Spoiler içeriyor
🔎Spoiler içerir! Biyomedikal alanında bir girişimci olmak için üniversiteyi yarım bırakıp milyoner olan Elizabeth Holmes, "genç ve başarılı bir kadın" olarak sektörde anka kuşu misali parlar ve kör edici ışığıyla insanları adeta büyüler. Madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizdeyse 2000'li yılların başlarında…devamı🔎Spoiler içerir!
Biyomedikal alanında bir girişimci olmak için üniversiteyi yarım bırakıp milyoner olan Elizabeth Holmes, "genç ve başarılı bir kadın" olarak sektörde anka kuşu misali parlar ve kör edici ışığıyla insanları adeta büyüler.
Madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizdeyse 2000'li yılların başlarında hayalleri için diplomasından vazgeçen bu genç kız, kurduğu sahte vizyonla bir serap yaratarak çeşitli stratejilerle insanları manipüle eder ve yavaş yavaş bir dikdatöre dönüşür. Elizabeth, aldığı etik olmayan kararlarla - kendi kurduğu şirket olan - Theranos'un CEO'su olarak hızla yükselirken etrafındaki bazı insanlar bu ilüzyonun perde arkasındaki acımasızlığı fark edip seslerini duyurmaya karar verir. Böylece, kendi sırça fanusunda etrafı coşkulu kutlamalar ve alkışlarla çevrili bir rüyayı yaşayan Theranos'un Kraliçesi'ne karşı sessiz bir devrim hazırlığı başlar.
ABC News tarafından yayımlanan podcast serisinden uyarlanan bu mini dizi, Theranos'un kuruluşu, görünürde yenilikçi bir vizyona sahip bir şirket imajıyla yükselişi ve sebep olduğu sağlık skandalının fark edilmesinin ardından gelen ölümü şekilde özetlenebilecek olsa da farklı konulara dair bir tartışma alanı da açan bir yapım.
Elizabeth, çevresindeki insanların hayatını kâbusa çeviren rüyasını kovalarken bir yandan da dengesiz bir otorite dinamiğine sahip romantik bir ilişki yaşamaya başlar ve farkında bile olmadan kendini rollerin zamanla değiştiği bir döngünün içinde bulur. Onu rekabetçi bir anne olarak düşünürsek bir anlamda ölü doğan bebeği olan Theranos'un başarısız olduğu gerçeğini tamamen reddeder. Bu noktadan itibaren işler çıkmaza girer ve gerçekle yüzleşmekten kaçmak için hayallerine sığınan bir insanın etik değerlerinin çözülüşüne şahit oluruz.
Theranos'daki çalışma ortamı da sistematik mobbing kavramı ile ilgili izleyiciye pek çok örnek sunar. Etik değerlerin göz ardı edildiği bu iş ortamında yaşanan çatışmalar çalışanları zaman zaman atıl durumda kaldıkları bir çıkmaza sürükler ve yaşanan krizler çözülemeyen bir kördüğüm olarak kalır.
Dizinin olay örgüsü boyunca Elizabeth'in bazı karakterlerle olan diyalogları birer kilometre taşı niteliği taşır. Özellikle Elizabeth'in çevresindeki üç kadının görüşleri dikkate değerdir: Annesi, avukatı ve profesör Phyllis Gardner.
Annesi kendi doğrularıyla Elizabeth'e yol göstermeye çalışır. Avukatı, onunla yaşadığı bir fikir tartışması sırasında yaptığı tespitlerle onu uzun zamandır kaçtığı gerçeklerle yüzleştirir.
Profesör Phyllis Gardner'ın Elizabeth'in neden olduğu sorunları irdelerken büyük resme dikkat çeken sözleri de yaşananların bir skandalının iç yüzünden daha fazlası olduğuna işaret eder.
Dizi 2000'li yıllarda değişim rüzgarlarının esmeye başladığı bir dönemde geçiyor. O yüzden izlerken o yıllara dair nostaljik detaylara rastlamak da mümkün. Tavsiye ederim. Zaman ayırıp yazdıklarımı okuyan herkese teşekkür ederim.