Spoiler içeriyor
Film çok stresli bir iş hayatı yaşayan Aoyama adında bir adamı anlatıyor. İşi gerçekten o kadar stresli ki iş yerinde zorbalık görüyor,şiddet görüyor. Psikolojik anlamda çok zorlu bir yer. Hata yaptığında da adamı ölmekten beter ediyorlar adamı. Birgün iş çıkışında…devamıFilm çok stresli bir iş hayatı yaşayan Aoyama adında bir adamı anlatıyor. İşi gerçekten o kadar stresli ki iş yerinde zorbalık görüyor,şiddet görüyor. Psikolojik anlamda çok zorlu bir yer. Hata yaptığında da adamı ölmekten beter ediyorlar adamı.
Birgün iş çıkışında metro durağına gidiyor. Durakta beklerken intihar etmeye kadar veriyor. Gelmekte olan metronun önüne tam kendini atarken biri onu çekiyor ve birlikte yere düşüyorlar. Salaş giyimli genç bir erkek gülümseyerek “Ne kadar uzun süre oldu,ben Yamamoto.” diyor. “İlkokuldan arkadaşınım.” diyor. Yamamoto o kadar neşeli birisi ki,Aoyama’yı hemen sürüklüyor ve birlikte bir şeyler içmeye gidiyorlar.
Sık sık görüşüyorlar. Yüzü hep asık olan Aoyama gülümsemeye başlıyor ve hatta Yamamoto ona işiyle ilgili tavsiye de verdiği için iş yerinde işler tıkırında gidiyor.
Fakat sonra anlıyor ki bu Yamamoto,kendisinin
İlkokul arkadaşı olan Yamamoto değil. Bu farklı bir Yamamoto. Adam kimliğini çıkarıyor. Adı “Yamamoto Jun.”
Bir süre de bu gerçeği bilerek görüşmeye devam ediyorlar. Fakat Aoyama işyerinde tekrar sorun yaşamaya başlıyor. Çok kötü dönemler geçiriyor. Sonra birgün Yamamoto’nun çok üzgün göründüğünü görüyor. Onu takip ediyor gizlice. Bakıyor ki Yamamoto mezarlığa giden bir mezarlık servisine biniyor.
O gün Aoyama Yamamoto’yu araştırıyor. Ve bir blog yazısından öğreniyor ki Yamamoto Jun aslında 3 yıl önce ölmüş birisi. İş yerindeki baskı,çalışma saatlerinin zorluğu ve zorbalık yüzünden iş yerinin çatısından kendini atmış.
Yamamoto bir ruh mu?
Son anına kadar sürprizlerle dolu bir film. Öyle ki film sanırım her 20 dakikada bir izleyiciyi yeni bir şeyle şaşırtıyor. Süper bir film değil ama kalbe dokunuyor. Ben izlerken bayağı ağlamıştım...
Şimdi merak edenler olursa diye daha ayrıntıya giriyorum ve sonunu açıklıyorum;
Okuduğu şeyler üzerine Aoyama Yamamoto’nun bir ruh olduğunu düşünmeye başlıyor. Birgün artık son noktaya geliyor. Yine intihar etmek için yüksek bir yere çıkıyor. Ve Yamamoto onu yine durduruyor. Elini tutuyor.
Ondan sonra birgün Aoyama işini bırakacağını söylüyor. Yamamoto ile buluşuyor ve masadan kalkıyor. “Beni bekle. Hemen geleceğim.” diyor. Amacı hemen istifa edip kafeye geri dönmek. Bu arada filmin bu kısımlarında da Yamamoto’yu melek sanmaya başlıyoruz. Aoyama istifa ediyor ve kafeye dönüyor. Fakat Yamamoto yok. Ondan uzun süre haber alamıyor. En sonunda Yamamoto Jun’un ölüm haberini gördüğünü bloga mesaj yazıyor ve her şey bir bir dökülüyor.
Yazıyı yazan bir yetimhanenin müdürü.
Yamamoto Jun bu yetimhanede büyümüş ve gerçekten ölmüş. Fakat ikiz kardeşi var. Yamamoto Yuu.
Aoyama ile konuşan Yamamoto Yuu. Fakat kendini ikiz kardeşi gibi tanıtmış. İki kardeşin küçüklükten beri hayalleri Guyana’ya gitmek ve orda yaşamakmış. Çünkü cennet gibi huzur verici bir ülke. Yuu gidebiliyor ama Jun gidemiyor. Jun Japonya’da kalıyor çalışmak için. Ama sonra olanlar oluyor. Jun intihar ediyor. Yuu aslında metroda ruhsuz duran bu adamı,Aoyama’yı kurtarmak istemiş sadece. Bu yüzden her seferinde onu kurtarmak ona daha da yakın olmak için yalan söylemiş.
Aoyama yetimhanede müdüründen Yuu’nun kendisi bu cennet gibi olan ülkede beklediğini öğreniyor. Onun peşinden gidiyor.
Tekrar bir araya geliyorlar. İkisi de birbirine mutluluğu verdi ve hayatın yaşamaya değer olduğunu gösterdi.