-kendimce bir şeyler deniyorum yazılarla ilgili feedbackler hoşuma gider.- +KENDİME NOT VE HAYATIMDAKİ BAZI ŞEYLER+ (defter almaya üşendiğim ve yazdığım şeyleri sürekli kaybettiğim için rafı defter olarak kullanıyorum, anasayfanızı işgal ettiğim için özür dilerim) bir yarım limon, bir tencere kapağı,…devamı-kendimce bir şeyler deniyorum yazılarla ilgili feedbackler hoşuma gider.- +KENDİME NOT VE HAYATIMDAKİ BAZI ŞEYLER+ (defter almaya üşendiğim ve yazdığım şeyleri sürekli kaybettiğim için rafı defter olarak kullanıyorum, anasayfanızı işgal ettiğim için özür dilerim)
bir yarım limon, bir tencere kapağı, bir çakmak ve birkaç tane de sigara koyduğum bir masada oturuyordum. daha sonra limonu emdim birazcık, tencere kapağını zemine vurdum, sigaramı yarım saat kadar ağzımda tutup filtreyi ıslattıktan sonra çakmağı çaktım.
kaç vosvos saydığımı hatırladım; yirmi yedi tane saymıştım tamı tamına. kaç tanesi birbirinden farklıydı kaçını nerede gördüm bilmiyorum ama her gördüğümde sayının bir tane arttığını ve yirmi yediye ulaştığımı biliyordum. dünyayı gezmiş bir adam yirmi yedi vosvos saymış mıdır acaba? gezdiğim sokakları hatırladım tencere kapağına bakınca. güzeldi birçoğu, hepsinin farklı bir özelliği, yaşam şekli vardı. yaşıyordu bir kısmı, bir kısmı da ölmüştü sokakların, bir kısmında sokak köpekleri, bir kısmında sokak kedileri çoğunluktaydı. ben köpeklerle birlikte yaşıyordum, açlıktan ağlayan yaşamaya çalışan sokak köpekleri. gözler görüyordum bir sürü her gün, farklı gözler, benzer gözler güzel bakışlar, fitne dolu gözler. anılarla bezenmiş hayatlar, yaşadığını unutan hayatlar, gören gözler ve bakan gözler. vardı sürüyle gözler ve hayatlar umurumda olmayan ve veya olan. ben de onlardan biriydim, her gün birileri tarafından görülen, bazen dikkat çeken, bazen umursanmayan, bazen haddinden fazla bakılan gözlerden biriydim. bir çift göz, bir çift kulaktan ibarettim. ne kadarını değerlendirmek isterse o kadarını değerlendiren göz ve kulaklar. anlayışlı ve anlayışsız gözler. hem keskin hem sağır kulaklar. algılarım ve uyartılarımdan ibarettim, bunu ilk farkettiğimde bayağı üzülmüştüm çünkü kendimi çok özel zannediyordum. zayıf bir vücut ondan da zayıf bir zihinle geziyordum etrafta. yaşamak artık eskisi kadar zor değildi, korkmayı öğrendikten sonra tetiklenmeyi öğrenmiştim. tetiklene tetiklene gelmiştim bir noktaya. uyartılar hem bana can veriyor hem de verdiği canı değersiz kılıyordu ama ne yaparsın başka şekilde yaşanmıyordu. haykıran bir kalbim vardı, artık kaldırmıyordu çoğu durumu, o yüzdendir ki kaçıyordu artık sevgiden. limonu çok seviyordum, ne zaman olursa olsun asidik tadının ağzımdaki tüm lezzeti süpürmesine bayılıyordum. yaşadığımı unutmam gerek oluyordu bazen, çünkü bir zanaat ve kendini gerçekleştirmenin senin için ne kadar önemli olduğuna göre değişen bir olgu bu zanaatin üstesinden gelebilme yeteneğin. tencere kapağını seviyordum, bana hayatın basitliğini hatırlatıyordu; sadece bir tencere kapağı olmak için de yaşayabileceğimi ve de tencere kapağı olmanın ne kadar zor olduğunu hatırlatıyordu. ikisinin aynı anda aynı mekânda bulunması çok önemliydi, hem kendimi kaybetmemi hem de yoksunluğun kötülüğünü hatırlatıyordu az da olsa. sigara içmeyi seviyorum, kendime katlanamadığım durumlarda kendimi zehirlememi sağlıyordu, basit bir cezaydı işte. sigarayı sevmemin bi' diğer sebebi de yalnızlığımı kendimle paylaşmamı sağlıyor, bu da acı çekmemi çoğu zaman engelliyor. muhtemelen dümdüz bir plasebo etkisi ama gene de psikolojimin rahatlamadığı anlamına gelmiyor. bilardo eldivenlerini seviyorum, ellerimi soğuktan neredeyse hiç korumuyor ama metal bir şeye değdiğim zaman çıplak elle değip kısa süreli bir üşüme etkisiyle baş başa kalmamı engelliyor, güzel bir hissiyatı oluyor basit kaçış hareketlerinin başarılı sonuçlanmasının. uyumayı seviyorum çünkü her kalktığımda zihnimin uyuduğum vakit aralağında kendi rutin işlerini yaptığını hissetmek açıkçası kısa süreli bir güzel hisse sebep oluyor, pek tabii ayıldıktan sonra anlamsız geliyor bu güzel his ve gergin rutin hayata dönüş yapıyorum. güzel kumaşları seviyorum dokununca içim hoş oluyor. sevdiğim şeyler hakkında bir şeyler öğrenmeyi, sevdiğim insanlara kendi iyi hissettirmeyi, kötü tercihlerde bulunan insanlar olduğunu düşündüğüm insanlara kendini kötü hissettirmeyi,bencilliğimden uzakta olduğum zaman dilimlerini, kibar olduğum zamanları, savunma mekanizmalarımı kapatacak kadar cesur olabildiğim zamanları çok çok seviyorum çünkü kendime olan onurumu kaybetmememi, adaletli hissetmemi, özgüvenimi tazelememi sağlıyor. işte bunlar benim hayatımın belli başlı kesitleri, beni iyi hissetiren şeyleri biraz daha çok keşfedebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum, he bunlar bağa not olsunlar.
-26 Kasım 2021