Spoiler içeriyor
Ne zamandır okumak istiyordum ve bitti. Kitapta biraz biraz kendimi bulduğumdan mı bilmiyorum ama ilk sayfalarından itibaren ilgiyle okudum. Yazarın okuduğum ilk romanı ve kalemi gerçekten kuvvetli bir yazar. Yalın ve akıcı bir anlatımdı böyle olunca da düşündüğümden erken bitirdim.…devamıNe zamandır okumak istiyordum ve bitti. Kitapta biraz biraz kendimi bulduğumdan mı bilmiyorum ama ilk sayfalarından itibaren ilgiyle okudum. Yazarın okuduğum ilk romanı ve kalemi gerçekten kuvvetli bir yazar. Yalın ve akıcı bir anlatımdı böyle olunca da düşündüğümden erken bitirdim. Ki daha da erken olabilirdi. Karakter tasvirleri doğa tasvirleri etkileyiciydi. Odada üçüncü kişi hissiyatı veren yer yer karakterlere hak verip karşı çıkılan konuşmalar da öyleydi.
Konusunun zaten çok tembel bir karakter olan oblomov'a odaklandığını çoğu kişi biliyordur. Bu tembellik, kayıtsızlık çoğu kez sesli güldürse de yavaş yavaş üzücü ve sinir bozucu bir hale geliyor. Çünkü bu durum çevresindekiler tarafından kullanılmasına basamak oluyor. Yazar oblomov üzerinden eski rusya'nın eleştirel şekilde fotokopisini çiziyor. Oblomov eski rusya'yı, ştolts karakteri ise avrupa'yı temsil ediyor. Oblomov, oblomovka çiftliğinde, çalışmayı ayıplayan, her gün rutin hayatı yaşayan, insanlar arasında, hayata karşı hiçbir atılım gerçekleştiremeden hayatın bundan ibaret olduğunu zannederek büyüyor. Ştolts ise aksine yarı alman, annesi ile kitaplar müzikler ile ilgilenirken babası ile de çalışmayı öğreniyor. Boş zamanlarında ise yaramazlıklar yaparak eğlenerek, içindeki gücü kullanarak büyüyor. Bunun sonucunda eski rusya zihniyeti çöküp avrupalılaşma arttıkça oblomov bu hayata uyum sağlayamıyor, hiçbir şekilde değişemiyor ve o dibe battıkça ştolts hayatında mutluluk ve başarı yakalıyor. İkisinin de temelleri çocukken yetiştirilme tarzları ile atılıyor. İkisi de hep çocukluk günlerini arzuluyor ve hareketlerini bu arzu şekillendiriyor. Ştolts, sevdiğim bir karakter oldu oblomov ile dostluğu da çok güzeldi. Kitabın sonları da bir o kadar duygusaldı. Değişen bir oblomov ile olga çiftini okumak isterdim ama bu pek mümkün değil sonuçta. Kendimden parçalar bulduğum için etkilendiğim severek okuduğum ve okuyacağım bir kitap oldu. Ayrıca bazı karakterlerden ders alıp bazı paragrafları tekrar okuyacağım ve her tembellik yaptığımda aklıma gelecek bir kitap da oldu bu yüzden akılda kalıcı olacak :d Unutmamak için çok uzun oldu ama buraya kadar okuduysanız teşekkürler. Tavsiye ederim kitabın kalın görüntüsü okumanıza engel olmasın lütfen..
İçinde bir kavga olduğu belliydi; ama zihni henüz bu kavgaya karışmıyordu.
Doğduğunu herhalde annesinden başka kimse fark etmemiştir; yaşadığını da pek az kimse bilir; fakat ölümünü kimse fark etmeyecek, öldüğüne kimse sevinmeyecek, kimse acımayacaktır. Onun düşmanı, dostu yoktur. Yalnızca birçok tanıdığı vardır.
İlya ilyiç'in kafası bir kitaplıktı; ama ayrı ayrı ve hiçbiri tamam olmayan ciltlerle dolu bir kitaplık.
Ciddi işleri bir yana bırakarak içine kapanmak, kendi yarattığı bir hayal dünyasında yaşamak oblomov'un en büyük zevki idi.
Sevinçleri de yoldan çiçek toplar gibi koparır ve daha solmadan atardı; böylece her zevkin dibindeki acı tortuyu tatmazdı.
Birçok şey öğrendiniz, onları yaşamak için kullanabilirsiniz artık.
Hasta da değilim.. Bazen.. Bir hüzün çöküyor üstüme..
Görüyorsun işte, yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçırıyor, bir boşluk duyuyorum..