ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Güçlü prensipler, sağlam bir pusula gibidir, insanı doğru yolda tutar. •Herkes dilediği gibi yaşamakta özgürdür, yeter ki mutlu olsun. •Her son yeni bir başlangıç demektir. •Birbirini seven insanların kavuşması ne güzel. •aslında yaşamınızın her evresinde sorular sormalı…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Güçlü prensipler, sağlam bir pusula gibidir, insanı doğru yolda tutar.
•Herkes dilediği gibi yaşamakta özgürdür, yeter ki mutlu olsun.
•Her son yeni bir başlangıç demektir.
•Birbirini seven insanların kavuşması ne güzel.
•aslında yaşamınızın her evresinde sorular sormalı ve sorgulayarak düşünmelisiniz.
•Kendiniz olun. Kalıplardan sıyrılın, bırakın gerçek kişiliğiniz ortaya çıksın. Gerçek kişiliğinizi bulduğunuzda, her şey yerli yerine oturacaktır. Alacağınız kararlar daha isabetli olacaktır.
•Sorular sorarak içinizdeki arzuları ve yeteneklerinizi keşfedeceksiniz. Amacınızı bulduğunuzda, bu size bir deniz feneri gibi yol gösterecektir.
•Bazı sualler, aslında tüm ömür boyu sorulur.
•Her yeni gün, yeni bir soruyla ufuklar açar önümüzde.
•Bazen çok çalışmak, bazen eğlenmek, bazen dinlenmek gerek; bazen de yapmak istedikleriniz hakkında hayat kurabilmek için zaman ayırmak gerek.
•Öğütlerle, yol göstermelerle, tariflerle değil, sadece ve sadece siz, kendi kafanızda 'nasıllara' yanıt bulmalısınız.
•Kendinize güvenin, bir insanın istediği takdirde neler yapabileceğine, kısaca insanın gücüne inanın ve çözümlere yönelin.
•İnsanoğlu prizma gibidir; kimi yanı olumlu, kimi yanı olumsuz, kimileriyle ilişkileri pürüzsüz, kimileriyleyse çekilmezdir. Ve bu her insan için böyledir.
•Mutlu olmayı başarabilen insanlar zeki kişiler, çünkü onlar bir olayı ya da kişiyi her yönüyle görebiliyorlar.
•Herkes iki gün konuşur, üçüncü gün daha ilginç bir konu çıkınca seni unuttu gider. Sense olduğun yerde kalakalırsın.
•Zıt fikirlerin çarpışması, sonuçların çoğunlukla daha sağlıklı bir düzeyde buluşmasını sağlar.
•Kalıplaşmış düşüncelere ve davranışlara takılıp kalırsanız, sıradan ve kalıplaşmış insanlar olup çıkarsınız. Oysa kafamızı kullanır, sorular sorarsanız, önce bir kargaşa yaşayacak sonra içinizdeki yaratıcı ruhu yakalayıp kendinize özgü olan adımlar atmaya başlayarak kendi kendinizin önderi gibi davranacak ve yaşamınızı kendi kurallarınıza göre biçimlendirebileceksiniz.
•Hoşgörüyle dinlemesini öğrenmezsek hiçbir yere varamayız.
•Önümüzdeki zaman içinde, kendinize dönüp içinizdeki sesi bulmaya çalışın. Bu ses size beklentilerinizi, isteklerinizi, rüyalarınızı söyleyecektir.
•Kendi ayaklarınızın üstünde sağlam basmak istiyorsanız önce içinizdeki sesi bulun. Bu kendi yıldızını bulmak gibi bir şeydir. İçinizdeki ses önce çok zayıftır, inceciktir, hatta ilk bakışta duyamazsınız onu ama siz yine de dinleyin. Kendi içinize dönün ve derinliklerde saklı olan gerçek düşünce ve istekleri yakalayın. Ve onları izleyin. İşte bu sizin yıldızınızdır. Pırıltısıyla, ışıltısıyla size yol gösterecek olan yıldızınız.
•İnsanlar neyse odur, kolay kolay değişmezler.
•Demek insan kendi kararları doğrultusunda hareket edince yaptıklarının bir anlamı oluyor ve bunun bedelini ödemek hiç de zor gelmiyor.
•İnsan yaşadıkça öğreniyor, azizim.
•Savaşmadan hiçbir şey başarılamaz.
•Mesleğinizi sadece para, sadece şöhret ya da aileniz öyle istedi diye değil, kendi istek ve yeteneklerinizi buluşturarak seçmelisiniz. O zaman yaptığınız işte mutlu olursunuz. Severek yapılan bir iş de başarıyı peşinden sürükler. Ve bu getirir sizi, kendi ayaklarınızın üstünde durabilmeye.
•Düşünmeden, araştırmadan kalıpları yaşamak, mutluluğu başkalarının gözlerinde aramaktır. Eğer mutluluğunuz hep bir başkasının beğenisine ya da kendinizin dışında nedenlere bağlı ise mutsuzluğu garantilediniz demektir.
•Mutluluğu başkalarının gözlerinde aramayın.
•Hiç ummadığınız biri, bir sözü ile sizlere bir ufuk açabilir.
•Konuşa, düşüne sonuçlara varın.
•Aklınız, duygularınızı dengelesin.
•İnsan kafasını toplamaya çalışırken yalnız olmak ister.
•İnsan, nelerden geçmekte olduğunu, neyle karşılaşacağını bilirse, sorunları daha rahat omuzlayabiliyor.
•İnsan yaşamında sevmek ve sevilmek kadar önemli bir şey olmasa gerek.
•İnsan bir şey beklemeden sevince, sevgisini verince, geriye mutlaka bir şeyler dönüyor.
•Üç çeşit arkadaşlık vardır:
Birincisi ekmek gibidir, her zaman ihtiyacınız vardır. İkincisi ilaç gibidir, lazım olursa ararsınız. Üçüncüsü mikrop gibidir, o gelir sizi bulur.