Spoiler içeriyor
“ O gece Yamtar eve çok geç döndü .Gök Börü'nün karanlık odasından hafif bir ses geliyordu. Yamtar , pencereden giren ay ışığının biraz aydınlattığı odaya sessizce yaklaşıp baktı: Andası yüzünü doğuya dönmüş, ellerini göğe kaldırmış olduğu halde yavaş yavaş yakarıyordu:…devamı“ O gece Yamtar eve çok geç döndü .Gök Börü'nün karanlık odasından hafif bir ses geliyordu. Yamtar , pencereden giren ay ışığının biraz aydınlattığı odaya sessizce yaklaşıp baktı: Andası yüzünü doğuya dönmüş, ellerini göğe kaldırmış olduğu halde yavaş yavaş yakarıyordu:
- Türk Tanrısı! Türk Yersuları! Umay! Yarın için bana güç verin! Öcüm yağıda kalmasın! Budun tutsak olmasın . Türk Tanrısı ! Eşimi alıp on iki yıldır gönlümü kara kıldın .Gözlerimi alıp dokuz yıldır dünyamı karanlığa saldın ; yüksünmedim . Yarın için bana ululuğunu saç . Savaş bitinceye kadar gözlerimi aç ! Kana kana vuruşayım . Doya doya kırışayım . Can gövdeme yük oldu . Bir umudum sende kaldı . Sonsuz karanlığımı aydınlat ! Sönmez ışığından bir damlasını yoluma fırlat ! Ocağımı söndür de budunu yaşat ! ... Türk Tanrısı ! Can senin olsun , gözlerimi ver ! Yıllarca neler çektim , kimse bilmedi . Gözlerim ışık aradı , ama bulamadı . Gözsüz at koşturdum , gönül tat almadı . Her şeyden vazgeçtim . Yalnız bir savaşlık ışık ver . Türk Tanrısı ! Göğün rengini , güneşin parlaklığını , gecelerin süsü olan yıldızları , yeşil ağaçları , hattâ arkadaşlarımı , yakınlarımı , oğlumu bile gösterme . Yalnız ben dövüşüp ölünceye kadar yağıyı göster . Sadağımdaki ok , kolumdaki güç , damarlarımdaki kan tükeninceye kadar yağıyı göster...
Yamtar sanki soluk almadan dinliyordu . Andasının hafif sesinde gönülleri dağlayan bir ezgi vardı , işte yarın akşam olan olacak , iş başarılsa bile birçokları ölecekti . Gök Börü ölmeyi kafasına iyice yerleştirmişti . Yalnız ölmeden önce yağıyı görerek dövüşmek , onlardan gözlerinin öcünü alarak vuruşmak için Tanrı 'ya yalvarıp yakarıyordu . Yamtar 'la Gök Börü beş altı adım aralıkla yüzyüze duruyorlardı. Birisinin geldiğini daha uzaklardan bile sezmeye alışmış olan Gök Börü bu gece yanı başına kadar gelen Yamtar'ı duymamıştı . Kendinden uzaklaşmış , başka bir dünyaya dalmış gibi baş yukarıda , eller açılmış , söylenip duruyordu .
Yamtar da kendinden geçmiş gibiydi . Andasının bu gizli yakarışına gizlice geldiği için utanç duyduğundan ilkönce ne yapacağını bilememiş , fakat sonra kendisini yakarışa kaptırdığından gözünün önünde birçok eski şeyler hızla gelip geçmişti . Yarın belki kendisi de , sevdikleri de , kendisini sevdiklerine bağlayan hâtıralar da ayrılıp parçalanacak , hiçbir şey kalmayacaktı. Yamtar , Çinli filozof Şen-ma'nın kendisine asla veremediği felsefi bir düşünüşle «Ölümün güç tarafı galiba bu olacak!» diye düşündü. Sonra birdenbire Gök Börü'nün :
-Ulu Tanrı ! Ululuğuna son yok . İşte artık görüyorum ! diyen sesiyle ayılarak gözlerini ona dikti .
Hayret ! ... Gök Börü'nün çıkmış , oyulmuş gözlerinden aşağı yaşlar iniyordu . Dokuz yıldır kuruyan bu pınarlar yine , canlanmış mı idi ? Yamtar hayretle , utançla , biraz da korku ile andasına bakıyor , onun kendisini de görerek seslenmesini bekliyordu . Fakat o , gözleri Yamtar'a çevrik olduğu halde bir şey söylemiyor , yakarışına devam ediyordu :
-Türk Tanrısı ! ... Kuruyan gözlerime yaş verdin . Yağıyı görüyorum . Yeryüzünde bir gececik daha konuğunum . Verdiğin ışığı alma ! Gözlerimin yaşını silme ! Beni kendimden utandırma ! Budunu yerindirme ! Yağıyı sevindirme !...
Işık Gök Börü'nün gözlerine değil , gönlüne inmişti . Yağıyı onunla görüyordu . Sevdiklerini , yakınlarını , kendisini hiç göremiyordu . Görseydi , on yıllık çilenin ağartıp genç yaşta akpak yaptığı saçları kendisini ürkütebilir , yüzünün acıdan kırışmış çizgilerini büsbütün çoğaltırdı .
Gök Börü sevinçle ağlayarak hâlâ yakarıyordu . Yaşlar şaşılacak bir gürlükle yanaklarından aşağı iniyordu . Fakat Tanrı'ya yakaran ve gözlerinden yaşlar sızan yalnız o değildi . Saf yüzü ve iri gövdesiyle Gök Börü'nün görmediği koca Yamtar ve biraz geride çocuk yüzünü hınçlı bakışlarıyla Yamtar'ın görmediği Sungur da elleri açık yalvarıyorlar ve sessiz sessiz ağlıyorlardı .”
🐺⚔️🏹 Bu kitabı okuyalı epey zaman geçti . Ama sizlerle paylaşmak istedim . Kalın bir kitap olduğu ve okuyalı zaman geçtiği için ayrıntılarıyla hatırlamıyorum . Ama unutamadığım bir bölümü var . Bunu da sizlerle paylaşmak istedim . Yukarıda yazdığım bölümü okuduğumda çok ağlamıştım . Kitaptan bakarak geçirdim buraya . Şahsen çok etkilenmiştim . Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim . Anlatımıyla , o zamanı işleyişi ve hissettirişiyle , gayet güzel kaleme alınmış . 🌷🌷🌷