda her bölümde daha da artıyor.
Japon animelerde en önemli özelliklerden biri ise savaşçı bir ruh olmasıdır. Bu da tabi ki Dünya savaşı yani 1. Ve 2. Dünya savaşından sonra japonların gelişmesi ve bu gelişmeyide güçlü ve kararlı iradeleriyle sağlamasıyla olmasıdır. Dünya savaşında kazandıkları bu güçlü ruhu bir daha kaybetmemek adına onların eğitim, askeri ve bu gibi film dizilerin de sürmektedir. Milli şuur çok önemli sonuçta...
Bizde de unutulmayan Çanakkale, Milli mücadele gibi dönemlerdir. Ancak biz de gelişim sıkıntılı çünkü bizim ülkemiz her ne kadar gelişmiş görünse de aslında eğitim, bilinçlendirme, ekonomik, sanat, teknoloji gibi şeyler de ne yazık ki geri kalıyoruz. Dünya savaşı dönemin de Japon ile Türkiye aynı seviyede idi ancak şuanda Japonlar bizden daha ileridedir bazı konularda. Neyse bu konulara fazla girmeyeceğim çünkü ana konudan uzaklaşmaya başladık.
Japonların eğer geçmişini biliyorsanız dizinin verdiği mesajları daha çok anlar ve odaklanırsınız.
Animede devler yüzünden çekilmiş surlar var yani koca ülkenin şehirleri surlar ile çevrili devlerin saldırılarından korunmak için. Bu da elbette özgürlüğünün kaybolmasını gösteriyor çünkü sur kafesi andırır, insanlar ise o kafaste yaşayan kuş misalidir. Özgürlüğü bastırarak dile getirmek adına Eren adında baş karakter sürekli özgür olmayı dile getirir. Güçlü bir irade olarak karşımıza çıkar Eren. Elbette iradenin yanında güç ve zeka olmalı ve bu iş ise diğer karakterlere yansıtılarak oluşturulur.
Aslında savaş konulu olan bu dizi bize devlet-halk, dışlanan, sömürge, ırkçılık, eşcinsellik, ekonomi gibi gibi bir çok konuyu da içeriyor.
Şu noktaya da değinmek istiyorum. Animeyi sevmeyen ve abartıldığını düşünen kişiler var. Aslında popülerlik kazandığı zaman bir şeyler itici gelebilir ama başarı varsa ve başarı yargılanıyorsa o zaman durum kıskançlık, çekememezlik boyutuna geçer. Konusu veya kişiler hoşuna gitmez izlemeyebilirsin ama başarısız olduğunu söylersen bu da artık aptallığa girer. Yargılamadan önce neyi, niçin yargıladığınızı bilmelisiniz.
Savaşırken havalı bir hal alan karakterler popüler olmasından en büyük etkendir, özellikle karakter ve özellikleri ise özentiye davet ediyor.
Bazen mantıksız kısımlar olabilir bu da geyet normal çünkü her kurguda illa mantıksız bir şey vardır.
Yine en büyük noktaya gelirsek, o da 'acı, aile, pişmanlık, irade, zayıflık' gibi duygu durumların hakim olması.
Efendim bildiğiniz gibi bu japon animeler de aile çok önemlidir. Ailemize bir şey olursa çok acı çekeriz. Aileden sonra ise arkadaş ve çevre gelir. Dizide ailesini devlerden korumak, savaşırken dostlarını kaybetmek acı bir şekilde işlenir. Unuymayın ki bir savaş olduğunda insanlar en çok ailesini kaybettiği için acı çeker, dizide de savaş olduğu için aileyi kaybetme ve derin bir dram söz konusu olur.
Savaş gerçekten çok acı ve zordur. Allah yaşatmasın inşallah diyelim ve devam edelim.
Japon animelerin bir özelliği de bağırmak. Efendim bağırmak bir uyanıştır, bunu unutmayın. Uyuyan bir insanı bağırarak uyandırırsın. Burada ise duygu, acı, uyandırmak maksadıyla bağırarak konuşmak, haykırma, inleme gibi ünlemler söz konusudur.
Anime bana göre çok başarılı. Hatta bu incelemeyi daha da uzatabilirim ama şimdilik müsait olmadığım için kısa tutacağım. Finali henüz yapılmadığı için de biraz kısa tuttum, finalden sonra daha uzun ve kapsamlı bir yorum yapacağım inşallah.
İlk 5 bölümü izleyin ona göre devam edin bence.
NOT: Bu inceleme @birkedigilerden 'e ithaf edilmiştir. Kendisine sevgilerimle <3
Keyifli izlemeler.
***
İnceleme ekleme: Attack on titan final (05.11.2023)
Attack on titan finalini kabul etmiyorum.
İki üç yıl önce izlediğim zamanlarda incelememe, final olduğunda final hakkında daha uzun yazı atarım demişim. Pek uzun olmayacak ama en azından bir yazıyı hak etti diye düşünüyorum.
Final hakkında konuşacağım için tabii ki bu kısım tamamen spoi olacaktır.
Her şey "özgürlük" fikri ile başladı. Özgür olmak isteyen, özgürlük için can atan Eren gittikçe bambaşka bir bataklığa saplandı. Özgürlük fikriyle nasıl oldu da Eren bu hale düştü? Asıl en büyük sorun bu. Eren özgürlüğü yanlış mı anladı yoksa körelmiş duyguları farklı yöne mi kaydı? Ben ikinci ihtimali uygun görüyorum. Eren hisleri giderek öldü. Sonra ne yapacağını bilemez hale geldi, sonra ağır bir depresif ile her şeyi yok etme kararı aldı. Sonra baktık ki her şeyi yok etmekten ziyade dostlarını ve sevdiği kadını kahraman yapma amacı vardı. Yok, hayır, bu amaç bile değildi. Onun amacı; o aslında içinden geleni yapmıştı. Her şeyi yıkıp dökmek ama hiçbir neden olmaksızın.
Eren benim için artık anlaşılmaz bir karakter oldu. Eren artık Eren değildi. Ne yaptıysa kendine yaptı. Olan sadece ölenlere ve kendisine oldu. Kendisi de ölüp gitti. Peki ne uğruna idi bunca ölüm? Devleri yok etmek mi? Mutlu dünya mı? Sadece özgürlük mü?
Bu finalde mutsuz olan ve kaybeden; Eren, Mikasa ve Levi oldu sadece. Geri kalanları sevmezdim ve hepsi mutlu oldu. Zoruma çok gitti bu. Bu affedilemez. Bu yüzden bu finali kabul etmiyorum. Özellikle Eren ve Mikasa ilişkisi beni derinden üzdü.
Bu koca kurgu bize neyi anlattı hâlâ anlamıyorum? Tamam siyaset vardı, savaşa ve soykırıma dair göndermeler vardı ama asıl ne öğrendik?
Devlerin sonu garip bitti. Mangaka nasıl bitireceği konusunda çok mu düşünmüş acaba(?) Çok fazla bilinmezlik, kaos ve karmaşa vardı. Ne diyeceğimi de pek bilmiyorum açıkçası. Yazıyı burada kesiyorum. Ufak tefek eklemeler "belki" yaparım o kadar.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.