Merhabalar! "Sen içindeyken bu dünya daha ilginç." Bu filmin ismini çok duymuştum ve İMBD'nin en iyi filmlerinin arasında yer alıyor oluşundan dolayı izlemek istediğim bir filmdi. Fakat ben bu filmi bugünlerde değil de daha sonrasında izlemek istiyordum. Ancak iyi ki…devamıMerhabalar!
"Sen içindeyken bu dünya daha ilginç."
Bu filmin ismini çok duymuştum ve İMBD'nin en iyi filmlerinin arasında yer alıyor oluşundan dolayı izlemek istediğim bir filmdi. Fakat ben bu filmi bugünlerde değil de daha sonrasında izlemek istiyordum. Ancak iyi ki bu kadar güzel, türünün nadir örneği olan ve de bu filmden sonra yapılan tüm filmlerinin öncüsü olan bu filmi, geç olmadan izlemişim. Filmi o kadar beğendim ki kelimeler sanki filmi anlatmama yetmeyecek gibi hissediyorum.
Thomas J. Harris'in romanının bu nabızları zorlayan uyarlamasında, FBI'daki eğitimi devam eden Clarice Starling (Jodie Foster) yüksek güvenlikli bir tımarhaneye girerek bir psikiyatr iken yamyamlık yapan bir kitle katiline dönüşen Hannibal Lecter'in (Anthony Hopkins) hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışmaktadır. Starling'in bir seri katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyacı vardır. Ancak ne yazık ki, Lecter ile yaşadığı Faustiyen ilişki sonunda onun kaçışına sebep olur ve artık iki ayrı seri katil karanlıklarda serbest dolaşır.
1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmenine ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken; en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle layık görülmüştü. Filmde başrol oynayan Jodie Foster 30 yaşına gelmeden iki Oscar kazanan nadir oyuncular arasına girdi. Anthony Hopkins, bu filmdeki toplam 16 dakikalık performansıyla en iyi erkek oyuncu Oscar'ını kazandı. Ki bu süre, bir oyuncunun bir filmde gözüktüğü en kısa süredir. En iyi film Oscarı'nı alan tek gerilim-korku filmidir.
Senaryo o kadar başarılı ve oyuncular da o kadar çalışkan ve oynadıkları rolün çok iyi taşıyan kişilerdi. Çok garip, Dr. Lecter ile aramızda cam varken onun bakışları altında olmak, onun buz mavisi gözlerine bakmak, onu dinlemek çok ürpertici. Gerçekten Anthony Hopkins çok, çok başarılı bir oyuncu.
Öğrendiğime göre, Anthony Hopkins, rolüne gerçek hikâyeleri araştırarak çalışmış. Kendisi rolü için seri katillerin dosyalarını okumuş, hapishaneleri ziyaret etmiş, katillerin duruşmalarına izleyici olarak katılmıştır.
Antony Hopkins, filmdeki Hannibal Lecter rolünü, daha önce The Elephant Man – Fil Adam (1980) filminde oynadığı Dr. Frederick Treves karakteri sayesinde aldığını öğrendiğinde yönetmen Jonathan Demme’a şunu söylemiştir:
“Ama Jonathan Treves iyi bir adamdı.”
Jonathan Demme’in buna cevabı şöyle olmuştur:
“Lecter da öyle, o da iyi bir adam. Sadece deli bir zihnin içine hapsolmuş.”
Mesela, Jodie Foster, Hannibal Lecter ve Clarice Starling’in ilk buluşmasında Hannibal’in Clarice’in güney aksanıyla dalga geçtiği kısmın doğaçlama olduğunu belirtmiştir. İzleyicilerin gördüğü Jodie Foster’in o anda verdiği gerçek bir tepkiymiş. Sonrasında, Foster gerçekten şahsi olarak hakarete uğramış hissederek tepki göstermiş fakat daha sonra Foster Hopkins’e, bu denli dürüst bir tepki vermesini sağladığı için teşekkür etmiştir.
1991 yapımı psikolojik gerilim türündeki muazzam bir film, Kuzuların Sessizliği. The Big Five olarak da anılan en iyi film, en iyi senaryo, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadin oyuncu ve en iyi yönetmen Oscar'a ödüllerini birlikte kazanabilen 3 filmden biridir.
Filmi gerçekten çok beğendim. Film bittikten sonra yeni bir film izlemek hiç içimden gelmedi. Çok etkilendim, filmin kalitesinden ötürü. İzlemeyen herkese kesin öneririm.
Ve son olarak, filmin çok beğendiğim replikleri:
"Bazen karanlıkta uyanıp kuzuların çığlıklarını duyuyorsun. Ve zavallı Catherine’i kurtarırsan kuzuları susturabileceğini düşünüyorsun."
“Peki Clarice, Kuzular çığlık atmayı bıraktı mı?”
“Minnettarlığın ömrü kısa olur.”
“Sen kendi gözlerinin hemen ardında yaşa. Kendini dinle.”
“Hayal edilen şeylere imrenmeyiz. Elle tutulabilir şeylere, her gün gördüğümüz şeylere imreniriz.”
“Daha çok konuşmak isterdim ama yemeğe bir arkadaşım davetli.”
“Hayat, kitaplara göre fazla kaypaktır.”