Ben kitaptan bağımsız olarak; sadece film üzerinden bir düşünce deneyi yapmak, filmi günümüz bağlamında okumak istiyorum. Şimdi Amerika ilk defa Trump türünden bir başkanla sınandığı için, önümüzdeki bir 5 yıl daha bu tip filmler göreceğiz. Ben çok da derine inmeden,…devamıBen kitaptan bağımsız olarak; sadece film üzerinden bir düşünce deneyi yapmak, filmi günümüz bağlamında okumak istiyorum.
Şimdi Amerika ilk defa Trump türünden bir başkanla sınandığı için, önümüzdeki bir 5 yıl daha bu tip filmler göreceğiz. Ben çok da derine inmeden, bunun konuyla alakası çerçevesinde birkaç yorum yapmak istiyorum.
Amerika, modern toplumların neredeyse tamamı gibi oturmuş global ne en önemlisi neo-liberal sınıflara sahip. Bunlar derinine inmeden; kent soylu, entelektüel liberaller; kırsalda yaşayan muhafazarlar, ghetto da yaşayan lümpenler, banliyöde yaşayan orta sınıf gibi gibi. Ekonomi de her 20 yılda bir iflas ettiği için bu sınıflar arasındaki gerilim sürekli artıyor. Biraz da propaganda unsuruyla birlikte genellikle entelektüel liberaller suçlanıp duruyor. Sebebi görece daha rahat yaşamaları; fakat asıl sebep bunu göze sokacak medya organlarını aktif olarak kullanmaları. Trump sürecinde de, muhafazakar bir aday üzerinden, durum sınıf savaşına döndürüldü. Liberaller farkında bile olmadan sınıfsal bir savaşın içine çekildiler...
Haaa gel gelelim asıl önemli konuya. Böyle ekonomik ve toplumsal buhran dönemlerinde nostaljiye sevgi, arayış artar. Eskinin hatırada güzel kalması, değişimin korkutucu olması gibi ilkel evrimsel kalıntılar işte. Bir de muhafazakar ruh halinde statükonun sürdürülebilmesi için geçmişe dayanak aranır, nostalji bir nevi inşa edilir. "Make amerika great again!" Hangi again? Geçmişte olan işte!
Hah, filmde aslında hiç görmediğimiz bu yaratıklar napıyordu? Onlara çok güzel şeyler gösteriyordu ve intihara sürüklüyordu. İntihar; liberal toplumun kendi yargılarından vazgeçip, Trump a oy vermesi, gösterdikleri şeyler ise eski Amerikanın, güzel zamanları. Yani good old days...
Peki bu aslında hiç görünmeyen yaratıklar medyayı temsil edebilir mi? Burada komik bir durum var, Trump çoğunlukla Amerikan medyası tarafından linç yiyen bir başkan. Fakat medya, gündemde tutma mantığı üzerinden yürüdüğü için, bu amaca hizmet etmiş oluyor.
Siz de ancak gözünüzü, kulağınızı kapatırsanız bu deliliğe karşı koyabiliyorsunuz. Propagandanın hali hazırda etkilemediği tek bireyler deliler; onlar da bizim ülkemizde de zaman zaman görülebilecek olan, iktidar karmaşası yaşayan meczup insanlar. Bu konuya pek girmek istemiyorum, çünkü uzun ve sıkıntılı bir süreç. Hem de silivri soğuk olabilir.
Çocuklar ise geleceği temsil ediyor. Oy kullanamıyor olabilirler; fakat düşünceler ölmez. Doğal olarak bir toplum inşası da mümkün.
Finalde ise bir hastahane, görme ve duyma engeli bulunan insanların, kurtarılmış bölgesine geliyor. Bu aslında liberallerin komedisi... Ben şöyle bir mesaj çıkartıyorum; "ancak gerçek bilgi ve donanımla bu propagandaya karşı koyabilirim." Evet haklısın. Entelektüel bilgi senin politik konumunu doğrular ve güçlendirir. Bu görme ve duyma engeli bir nevi doygunluk olarak işlenmiş. Sadece komedisi şu; "senin propagandalarına karşı kör ve sağırım, seni blokluyorum"
Haha ülkemizde de her seçim yaşanan süreç bu. Sosyal medyadan seçim yapıp, niye böyle oldu komedisi. Kendimi de eleştiriyorum yanlış anlamayın. Entelektüel liberallerin toplumu umursamama gibi, istemsiz bir huyu var. Film bunu söylemese de, Amerikan seçimleri bunu gösteriyor...
Onun haricinde orta kalite Netflix filmi.