Spoiler içeriyor
20 Temmuz 2021'de başladım. 22 Temmuz 2021'de bitirdim. 🔎 Herkese merhabalar. Süper ötesi bir kitap ile tekrar buradayım. 15 gündür adamakıllı kitap okuyamıyordum. Neyse ki büyüyü bozdum 😅. 🔎 Kanımca fabl diyebileceğimiz bir eser olan Hayvan çiftliği kitabı, gücün kişiyi…devamı20 Temmuz 2021'de başladım.
22 Temmuz 2021'de bitirdim.
🔎 Herkese merhabalar. Süper ötesi bir kitap ile tekrar buradayım. 15 gündür adamakıllı kitap okuyamıyordum. Neyse ki büyüyü bozdum 😅.
🔎 Kanımca fabl diyebileceğimiz bir eser olan Hayvan çiftliği kitabı, gücün kişiyi ve kurumları nasıl yozlaşmaya götürdüğünü, sorgulamamanın ağır bedelini ve bunlarla birlikte birçok şeyi okuyucuya açık bir dille sunuyor.
🔎 Konusunu anlatmayacağım. Yazmışlar zaten, ben daha çok kendi anladıklarımı yazacağım. Öncelikle kitapta dikkatimi en çok çeken şey Boxer adlı at oldu. "Napoleon her zaman haklıdır, daha çok çalışmalıyım" diyerek yaşadı durdu. Peki sonra?? At kasabı, veladdalin amin 👋👋.
🔎 Kitabın sonunu ben gerçekten çok ürpertici buldum. Ama daha ürpertici olan neydi biliyor musunuz?
🔹 Dört ayak iyi, iki ayak kötü ➡️ Dört ayak iyi, iki ayak daha iyi
🔹 Hiçbir hayvan yatakta yatmacak ➡️ Hiçbir hayvan 'gerekmedikçe' yatakta yatmayacak
🔹Hiçbir hayvan içki içmeyecek ➡️ Hiçbir hayvan 'aşırı' içki içmeyecek
Ve son olarak, "Bütün hayvanlar eşittir" maddesinden, daha doğrusu bütün bu maddelerden ve yazmadığım birkaçından kurtulunup gelinen noktada kurulan yeni düzende, eski kuralların hepsinin silinip tek bir kural kalmasıydı asıl ürpertici olan: Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.
🔎 1954 yılında Halide Edip Adıvar da bu kitabı çevirmiş ve kitaba bir ön söz bırakmış. "... İki taraf da kudretini, kendi kafa ve kuvvetinden ziyade, korumak veya kapmak istedikleri yavrulara borçludur. Fakat yavrular kendi kuvvetlerinden haberden değildirler" Burayı okuyunca aklıma 1984 kitabından bir alıntı geldi. "Tek umut proleterlerde, tabi uyanırlarsa..."
🔎 Dikkatimi çeken bir diğer şey ise domuzlar kendileri ile o kadar çok çelişiyorlar ki, ama nasıl çelişiyorlar öyle böyle değil, hiç kimse gıkını çıkarmıyor. Napolyon, Snowball'u "vatan haini" ilan edince herkesin "Ağıl savaşında çok kahramanca davranmıştı, ona madalya vermiştiniz" diye sorduktan sonra da türlü bahaneler ile domuzların hayvanları yatıştırmasıydı. Nasıl yatışabilirsiniz anlamıyorum. Zaten yaşadığım toplumu da anlamıyorum. Benzer işler 😉.
🔎 İsteyen "Orwell bu kitapta Kızıl devrimi eleştirmiş" desin. İsteyen de "Antisosyalizmi savunmuş" desin. İsteyen istediğini desin umurumda değil. Kim ne derse desin. Gayet açık konuşacağım. Kitabı okurken, özellikle de Domuzların kendileri ile çeliştikleri her noktada diğer hayvanların domuzlara adeta günümüz Türk toplumuymuşçasına kanmaları bir tek benim gözüme batmamıştır diye düşünüyorum. Ne demek istediğimi tam olarak anlamak isteyen olursa ufak bir video linki bırakıyorum. Merak eden bakabilir.
https://youtu.be/a2EhFDl9yqI.
🔎 80 yıl önce yazılmasına karşın bugünü "de" bu kadar güncel bir şekilde eleştirebilen, kalitenin tavan yaptığı bir kitaba puan vermek haddime değildir diye düşünüyorum. George Orwell'ın, gerçek adıyla Eric Arthur'un yazdığı bu başyapıt karşısında sadece şapka çıkarıyorum. İyi okumalar.