Dangal, Hindistan’da Güreş yarışmalarına verilen bir isim. Film, yaşanmış gerçek bir hikayeden senaryolaştırılmış. Aamir Khan bu film için sürekli kilo alıp vermiş. Güreşçi kızları canlandıran gençler 3000 oyuncu adayı arasından seçilmişler ve 7 ay süresince güreş eğitimi almışlar. Dangal’ı 167…devamıDangal, Hindistan’da Güreş yarışmalarına verilen bir isim. Film, yaşanmış gerçek bir hikayeden senaryolaştırılmış. Aamir Khan bu film için sürekli kilo alıp vermiş. Güreşçi kızları canlandıran gençler 3000 oyuncu adayı arasından seçilmişler ve 7 ay süresince güreş eğitimi almışlar.
Dangal’ı 167 dakikalık süresine rağmen sıkılmadan, gözünüzü kırpmadan izliyor ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Senaryo, nakış gibi işlenmiş ve ustalıkla kurgulanmış. Bu tür filmleri genellikle Amerikalılar yapardı. Halada yapmaya devam ediyorlar ama bu film özgün konusu ve akıcılığı ile onların papuçlarını dama atıp, saltanatlarına son veriyor. Formül çok basit. İyi bir senaryo, işini bilen usta bir yönetmen, muhteşem oyunculuklar ve kurgu.
Filmde, kadının gücü öyle güzel anlatılmış ki alkışlamamak mümkün değil. Ülkemizde de çok gündeme gelen küçük yaşta evlendirilen kızların, sadece çocuk doğuran ve ev işi yapmaya zorlanan kadınların durumları da repliklerle ifade edilmiş. İçinde derin anlamlar barındıran film, sizi güldürürken aynı zamanda duygulandırabiliyor. Bir babanın ve kızlarının mücadelesini izlerken gözlerinizden yaşların süzülmesine engel olamıyorsunuz. Filmde düzenlenen güreş müsabakalarında İstanbul’un isminin geçmesi ve azda olsa görüntülerine yer verilmesi de ilgi çekiciydi. Ayrıca, babanın güreşçi kızlarına bizdeki gibi ”pehlivan” diyerek seslenmesi hoşuma gitti. Olay örgüsüne ve akışına uygun seçilen müziklerde kulaklarda hoş bir seda bırakıyor.
Aamir Khan filmde Mahavir Singh adlı bir güreşçiyi oynuyor. Hayat şartları gereği güreşi bırakıp maaşlı bir işe girince, ülkesine altın madalya kazandırma hayalini sahip olacağı çocuklara bırakıyor. Ama tüm çabasına rağmen erkek çocuğu olmuyor. 3 kız babası olarak, kızlarını güreşçi olarak yetiştirmeye başlıyor. Kızların istememesi, çevrenin baskısına rağmen hiç yılmıyor. Filmde kızların toplumdaki rolüne, erken yaşta evlendirilmelerine bir tepki var ve Hindistan'dan neden olimpiyat şampiyonu çıkmadığa dair göndermeler yer alıyor. 2,5 saate yakın süren filmde kızları, babaların diğer babalar gibi olmadıklarını, onların gelecekleri için çırpındığını görünce onlar da işe dört elle sarılıyor bu kez ve harika bir film ortaya çıkıyor sonra. Aamir Khan yine mükemmel bir filmle karşımızda.
Sözün özü: Hindistan’a 2010 Commonwealth Oyunları’nda kadın güreşlerinde ilk Altın madalyayı kazandıran Geeta Phogat’ın, onu yetiştiren babasının ve kendisi gibi güreşçi olan kız kardeşinin olağanüstü öyküsü kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Hafta sonu yapacak başka bir işiniz yoksa içinde derin anlamlar barındıran ve önemli sosyal göndermeler bulunan bu spor-dram filmini mutlaka izleyin. İyi seyirler.