Spoiler içeriyor
İlk birkaç bölüm yabancıladık. Çünkü tamamen tarihi dizi havası alamıyorduk. Dizide sık sık modern müziklerin ve pop müziğinin enstrümantal hali çaldı. Hatta bir ara rock bir şarkı bile girdi araya,çok şaşırdım. Giysilerin de bazıları o dönem için fazla modern geldi…devamıİlk birkaç bölüm yabancıladık. Çünkü tamamen tarihi dizi havası alamıyorduk. Dizide sık sık modern müziklerin ve pop müziğinin enstrümantal hali çaldı. Hatta bir ara rock bir şarkı bile girdi araya,çok şaşırdım. Giysilerin de bazıları o dönem için fazla modern geldi bize ama dizi bir süre sonra annemle beni aşırı içine aldı 😂 hiç sıkılmadan aşırı sürüklenmiş bir şekilde izledik.
Dizi İskoç Kraliçesi Mary Stuart’ı anlatıyor. Henüz 6 yaşında iken tahtı onun oluyor ve çok küçükken Fransız kralının oğlu Francis ile nişanlandırılıyor. Tacına göz koyanlar yüzünden annesi Mary de Guise, onu Fransa sarayına gönderiyor ve Mary ile Francis burada çocukluklarının bir kısmını birlikte geçiriyorlar.
Fakat tehlike Fransa sarayında tekrar kendisini bulunca Mary manastıra gönderiliyor ve burada rahibelerle yaşamaya başlıyor. 15 yaşına geldiğinde düşmanlarının zehri manastıra da ulaşınca bu genç kraliçe tekrar Fransa sarayına gönderiliyor. Evlenmek üzere. Kendisine hizmet etmek ve yalnızlık çekmemesi için de yanına soylu İskoç leydileri gönderiliyor.
4 sezon boyunca Mary’nin henüz bir çocukken yaşadığı şeylerle güçlü ve cesur bir kadına dönüşmesini izliyoruz. Ana karakter olan Mary’i ilgi çekici yan karakterler ve sürükleyici hikayeler çevreliyor.
Mary,Fransa’da olduğu süre boyunca Fransa’nın geleceği için savaşıyor. Fransa artık bir geleceği kalmadığında da İskoçya’daki asıl tahtı için savaş veriyor. Unutmamak gerek ki Mary aynı zamanda İngiltere tahtında da hak sahibi. Fakat 8.Henry’nin Anne Boleyn’den olan kızı Elizabeth’in tahtını kaptırmaya hiç niyeti yoktur.
Saraydaki bol entrika,taht ve güç kavgaları ve bir de aşk...
Şimdi spoilerlı yere geliyorum;
İskoç Kraliçesi Mary tarihte de olduğu gibi finalde Elizabeth’e hainlik yaptığı gerekçesiyle idam edildi. Öldü ve Francis ile tekrar buluştu.
Düşünüyorum da Francis o kadar iyi birisiydi ki...evet,kafasının karıştığı dönemler oldu. Ama özünde çok iyi bir insandı. Ve Mary ne kadar erkekle ilişki kurarsa kursun kalbinde bir yerlerde onu safça ve harbi seven Francis vardı. Bütün bu erkeklerde Francis’i aradı.
Mary için hatta diğer birçok kadın için de üzüldüm. Sadece kadın oldukları için birçok acı şeye maruz kaldılar. Tahtın gerçek sahibi olan kadınlar,erkeklerle evlendirilerek gücü erkeklere devretmeye zorlandılar.
Bu sezon gözüm Bash’i görmeyi isterdi. Evet,David’i Mary’e o gönderdi -hatta bu karakteri de çok sevdim ama onun da sonu maalesef kötü bitti,çok üzüldüm- ama ben druidlerin arasında neler öğrendi,nasıl bir kahin oldu görmeyi çok isterdim.
Kurguya daha çok cadılık ögeleri ve hikayeleri eklense nasıl olurdu merak ediyorum. Belki de bu fantastik ögelerle çok daha ilgi çekici olabilirdi.
Annem ve ben şuan son bölümün üzücülüğü ve acımasızlığıyla kamyon çarpmışa döndük. Ne zaman kendimize geliriz acaba?