Doğu'nun Limanları... Ah ne hikayeydi. Ne dolu dolu, ne hüzünlü bir hayat hikayesi. İstanbul, Adana, Beyrut, Fransa arası geçen tarihin bir çok acı zamanlarına tanık olmuş , büyük imparatorlukların ve devletlerin yıkıldığı günlerde meydana gelmiş büyük bir hayat hikayesi. Irkçılığa…devamıDoğu'nun Limanları... Ah ne hikayeydi. Ne dolu dolu, ne hüzünlü bir hayat hikayesi. İstanbul, Adana, Beyrut, Fransa arası geçen tarihin bir çok acı zamanlarına tanık olmuş , büyük imparatorlukların ve devletlerin yıkıldığı günlerde meydana gelmiş büyük bir hayat hikayesi. Irkçılığa karşı olan, insanların birbirinden kız aldığı, kız verdiği, aile olup gülüp eğlendiği, acıların ve ideolojilerin olmadığı bir dünyadan, acıların dünyasına yolculuk...Bir savaştan kaçıp başka bir savaş ile harmanlanmış bir ayrılık ve vuslat hikayesi. Bir babanın evladından ayrılışı, bir sevgilinin sevdasından kopuşu ve bir kardeşin kardeşe zulmü... Doğu'nun Limanları... Onları bir arada tutan Osmanlı'dan kopmuş Ermeni, Yahudi, Türk ve Arapların - Doğu'nun insanlarının - tarihten gelen ortak acıları, ortak yaşayışları. Ve bu yetim halkların birbiriyle savaşları. Bu savaşların içinde ömür çürütmüş bir Osmanlı torunu. Kendisi gibi Osmanlı torunu olan babası tarafından adlandırılan İsyan'ın ırkçılığa, zulme ve savaşa karşı direnen hayat hikayesi. Sürgünlerden, göçlerden nasibini almış bir adamın vatanından ayrıldığı gibi kızından ve karısından ayrılışının hikayesi. Osmanlı'nın son günlerinden, savaşlardan, ayaklanmalardan, ikinci dünya savaşı, 1948 yahudi, Filistin savaşları ve Lübnan savaşına kadar gelmiş geçmiş acıyla harcanılmış bir ömür. Evet. Bu kitap tüm bu saydıklarımı anlatıyor. Çok garip bir hissiyatı var. Okudukça anlarsınız. Çarpıcı ve oldukça kısa, dolu dolu bir kitap. KESİNLİKLE okuyun. Amin Maalouf kalemine hayran kaldım.
Kitaptan alıntılar:
"Herkes ötekilerin duasını sustursun diye kendi tanrısına yakarıyordu."
"Bu şehirde doğmuştu, ama gelecek, geçmişin duvarlarının ardında değildir."
"Sana en değerli kitabımı verebilirdim; dünyanın malına sahip birine bile eski bir kitap armağan edilebilir."
" 'Gerçek üstatlar', derdi, 'insana farklı gerçeklikleri öğretenlerdir.' "
"Buna karşılık tiksindiğim bir şey varsa o da ırkçılık, ayrımcılıktı. Babam Türk, annem Ermeni'ydi ; felaketlerin ortasında el ele tutuşmalarını sağlayan, düşmanlığı beraberce reddetmeleriydi. Bu bana da miras kaldı. Vatanım bu işte."
" Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir. "
"Onları gören, dünyadaki en samimi iki arkadaş, derdi. Keşke öyle olabilseydi... Ne yazık ki hayır. Belki bunun için artık çok geçti."
"Anılarım mı? Mezarcı küreği gibi, güneşe toprak atmak benimkisi."
"Araplarla Yahudilerin on yıllar, belki yüzyıllar boyunca birbirine kıyacağına bütün dünyanın aklı kesmişti."
Nedense Doğu'yu anlatan kitaplar beni çokça etkiler. Çünkü Doğu insanlık tarihinden beri cadı kazanı gibi kaynıyor. Ortadoğu ve Doğu'yu konu edinen kitaplar bu yüzden fazla gerçekçi ve insanlığın örnek alması gereken konular. Mutlaka Doğu'yu ve beraberinde Batı'yı konu edinen bu eseri okuyun. Unutmayın. Doğu' nun zenginliği yaşandığı toprakların acısıyla harmanlanmıştır. Zenginliği de burdan geliyor bu toprakların. Tüm insanlığın öz yurdu, öz vatanı. Insanlığın gelişim sahası buralardır. Dili olsa da konuşsa diyeceğimiz kadim topraklar. Ah ne çekti şu topraklar...