ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •İnsanlığın ilerlemesini engelleyen en büyük direnç, Buda'nın deyişiyle, “Dünyanın en büyük kötülüğü” cehalettir. Cehaletten kaynaklanan bu direnç ancak bilginin aktarılması ve insanlığın heterojen unsurlarinin birleştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu amaç uğruna hiçbir emek boşa harcanmış olmaz. •Edison samanlıkta…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•İnsanlığın ilerlemesini engelleyen en büyük direnç, Buda'nın deyişiyle, “Dünyanın en büyük kötülüğü” cehalettir. Cehaletten kaynaklanan bu direnç ancak bilginin aktarılması ve insanlığın heterojen unsurlarinin birleştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu amaç uğruna hiçbir emek boşa harcanmış olmaz.
•Edison samanlıkta bir iğne arayacak olsa, bir balarısının azmiyle işe koyulur, iğnenin nerede olabileceğini durup düşünmez, aradığı nesneyi bulana kadar da sapla samanı birbirine katardı... Oysa küçük bir teori ve hesaplamayla, harcadığı emekten yüzde doksan tasarruf edebilirdi.
•Akıl inziva halindeyken ve kesintisiz kendi başınalığında daha çok işler. Düşünmek için büyük bir laboratuvara ihtiyaç yoktur. Yaratıcı zekâyı köstekleyen haricî tesirlerden uzakta özgünlük büyüyüp serpilir. Yalnız kalın, icadın sırrı buradadır; yalnız kalın, fikirler buradan doğar.
•Franklin'den Morse'a kadar bütün bilim insanları sarih düşünürlerdi ve hatalı teoriler üretmezlerdi. Günümüz bilim insanları sarih düşünmek yerine derin düşünüyorlar. Sarih düşünmek için insanın aklı başında olmalı; oysa insan hem derin düşünüp hem de deli olabilir.
•Bir mucidin en büyük gayreti hayat kurtarmaktır. İster doğanın güçlerini kontrol altına almaya çalışsın, ister aletler icat etsin, ister rahatlık ve fayda sağlayan bir şeyler yapsın; her durumda varlığımızı emniyete almaktadır. Ayrıca tehlike ânında sıradan bir bireyden daha kabiliyetlidir çünkü gözlemci ve beceriklidir.
•Düşünceler baş döndürücü doruklar gibidir. Önce seni rahatsız ederler; bir an önce aşağı inmek istersin, kendi gücüne güvenemezsin. Ama sonra hayatın karmaşasından uzakta olduğundan ve bulunduğun irtifanın ilham verici etkileriyle sakinleşirsin, adımların kararlı ve sağlam bir hal alır ve sonra daha da baş döndürücü dorukları aramaya başlarsın.
•Bir fikrin başarısı, özünde var olan değerden ziyade çağdaşlarının tutumuna bağlıdır. Zamanlıysa hemen uygulamaya geçilir, zamansızsa, güneşin sıcağına aldanıp topraktan baş veren bir filiz gibi, bastıran donla büyümeden ölür.
•Pek çok mucidin ortak bir sorunu var: Sabırsızlar. İşi ağırdan alıp bir şeyi önce kafalarında açık ve net olarak çalıştırmaya isteksizler. Akıllarına eseni hemen denemek istiyorlar. Sonuçta da bir sürü para ve iyi malzeme heba olduktan sonra yanlış yaptıklarını görüyorlar. Hepimiz hata yaparız ama hatayı işe koyulmadan yapmak en iyisi.
•Bilim insanı hemen sonuç almayı hedeflemez. Gelişkin fikirlerinin hemen kabul görmesini beklemez. Onun işi çiftçinin işine benzer: İstikbal için çalışır. Görevi gelecek nesil için temeli kurup yönü işaret etmektir. Yaşar, emek verir ve umut eder.
•İnsan bütün enerjisini tek bir işe odaklamalı, tüm benliğiyle tek bir gerçeği idrak etmeli; işte o zaman, kutsal ateş onu kavursa bile kendisinden daha az yetenekli milyonlarca kişi peşinden gelecektir. Başarmak için çok az bir şansı olsa bile gece gündüz yılmadan çalışılmalı. Gelişimin büyüklüğünü belirleyen işin niceliği değil niteliğidir.
•İçgüdü bilgiyi aşan bir şeydir. Hiç şüphesiz, mantıksal çıkarım ya da beynin istemli herhangi bir çabası sonuç vermediğinde bize gerçeği gösterecek ince sinirlerimiz vardır.
•Bir mucidin beyninin bir yaratısının başarıya ulaştığını gördüğü anda hissettiği gibi yüreği saran bir heyecan daha olduğunu sanmam... Bu his insana yemeği, uykuyu, aşkı, her şeyi unutturur.
•Bugünün bilim insanları deneylerin yerine matematiği koydular. İşlemlerin peşinden sürüklenip gidiyorlar ve sonuçta yaptıkları, gerçekle hiç alakası olmayan bir yapı inşa etmek oluyor.
•Maddeyi yaratıp yok etmek, dilediği biçimlerde bir araya getirmek insanoğlunun akıl gücünün en yüce tezahürü ve fiziksel dünyaya karşı kazandığı en büyük zafer olacaktır.
•Hep yeni heyecanlara açızdır ama çok geçmeden onları kanıksar ve kayıtsız kalırız. Dünün mucizeleri bugünün sıradan olaylarıdır.
•Dünyanın ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor. Ömrüm boyunca, asıl ben öldükten sonra söylenecek olanlara kıymet verdim.
•Hayat çözülmesi mümkün olmayan bir denklemdir ve öyle kalacaktır; ancak bu denklemde bazı unsurlar bilinmektedir.
•Hayatımda başarılı olmamın tek yolu disiplinden geçiyordu. Ben de arzularımla iradem bir olana kadar kendi üstümde disiplin uyguladım.
•Kadınlar önce eşitliklerini sonra da üstünlüklerini erkekleri fiziksel olarak taklit etme yoluyla değil, kadın zihninin uyanışıyla ortaya koyacaklar.
•Bana tüm çalışmalarımda rehberlik eden tutku, doğagüçlerini insanoğlunun menfaati için kullanmaya duyduğum tutkudur.
•Doğal yatkınlıkları kuvvetli bir arzuya dönüştüğünde, insan amacına doğru kanatlı çizmelerle yol alır.
•Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.
•Bilim nihai olarak insanlığın iyiliğini amaçlamadığı müddetçe kendisine ters düşer.
•Fikrimi çalmaları mühim değil... Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.
•Eksik gözlem cehaletin bir türüdür ve mevcut pek çok ölümcül kavramla aptal düşünceden sorumludur.
•Bazen evlenmeyerek işim uğruna çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuşum hissine kapılıyorum.
•3, 6 ve 9 sayılarının azametini bilseydiniz evrenin anahtarini elde edebilirdiniz.