Kur'an-ı Kerim'i Türkçe olarak okumak benim için uzun bir yolculuk oldu. Tarihi ve dini açıdan pek çok konu hakkında bilgi edinmemi sağladı bu yolculuk. Bu yolda yürürken yeni kelimeler de öğrendim tabii. Kur'an'ın kendine has üslubunu ve ayetlerin anlamlarını çözümlemeye…devamıKur'an-ı Kerim'i Türkçe olarak okumak benim için uzun bir yolculuk oldu. Tarihi ve dini açıdan pek çok konu hakkında bilgi edinmemi sağladı bu yolculuk. Bu yolda yürürken yeni kelimeler de öğrendim tabii. Kur'an'ın kendine has üslubunu ve ayetlerin anlamlarını çözümlemeye çalışırken zaman zaman tefsirlere başvurmanın oldukça yararlı olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Okumak isteyenlere tavsiyem okurken tefsirlerden de destek alarak ilerlemeleri yönündedir.
Kitapta surelerin başında o sure ile ilgili olarak verilen ve surenin içeriği hakkında genel bir çerçeve çizen bilgilendirici paragraflara yer verilmiş olması gayet güzeldi. Okuduklarımın bendeki en büyük etkisi kendime de eleştirel gözle bakabilmemi sağlamasıydı. Nasıl bir his uyandırdığını soracak olursanız sanırım bu soruya şöyle bir cevap verebilirim:
Bir okyanusa dalmak ve onun derinliklerindeki güzellikleri keşfetmek gibiydi. Belki de öğrendiğim yeni şeyler sayesinde nihayet kafamı suyun üstüne çıkararak rahat bir nefes almaktı sadece.
📌 Alıntılar:
"(...) Oysa dünya hayatı ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir."
Ra'd Sûresi - 26. Ayet s. 192
"(...) Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. (O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller verir. Kötü sözün durumu da, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer."
İbrahim Suresi - 24, 25 ve 26. ayetler s. 197
"Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.
Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır."
Nahl Suresi - 68 ve 69. ayetler s. 209 - 210
"O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin."
Taha Suresi 130. ayet - s. 250
"Ey insanlar ! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, (bilin ki) ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (spermadan) sonra bir alekadan (embriodan) sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir."
Hac Suresi 5. Ayet - s. 259
"Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır."
Rum Suresi 22. Ayet - s. 319
"Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur. Sonra da onun soyunu süzülmüş bir özden, değersiz bir sudan yaratmıştır. Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!"
Secde Suresi 7 - 9 Ayet - s. 327
"Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir."
Casiye Suresi 20. Ayet - s. 397