ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Duygudan yoksun akıl, topaldır. Akıldan yoksun duygu, kördür •Aklımız duygularımızın engeli olmamalı, Duygularımız da aklımızın engeli olmamalı. •İnsanların en büyük hatası meseleyi abartmak. •Bırakabilmek, vazgeçebilmek mutluluktur. •Birini ancak birlikte yaşayınca gerçek anlamda tanır insan. •İlle de biri…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Duygudan yoksun akıl, topaldır. Akıldan yoksun duygu, kördür
•Aklımız duygularımızın engeli olmamalı, Duygularımız da aklımızın engeli olmamalı.
•İnsanların en büyük hatası meseleyi abartmak.
•Bırakabilmek, vazgeçebilmek mutluluktur.
•Birini ancak birlikte yaşayınca gerçek anlamda tanır insan.
•İlle de biri ile yarışacaksan kendinle yarış.
•Terbiyesizin terbiyesini vermek, bir fakiri sevindirmek kadar sevaptır.
•Bir sorunun varsa, onu sen çözme yoluna gideceksin. Madem sorun senin, çözüm de senden gelmeli.
•Düzenin bulunmadığı yerde kargaşa olur.
•Bir insan bir şeyi neden ve hangi amaca yönelik yaptığını bilirse, davranışlarında daha güvenli ve rahat olacaktır.
•Aklını kullanan bir gencin geleceğe yönelik hayalleri ve amacı olacaktır.
•Akıllı genç, kendi sorumluluğunu, geleceğinin sorumluluğunu yüklenebilen gençtir.
•Dikkat edin hayatta başarılı olanlar çoğu kez okulunu birincilikle bitirenler değil, daha sıradan öğrencilerdir. Yani zekâ ve üstün başarı mutluluğun garantisi değildir.
•Üniversitenin anlamı aklın eğitimidir.
•Mutsuz bir yaşam ölümden beterdir.
•Öylesine insana dost kitaplar var ki...
•İnsana bir şeyler veren, bilgece yazılar içeren kitaplar en sıkıntılı zamanda sığınabileceğimiz dostlarımızdır. Kitaplar tüm dünyayı gezmişçesine yerküreyi ve her tür insanı tanıtan bunun yanı sıra insan ruhunun derinliklerine inebilen kılavuzlardır.
•Ayrıntılardaki güzellikleri sakın ıskalamayın çünkü bu aynı zamanda ve büyük ölçüde mutluluğu da ıskalamak anlamına gelir.
•Hayatta herkesin asıl amacı mutlu olmaktır . Mutluluğa varmak için bilinçli bir arayış içinde olmalıyız.
Bunun ilk koşulu kendi içimizde güçlü, zengin ve renkli bir dünya yaratmaktır. Buna giden yollardan bir tanesi, beş duyumuzu hayata geçirerek, güzellikleri doya doya yaşayarak bir mutluluk iklimi yaratmaktır . Gerektiğinde sığınabilmek, tüm zamanlarda da hayatımızı kendimize özel kılmak için...
Beş duyumuzu gerçek anlamda kullandığımızda yaşama sevinci ve yaşama bilincimizi geliştiriyor, yaşama kültürümüzün oluşmasına zemin hazırlıyoruz demektir.
•Şöyle düşünün, bir insan ki kitap, dergi, gazete okumaz; müzikle ilgilenmez, sinemaya, tiyatroya, konserlere, opera, baleye gitmez; hobileri, merakları, ilgi duyduğu konuları yoktur; insanlarla, doğayla, olaylarla ilgilenmiyordur... Ne kadar yalınkat bir yaşam, değil mi?
•Daha çok mutlu anlar, daha çok mutlu günler demek.
•Soru soran insan, düşünen insandır. Düşünen insansa özgür kişidir. İşte bu nedenle aydınlanmanın oluşumunu soru soran insanlara borçluyuz.
•Çünkü bir amacının olması, insan yaşamının anlam kazanmasını sağlar.
•Amacını bulmak bazen yıllar alabilir, onun için şu anda amacımın ne olduğunu bilmiyorum diye cesaretinizi yitirmeyin.
•İnsanoğlu değişiyor. Yılların içinde tercihleri, zevkleri, kişiliği gibi, öncelikleri de değişiyor.
•İleri görüşlü olabilseydik, hayatımız bir otoyol gibi dümdüz ve engebesiz uzar giderdi önümüzde.
•İnsan yaşamının her döneminde soru sormalı.
•Bir engel önünde insanoğlu, bu engel de nereden karşıma çıktı, diye düşünür. Karıncaysa bir engel karşısında sadece, bunu nasıl aşarım, düşüncesindedir. Ve “nasıl sorusunu sormanın yararları düş gücünü, yaratıcılığı, sorun çözme yeteneğini öğrenmek ve geliştirmektir.
•Çirkinlikler, utanç olmamalı.
•Hiç kimse savaşmadan başaramaz. Mutlu olmak istiyorsan savaşacaksın.
•Artık duygularımdan, yaşayacağım deneyimlerden korkmayacağım. Korkmamalıyım. Mutluluğu ararken, başarmak kadar başaramama olasılığının da bulunduğunu peşinen kabul etmeyi öğrendim.
• Bir tarafta zeki olmak, akıllı olmak, çalışkan olmak var. Diğer yandaysa duyarlı olmak, duygularına da kulak vermek, kısaca duygusal yaşama önem vermek var. İlk saydıklarım başarıyı getiriyorsa, daha sonra saydıklarım bu başarıyı mutlulukla taçlandıracaktır. Böylece hayatta başarılı ve mutlu olmayı elde etmiş olacaksınız.
•Başarılı olacağım diye yitirilen... kişisel mutluluk oluyor, genç dostlarım.
•Örnek alırken kafamızı kullanmalı, bize ve toplumumuza mutluluk veren duygusal öğeleri yitirmemeliyiz. Asla yitirmemeliyiz, çünkü sevgili dostlarım bu, başarı uğruna mutluluğumuzu yitirmemiz anlamına gelir.
•İyi bir aileniz varsa, onun değerini çok iyi bilin. Dostlar da çok önemlidir ama bazen hayat insanları ayrı yollara savurur ya da zevkler, düşünceler değişir, ister istemez ayrılıklar yaşarsınız.
•Arkadaşlıklarınızı özenle seçin ama ondan sonra bu ilişkilerde savruk davranmayın, önemseyin. Hem de çok önemseyin. Arkadaşlarınızı düşünün. Kötü gününde yanında olmaya gayret edin.
•İyi gününde sevincini paylaşın. Ailesine ilgi doğum gününü bilin. Arada sırada onun kalbini kazanacak hoşluklar yapın. Terfi ettiğinde güzel bir restorana götürüp bu olayı kutlayın. Koleksiyon yapıyorsa, doğum gününde koleksiyonu için bir parça alın. Vaktiniz varsa, çocuğunun Okuma Bayramı'na birlikte gidin, onun çocuğunun başarisini siz de alkışlayın.
•İnsanlara yatırım yapın, çünkü hepimizin insanlara ihtiyac var. İyi günümüzde, kötü günümüzde, gençliğimizde, yaşlılığımızda hep insanlara gereksinim duyarız. O nedenle hayata atılınca, yarışa başlayınca, işin bu yanını da asla unutmayın. Varsın iş yaşamınız birkaç saat eksik olsun, buna karşılık duygusal yaşamınız tam olsun.
Ailenizle, dostlarınızla yaşayın. Yaşayın ki, ömrünüz dolu dolu geçsin, renkli anılarla bezensin, binbir güzel deneyimle zenginleşsin ve ölürken de elinizi tutacak birileri olsun.
•Para insanı adam yapmıyor.
•Hepimiz bir gün öleceğimizi biliyoruz ama tam anlamıyla buna inanmıyoruz. Bir türlü idrak edemiyoruz.
•Büyük acılardan geçince insan imbikten süzülmüşçesine olgunlaşırmış. O acılardan geçmek insana dinginlik kazandırırmış.
•Hayat ilginç, çok ilginç.
İnsan hayata doğru attığı her adımda yeni bir şeyler öğreniyor.
•Nerede olursanız olun. dünyanızı zenginleştiren arkadaşlarınızdır. Ve şunu da unutma, gerçek arkadaşın fazlası olmaz.
•Duygusal zekâsı gelişmiş insan uyumludur, iyimserdir, umudunu yitirmez, olumlu düşünür. Bu insan, bugünün ve yarının insanıdır. Dünün insanıysa, uyumsuz, kötümser, umutsuz bir tavır içindedir.
•Duygusal zekânın geliştirilmesi insana uyumlu, iyimser ve umutlu olmayı, olumlu düşünmeyi getiriyor.
•Kendinden başkasına saygılı ve uyumlu olmaksa bizi demokratikleşmeye götürüyor. Çünkü insandan insana saygının olmadığı bir iklimde gerçek demokrasi yeşeremez.
•Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.
•Eğer duygusal zekânızı devreye sokmazsanız, yani kendinizi karşınızdakinin yerine koymazsanız, eski tip yönetici olarak kalacaksınız demektir.
•Bütün mesele kendini karşısındakinin yerine koyup aynı durumda olsam nasıl bir muamele beni mutlu ederdi, harekete geçirirdi, diye düşünebilmek.İşte geleceğin yöneticileri, yani sizler böyle olmalısınız! Sadece aklınız ve bilginizle değil, kalbinizle de yönetmelisiniz.