Spoiler içeriyor
Amelie Nothomb’un aynı isimdeki romanının beyaz perdeye uyarlanmış hali. Kitabı Türkçeye “Ne Adem Ne Havva” olarak çevrilmiş. Filmi Türkçe altyazılı bulamadığım için İngilizce altyazılı izledim. Kendimce filmin özünü anladığımı düşünüyorum. Film,kitabının yazarıyla adaş olan Amelie adında Japonya’da doğan Belçikalı bir…devamıAmelie Nothomb’un aynı isimdeki romanının beyaz perdeye uyarlanmış hali. Kitabı Türkçeye “Ne Adem Ne Havva” olarak çevrilmiş. Filmi Türkçe altyazılı bulamadığım için İngilizce altyazılı izledim. Kendimce filmin özünü anladığımı düşünüyorum.
Film,kitabının yazarıyla adaş olan Amelie adında Japonya’da doğan Belçikalı bir kızı anlatıyor. Birkaç kaynakta Amelie Nothomb’un da Japonya Kobe’de doğduğu söyleniyor. Yani sanırım yazdığı kitaptaki ana karakteriyle bir ortak özelliği daha var.
Şimdi kurgusuna gelelim;
Amelie Japonya’da doğmuş ama 5 yaşına geldiğinde ailesiyle birlikte Belçika’ya geri dönmüşler.
Genç Amelie Japonya’yı ve Japon kültürünü çok seviyor. Büyük bir hayranlık besliyor. 20 yaşına geldiğinde Japonya’ya gidiyor. Hayali bir yazar olmak. Birgün bir panoya Fransızca dersi vereceğine dair not yazıp numarasını bırakıyor. Kısa süre içinde kendisine birisi ulaşıyor. Öğrencisi kendisiyle aynı yaşta olan tatlı bir genç adam, Rinri.
Rinri de Amelie’nin tam tersi. Fransa ve Fransızca hayranı. Zaten çat pat Fransızca biliyor. Ama Fransızcasını ilerletmek istiyor.
Amelie Rinri’ye özel ders vermeye başlıyor. Bu özel dersler bir süre sonra gerçekten “özel” bir şeye dönüşüyor. Japonya’nın güzelliklerini ve “kendilerini” buldukları güzel randevulara...Rinri ve Amelie aşık oluyorlar.
Film kültür farklılığı ve dil engelinin bir çifti nasıl etkilediğini çok iyi şekilde gösteriyor. Ve Amelie’nin kendini bulmasını anlatıyor. Eğlenceli ve romantik başlayan film bir süreden sonra duygusallaşıyor.
Çekimler çok başarılı. Başroller güzel oynamış. Çıplaklık ve cinsellik içeren bir film olduğunu bilmeden izledim. Bu sahnelerden rahatsız olanlar için açık bir film olduğunu belirtmek isterim.
Bence güzel bir filmdi. Herkese hitap edeceğini düşünmüyorum,onu söyleyeyim. Realistik yaklaşılmış bir sonu vardı.
Şimdi merak edenler için sonunu anlatayım; (Spoilerlı yer**)
Kültürlerindeki farklılıklar maalesef ilişkilerini yürütmeye engel oluyor. Yani en azından Amelie için. Ayrılmak istediğini söylemeye çalıştığında ise Rinri’den evlilik teklifi alıyor. Hayır diyemiyor ve içten içe onu çok sevdiği için de nişanlanıyorlar. Amelie bir yerde çalışmaya başlıyor ve Japonya’nın stresli,yorucu iş hayatına adım atıyor. Yazar olma hayalini bırakıyor. Bu dönemde gerçekten onun için çok üzüldüm. Rinri’yi çok seviyordu ama Amelie çok mutsuzdu.
Japonya’da ciddi bir deprem ve tsunami yaşanıyor. Amelie isteksiz bir şekilde kendi ülkesine dönüyor,geri döneceğini düşünerek. Fakat o günden sonra bir daha Rinri’yi hiç görmüyor...Japon nişanlısıyla olan hikayesi burada sonlanıyor. Bence sonu oldukça realistik. Çünkü olmuyordu. Farklılıkları tutkularını söndürüyordu. Onlara engel oluyordu.
İnsan ister istemez Amelie Nothomb kendi yaşadıklarını mı ele aldı diye düşünmeden edemiyor. Diplomat babasının işi sebebiyle küçüklüğünden beri Çin,Japonya,Tayland gibi bir sürü ülkeyi gezmiş çünkü. Film sayesinde kitaplarını merak etmeye başladım.