❕Kitabı okuyalı biraz oldu ama baktım ki kimse bu kitap hakkında inceleme yazmamış, bari bir tane incelemesi olsun diye düşünerek yazmaya karar verdim. Yazarın çok meşhur aşırı beğeni alan bir kitabı var "İçimdeki müzik" diye. Okuyan herkesin herkes beğendi diye…devamı❕Kitabı okuyalı biraz oldu ama baktım ki kimse bu kitap hakkında inceleme yazmamış, bari bir tane incelemesi olsun diye düşünerek yazmaya karar verdim.
Yazarın çok meşhur aşırı beğeni alan bir kitabı var "İçimdeki müzik" diye. Okuyan herkesin herkes beğendi diye beğendiği ve ya hakikaten beğendiği o kitap.
Açıkçası bende beğendim güzel kitaptı ve o nedenle yazarın diğer kitaplarına bakmak istedim. Bununla karşılaşınca da aldım ve okudum. Biraz hayal kırıklığı yaşadım çünkü kitabın içinde ki o kız her ne kadar üzücü ve yaşanması zor olan bir hayatı olsa bile bence bencildi. Yaşından kaynaklı da olabilir diye düşündüm şu an.
Annesi beyaz, babası siyah olan küçük bir kız, 11 yaşında idi (galiba şu an öyle hatırladım ki yüksek ihtimalle de öyleydi) Annesi ve babası kendilerince bir takım sebeplerden ötürü boşanıyor ve kızın hayatı bu sebepten ötürü ikiye ayrılıyor.
Annemle...babamla diye... Bu üzücü. Cidden üzücü.
Bu acı bir şey ve bunu daha da katlanılmaz kılan;
Annesinin beyaz 🤍
Babasının siyah 🖤 olması.
Annesiyle alışveriş merkezinde gezerken tüm bakışları üzerine topladığını hissediyor küçük kız, bunun sebebi insanların ya fazla merakı yahut önyargıları.
Beyaz bir kadının yanında esmer bir kızın olmasının yadırganmasi, biraz saçmalık ama öyle ve bu kıza acı verdiğini anlatıyor kitap bir şekilde. Haklı olarak.
Melez olmanın zorluklarından bahsediyor kitap. İnsanların önyargılarından...
Bunlar zor şeyler olabilir ama insanların ne düşündüklerinden hani bizeneydi?
Demek istediğim içeride mutlu bir hayatı var kızımızın sonuç olarak...
Annesi onu çok seviyor, değer veriyor, bunu gösteriyor. Bu harika bir şey. Anne babası görünürde bir olan ama içeride hiçte bir olmayıp aileyi mahveden hayatlar var.
Babası onu çok seviyor, aynı şekilde değer veriyor aralarında herhangi bir sıkıntı yok.
Para sıkıntısı da yok.
Açlık, susuzluk çekmek yok
Herhangi bir can tehlikesi de yok...
Yoktu...
Bir olaya kadar. O olay da çok saçmaydı ama gerçeklerin saçmalıkları, kitabın değil.
Irkçılık saçmalığının getirdiği zavallı bir hadiseydi. İnsanların, insanlığın, önyargının sorunuydu. Beni deli ettiği gibi eminim ki okuyan diğer insanları da sinir etmiştir o polisin o iğrenç tutumu.
Hâsılı ben açıkçası kızı biraz nankör, bencil buldum. Beterin beteri vardır diye düşünmek lazım bazen. Kendi hayatının akışına alışıp dümene geçmeli, bir şekilde mutlu olmayı bilmeli insan. Zor olsa bile tek sır bu olsa gerek.
Kız küçük diye baksak bile olaya bir çift anlaşamayıp evin içinde didinip durduktan sonra kızımız için diyerek zorlasalar bile o ilişkinin yürümedigini fark edip boşanmak zorunluluğunda kalıp boşandıktan sonra bile kızları için her şeyi yapmaya çalışıyorlarsa ve yine de kızları keşke annemle babam boşanmasaydi diye düşünüyorsa ki bu elbette normal bir şey ama olay o şekil gerçekleştikten sonra mâlum büyüklerin işine de karışilmiyor yapacak bir şey yok...
Kitabın sonunun nasıl bittiğini yazarın olayı
Nereye bağladığını bile hatırlamıyorum. Pek etkileyici bir sonu yoktu demek ki? Ya da masalsı bir etkiye sahipti ki galiba mutlu bir sonla noktalanıyordu.
⭐ Kitaba kendimce puanım 5/10