Yakın tarihte yaşanmış en hazin hikaye. Bu hikaye Rus Çarı 2. Nicholas ve ailesinin öyküsünü anlatıyor. Bizi 1990lü yılların başına, 1. Dünya savaşı sıralarına ve SSCB'nin kurulmasına kadar ki tarihlere götürüyor. Çarlık Rusyasının bir din adamı (dinci daha doğrusu) tarafından…devamıYakın tarihte yaşanmış en hazin hikaye. Bu hikaye Rus Çarı 2. Nicholas ve ailesinin öyküsünü anlatıyor. Bizi 1990lü yılların başına, 1. Dünya savaşı sıralarına ve SSCB'nin kurulmasına kadar ki tarihlere götürüyor. Çarlık Rusyasının bir din adamı (dinci daha doğrusu) tarafından nasıl hipnozite edildiğini ve oldukça trajik olaylar yaşayıp çöktüğünü halkının ne sefalet ve zorluklarla boğuştuğunu anlatıyor. Hani şu çok ünlü Rasputin şarkısının gerçek öyküsünü anlatıyor ve bu dizi değil bir belgesel. Oldukça sansasyonel bir geçmiş. Hala bile bir çok tartışmaya yol açan, yakın tarihi etkileyen hatta 2. Dünya savaşına bile yol açabilen bir geçmişe sahip. Kızıl Ordu ve Beyaz Orduyu içerisinde barındıran, insan olanı hayli duygulandıran bir geçmiş. Uzaktan yakından hiçbir bağlantımız olmasa bile Rus rejimiyle yine de duygulanabiliyoruz. Kraliyet ailesi olarak bakmaktan çok bir ailenin trajedisini izledim, okudum, hissettim. Çokça hissettim ve sonunda hüzne boğuldum. Çarın yönetimi korkunç derecede kötüydü, etrafındaki insanlar müdahale etmiyor en çok da halk birbir kırılıyor savaşla ve yoklukla. Öyle ki halk ölü insanları bile yiyiyor. Rusya açlıkla boğuşuyor bu durumda kraliyet ailesi çok göze batıyor. Üstelik oğullarının hastalığına çare bulmak için dinci bir hilekar olan sapkın Rasputine bel bağlıyorlar ve bu sapık adam yaşamından ölümüne kadar koskoca Rusyayı etkisi altına alıyor. Dünya milletlerinin içinde bulunduğu 1. Dünya Savaşında büyük bir etkisi oluyor, en azından halk Çariçeyle olan ilişkisinden dolayı öyle düşünüyor. Bir çok Rus hanedan üyeleriyle cinsel ilişkisi oluyor ve sapkın ritüelleri için bir cemiyet bile kurmuş bir adam. Rasputini anlatıyorum çünkü bu adam hikayenin önemli aktörlerinden biri. Öyle bir yobaz öyle bir sapkın ki, yaptığı sapıkça vukuatları ve günahlarını sırf Tanrıya yakınlaştığını sandığı için yapıyor. Onun için, Tanrıya yaklaşmak için günah işlenmelidir. Çünkü ancak günah işlersen tövbe edebilirsin, tövbe de insanı Tanrıya yaklaştırır. Böyle düşünceleri olan bir kalpazan. Ne denilebilir ki? Tarihte her hikayenin içinde hazin son olunca içerisinden illa dini veyahut inancı kullanan* bir sapmış oluyor ve her şey bittiğinde biz anlayabiliyoruz. Tarih bize bunun dersini Rasputinde de gösterdi. Kendi coğrafyamızda olmasına gerek yok, olması bile yeterli ders alabilmek için...
Bu mini belgesel diziyi öneririm. Gerçekten etkileyici ve kalite dolu bir yapım. 6 bölümden oluşuyor ve skandallar ve trajedilerle dolu olduğu için meraklı bir şekilde izliyorsunuz. KESİNLİKLE izlenilmeli...