Zorladı bee. Bir kadın olarak okumak daha zorlanmama sebep olmuştur belki. Allahtan 300-500 sayfalık bir şey değildi. Katılmadığım fazlasıyla yer vardı, alıntı yaptığımda gerekli gördüğüm yerlerde altında parantez içinde düşüncemi belirteceğim birazdan. Hatta ne birazdanı, hemen başlayayım. Kısmen sevmemin sebebi…devamıZorladı bee. Bir kadın olarak okumak daha zorlanmama sebep olmuştur belki. Allahtan 300-500 sayfalık bir şey değildi.
Katılmadığım fazlasıyla yer vardı, alıntı yaptığımda gerekli gördüğüm yerlerde altında parantez içinde düşüncemi belirteceğim birazdan. Hatta ne birazdanı, hemen başlayayım.
Kısmen sevmemin sebebi ise bana zıt olan düşünceleri okumamın da beni geliştirdiğini düşünmem.
↘️ İnsan, tamamen kurtulamayacak olsa da istencin/iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kısmen kurtulabilir.
↘️ Schopenhauer'a göre; birbirini en çok büyüleyenler birbirlerini en çok tamamlayanlardır.
↘️ Doğanın büyük gücü, konu genç kızlar olduğunda, dramatik bir anlamda çarpıcı etki denen şeyi göz önünde tutmuş gibidir; çünkü onları yaşamlarının kalanı pahasına, birkaç yıllığına emsalsiz bir güzellik, tam bir cazibe ve dolgunlukla donatır. Doğa bunu öyle bir şekilde yapmıştır ki, bu birkaç yıl boyunca bir genç adamın hayal gücünü ve hatta hayal dünyasını kendilerine tutsak edebilirler. İşte bu tutsaklık, yaşadıkları süre boyunca onların bakım ve gözetimini şu veya bu şekilde üstlenmeyi onurlu bir iş bilerek peşlerinden koşturup duracak boyutlara erişir.
↘️ Nasıl ki, dişi karınca birleşmeden sonra üreme amaçları için artık lüzumsuz, hatta tehlikeli hale gelmiş kanatlarını kaybeder, bir kadın da bir veya iki çocuk doğurduktan sonra güzelliğini büyük bölümü itibarıyla kaybeder ve muhtemelen aynı sebeplerden ötürü...
(Yani, doğru aslında. Üzücü bir gerçek ama asıl güzellik bakan gözlerde değil midir? Sevdiğimiz insan biz onu sevdiğimiz için daha güzel gelmez mi zaten gözümüze? Çocuğumuz olduktan sonra beni sevmeyecek, güzel bulmayacak adamı ne yapayım diye de düşünüyor insan...)
↘️ Kadınlar içten içe, eğer olabiliyorsa kocalarının sağlığında, ama her halükarda ölümlerinden sonra, istedikleri gibi harcayıp rahatça yaşayabilmeleri için, erkeklerin para kazanmak için yaratıldıklarını düşünürler. Kocalarının kazandıkları parayı evi çekip çevirmeleri ve idare etmeleri için onlara teslim ediyor olmaları onların bu inançlarını pekiştirir.
(Heh işte, burası olmamış mesela. Kocam benden az kazansa da -ki muhtemelen gelecekte öyle olacak- bu umrumda olmaz ki. Önemli olan ailenin masraflarını karşılayıp güzel standartlarda yaşamaksa kimin ne kadar para getirdiğinin ne önemi var? Kimseye muhtaç olmadan kendi ayaklarının üstünde durabiliyorsa her iki birey de sorun yok demektir. Niye kendim kazanmak varken elin adamının parasını yemekten zevk alayım veya o yaşarken ya da ölüyken ondan maddi anlamda bir şey bekleyeyim? )
↘️ Eğer bütün kadın cinsinin en seçkinlerinin güzel sanatlarda hiçbir zaman gerçekten hatrı sayılabilecek kadar büyük, hakiki, özgün ve sahici olan hiçbir şey başaramadıkları ya da hangi türden olursa olsun dünyaya kalıcı değere sahip hiçbir eser veremedikleri düşünülürse, kadınlardan farklı hiçbir şey beklenilmemesi gerektiği kendiliğinden anlaşılır.
(Şimdi dostlar... Benim sanat bilgim ve kültürel birikimim bu görüşün doğru ya da yanlışlığını tartabilecek düzeyde olmadığından bu cümlenin değerlendirmesini sizlere bırakıyorum.)
↘️ "Rien n'est beau que le vrai; le vrai seul est aimable."~Boileau
(Türkçesi: Güzel olan yalnızca gerçektir. Sadece odur sevilmeye değer olan.)
↘️ Herkes öncelikle en güzel olanı, başka bir deyişle türün karakterinin en saf manada dışa vurulduğu kimseleri tercih eder ve onu hararetle arzu eder. İkinci olarak, herkes bir başka kimsede kendisinin yoksun olduğu mükemmelliyetleri arzu eder ve kendisininkinin tersi olan kusurları güzellik olarak düşünür.
↘️ Öncelikle aşık olan bir erkek, doğası gereği hercai; buna karşılık bir kadın, vefakar olmaya eğilimlidir. Bir erkeğin aşkı belli bir dönemden sonra, yani tatmine eriştikten sonra hissedilebilir derecede azalır; neredeyse başka her kadın onu sahip olduğu kadından daha fazla cezbeder, değişikliği arzular, halbuki bir kadının aşkı karşılık gördüğü andan itibaren artar. Bunun sebebi, doğanın türün korunmasını ve olabildiği kadar büyük bir çoğalmayı hedeflemesidir. Erkek, kolaylıkla bir yılda yüzden fazla çocuk yapabilir, halbuki kadın, ne kadar fazla erkekle sevişirse sevişsin yılda (bir batında birden fazla çocuk dünyaya getirme durumunu saymazsak) ancak bir çocuk dünyaya getirebilir. Bu sebepten dolayı, bir erkek her zaman başka kadınları arzularken, bir kadın her zaman tek bir erkeğe bağlı kalır. Zira doğa onu içgüdüsel olarak ve farkında olmaksızın doğacak çocuğu bakıp koruyacak olan erkeğin bakımıyla meşgul olmaya zorlar. Bu nedenle evliliğe sadakat olgusu, erkek bakımından suni fakat bir kadın için doğaldır. Dolayısıyla, evlilikte sadakatsizlik erkek için doğal bir durumken, kadın için doğal değildir.
( Sebep mantıklı şimdi, ona bir şey diyemem ama...Bu konuya kesinlikle katılmıyorum ya. Yüz kere tartıştık, gerekirse bir yüz kere daha tartışırım. Asla ödün vermeyeceğim konulardan biri bu. Ne kadar zorlarsam zorlayayım, olayın saçmalığını aşamıyorum çünkü kafamda. Çocuğumun olduğu adam, hatta çocuk olmasına da gerek yok, sevdiğim adam ve beni sevdiğini bildiğim adam neden ben dururken başka kadınlara gitsin? Gözüm gibi baktığım insan, başka kadınlarla neden ilgilensin? Bu sebebe bakacak olursak tüm erkekler şerefsizdir deyip kimseyle ilgilenmemem gerekiyor😂 İşin sonunda üzülen her türlü ben olacağım gibi görünüyor çünkü :/ )
↘️ Kadınların tercih ettikleri yaşın otuz ila otuz beş olduğunu söyleyebiliriz. Bu yaşlardaki erkeği, aslında insan güzelliğinin en yüksek formu olan delikanlılara tercih ederler. Bunun nedeni kadınları zevkin değil, bu belirli çağda üreme gücünün zirve noktasını görüp tanıyan içgüdünün yönlendirmesidir. Genellikle kadınlar güzelliğe, özellikle yüz güzelliğine pek fazla dikkat etmezler; çocuğa güzelliğini verme işini sadece kendi üzerlerine almış gibidirler. Onları en başta baştan çıkaran bir erkeğin gücü ve onunla atbaşı giden cesaretidir, çünkü bunların her ikisi de güçlü çocukların dünyaya gelmesinin ve aynı zamanda onlar için güçlü bir koruyucunun habercisidir.
(Haklı valla galiba ya)
↘️ Doğa, cinsel aşk aracılığıyla siyah saç ve kahverengi gözlere dönmeye çalışmaktadır. Çünkü türün ilk ve asıl tipi bunlardır.
(İyi hadi, bir yerden yırtmışım en azından 😂)
Alıntılar bu kadardı. Şimdi benim asıl merak ettiğim şey şu, erkeklerin gözünden kadınlar böyle görünüyorsa; böyle bir eser varsa, kadınların gözünden erkeklerin nasıl gözüktüğünü de şu tarz anlatan herhangi bir eser var mı? Varsa ona da bir göz atmak isterim açıkçası.